@cuneytarkin Bu fotoğrafta dedenize benziyor öyle bir fotoğraf görmüştüm Cüneyt Arkın hastane de başucunda babacığı Allah rahmetiyle muamele etsin ebedi ayrılık olmasın sizin için
🎉 KİTAP ÇEKİLİŞİ 🎉
Tahlil Yayınları ile ortaklaşa 4 şanslı takipçimize özel hediyeler! 📚✨
Ödüller:
• 3 adet kaliteli tek cilt kitap
• 1 adet üç ciltlik özel set
Katılım Şartları: • Bu hesabı ve @tahlilyayinlari hesabını takip et ✅
• Bu gönderiyi beğen + RT yap ✅
• Yorumlara 1 arkadaşını etiketle ✅
Çekiliş 5 gün sonra yapılacak..
ABD'li içerik üreticisi Myron Gaines,Gazze'de yaşanan soykırımı inkar edip,2. Dünya savaşında 6 milyon yahudi soykırıma uğradı diyen siyonist kıza öyle bir konuşma yapıyor ki, kız yavaştan uzaklaşmayı seçiyor sonunda, ama adam harbi delikanlı
Sözde “Ermeni Soykırımı” söylemini yerle bir edecek önemli bir gelişme. ABD eski Başkanı Reagan'ın hukuk danışmanı Bruce Fein:
“Asıl katliamı Anadolu'da 2,4 milyon insanı katleden Ermeni çeteler yaptı. Türkler arşivlerini açtı, Ermeniler reddetti. Ermeniler, tüm dünyadan ama özellikle de Türklerden özür dilemek zorunda kalır.”
Anwar, a child from Gaza, wrote this letter to his amputated leg:
"A letter to my dear leg,
Today, with you in front of me, I wanted to tell you: I was sad, and I felt weak and ashamed when I lost you, because something in me was missing and I felt I was less than other people and would never do anything again. But today I have become a strong person, and I feel confident every time I look at you. I went out and sold things, I made friends, and I started walking long distances. I do things that people with two legs cannot do.
I love you so much."
Esto no es un campo de concentración grabado en el siglo pasado, son imágenes actuales del gueto de Hebrón, en Cisjordania, donde el ejército sionista tiene un apartheid montado para los palestinos, que pasan por jaulas y puntos de controles armados.
No lo verás jamás en TV, así es como vive el pueblo palestino bajo ocupación en su propia tierra.
Journalist Mujahid Bani Muflih gently touches his son Arab’s head after a long course of treatment following his release from Israeli prisons. Mujahid had lost the ability to speak, move, eat, and drink after occupation fractured his skull through torture inside the prison.
🔴 Aileler, 18 yaş üzeri otizmli çocukları için gündüz bakım hizmeti talep ediyor
Otizm ve Engelli Dernekleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara:
❝Otizmli bireylere özel, bağımsız uygun bir mekanın ayrılması ve başlarında da bu alanda uzmanlaşmış personelin bulunması gerekiyor. Bu yüzden birçok belediyede mevcut 'engelsiz yaşam merkezleri' maalesef derde deva olmuyor❞
https://t.co/YECO4XxoU5
Nearly 10,000 Palestinian detainees are held in Israeli prisons—most without trial—including hundreds of children, doctors, and academics. They are subjected to the most brutal forms of torture, and no one in the world speaks about them.
Be their voice.
"Me han robado la cosecha y nos han robado todo, nos han dejado sin absolutamente nada. Nos han destruido nuestra identidad".
Un abuelo palestino llora después de que los colonos sionistas le destruyeran las tierras de olivos y le robaran las aceitunas en Tulkarem (Cisjordania).
Esta mañana, los colonos han vuelto a destruir otra cosecha en la ciudad de Beita, al sur de Nablus.
“Annesi, çok sıcak bir Ramazan günü, öğle ile ikindi arası vakitte genç
Ali Ulvi’yi kadayıf almaya gönderir.
Medîne çarşısında birkaç dükkân dolaşan ama hepsini kapalı bulan Kurucu, nihayet Nablus muhacirlerinden Sâlih Efendi adında bir zata gider. O sırada 80 yaşlarında olan Sâlih Efendi, kirada oturduğu evin avlusuna bir ocak yapmış, kömürle yaktığı sacın başında, öğle sıcağında kadayıf dökmektedir.
Hava belki 50 derecedir, arada esen sam yelleri de yüzleri yalayıp geçmektedir.
Ali Ulvi siparişinin hazırlanmasını beklerken, Sâlih Efendi’ye
“Hocam, bugün biraz sıcak galiba, değil mi?” der.
İhtiyar adam munis ve müşfik gözlerle karşısındaki gence bakıp tebessüm ederek, sadece tek bir kelime söyler:
"Yekûlûn" (Öyle diyorlar).
Genç Ali Ulvi, dersini almıştır:
"Bak, ne kullar var.
Sen öğle namazına gittim diye bir iş gördüm sanıyorsun, hava sıcaklığından şikâyet ediyorsun.
Sâlih Efendi, yaşına ve ilmine rağmen, kimseye muhtaç olmadan ailesini geçindirebilmek için, Ramazan günü kızgın ocağın başında çalışıyor. Üstelik sıcaktan şikâyet etmek şöyle dursun, tavrıyla takdir-i ilâhîye karşı takınılması gereken edebi de öğretiyor!"
Üstad Ali Ulvi Kurucu,
Hatıralar
@turguttok20 Böyle güzellikler neden tarihi yerlerde satılmıyor dün Konya’ya gittik saçma sapan plastik ürünler satılıyor ortalık plastik kokmuş o kadar sanki bizim kendi kumaşımız yok tülden çanta yapmışlar saçma sapan acayip sinir oldum