Suriye'de %40'lık yakıt zammı protestolara yol açmış. Türkiye'de bazı vatandaşlar haberi görünce zamma değil, protesto eşiğinin bu kadar düşük olmasına şaşırmış.
🇹🇷Ekrem İmamoğlu:
“Şimdi lütfen kendinizi benim yerime koyun. Beraat ettiğiniz bir dava var. Yargı ve siyaset oyunlarıyla, bu davada tekrar hakim karşısına çıkarılıyorsunuz.
Üstelik hakim sadece ifade alacak. Çünkü dava, ifade alınmadığı için bozulmuş. Yani esas değil usül meselesi.
Bu esnada, beraat veren hakim hemen değiştiriliyor. Yeni atanan hakim beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin.
Tuzla davasının özeti budur ve tam bir skandaldır.
Bu asla tesadüf değildir. Bütün davalarımda hakimler değiştirildi. Müdahale edilen mahkemelerin “Türk Milleti adına” değil, siyaset ve bir kişi adına karar verdiğine artık şüphe yoktur.
Tuzla skandalı; bunun son, açık ve sarih kanıtıdır. Böyle bir düzenden kimse adil bir yargılama beklemesin.
Yüksek yargı camiasını, hakim ve savcıları tarihi bir sorumlulukla düşünmeye davet ediyorum.
Millet şahidimdir!”
Orta Doğu Uzmanı Mehmet Akif Koç:
"Sadece Tebriz'de 1000 tane kitap yayıncısı var. Nüfusu 3 milyon. İzmir'de 50 tane yayınevi bulamazsınız.
Yoldan herhangi bir İranlıyı çevirin, ezberinde en az 100 beyit vardır. Türkiye'de üniversite öğrencileri 5 beyit ezbere bilmez."
Burada eleştirinin içeriğiyle yüzleşmek yerine eleştirinin arkasında kötü niyet arayan, kaygıyı bir toplumsal duygu olarak anlamak yerine bir operasyonun sonucu gibi sunan bir yaklaşım var. Yani insanlar neden moral bozukluğu yaşıyor, mücadele azimleri neden zayıflıyor, parti yönetiminin hangi kararları güvensizlik yaratıyor soruları cevaplanmıyor. Bunun yerine sosyal medyada “bozgunculuk yapan birileri” işaret ediliyor.
Çok üzücü ama Erdoğan’ın siyasal söyleminin temel özelliklerinden biri de bu değil mi? Yani ortaya çıkan hoşnutsuzluğu, yanlış kararların veya başarısız politikaların doğal sonucu olarak değil de toplumu içeriden çökertmeye çalışan odakların faaliyeti olarak açıklamak ve böylece eleştiriyi demokratik denetimin meşru bir aracı olmaktan çıkarıp “kötü niyetli çevrelerin” dışavurumuna dönüştürmek… Özel’in sözlerinde de benzer bir niyet okuması yok mu?
“Kimse korkmasın, biz o seçime varırız, o seçimi alırız” cümlesi güven vermeyi amaçlıyor olabilir. Ancak somut bir mücadele stratejisinin yerini aldığında, seçmenden akıl yürütmesi değil inanması; soru sorması değil lidere itaat etmesi istenir. Bunun bizi nasıl bir felakete götürdüğü, butlan davasını “sonuç odaklı değil süreç odaklı” ilan edip, aksini iddia edenleri “moral bozmakla” suçlarken görülmedi mi?
Hâlâ tek yöntem, siyasi elitlerin aldıkları kararları hesap vermenin dışına çıkaran bir konfor alanı yaratmak mı? Yani başarısızlığın nedenini yanlış stratejilerde, tutarsız kararlarda, iktidar artığı danışmanlarda… aramak yerine sürekli olarak muhayyel bir “moral bozan” kitle mi suçlanacak?
Eleştiri susturuldukça yanlışların maliyetinin toplum açısından büyürken siyasi kadroların toplum karşısındaki sorumluluğunun azaldığı ve parti içindeki güç ilişkileri giderek kapalı hâle geldiğine hep birlikte daha kaç kez tanık olmamız lazım?
Muhalefet, iktidarın dilini ve yönetme alışkanlıklarını henüz iktidara gelmeden benimserse topluma nasıl alternatif bir hikaye örebilir? Allah aşkına yapmayın. Bu yol, yol değil.
Atağa çıkarken aniden geri dönüyorlar. Sahada kafası karmakarışık, özgüvensiz, oynadığı oyuna inanmayan ama sisteme alışmış milyon dolarlık futbolcular var. İnanılmaz! Asıl enkaz bu. 2 haftada mucize mi olacaktı?
İsmi tartışmasız, yabancı ve dominant bir hoca. Acil @Trabzonspor
Türkiye'de farklı bir vurgun sektörü oluştu!
Bu yabancılar kendi ülkelerinden güya Türkiye'de asgari ücretle çalışmak için 3 ile 6 bin dolar para ödüyorlar. Genelde oteller üzerinden yasal davetiyeler üzerinde Türkiye'ye geliyorlar ve çalışacakları otellere yerleşiyorlar. +++
"Binlerce askeri üsse sahip olmamızın nedeni askeri güç değil; bunlar kaçakçılık için kullanılan yerlerdir. CIA, ABD'deki seçkinler için altın, silah, uyuşturucu, nakit para ve küçük çocuk kaçakçılığını bu yolla yapıyor. Savaş, bir kâr kaynağı"
Eski CIA görevlisi R. D. Steele
1983 yılı İSO 500 ilk 10 listesi...
Listedeki kamu kurumları 12 Eylül'ün açtığı yolda özel sermayeye haraç mezat satıldı.
Tüpraş, Tekel, Erdemir, İsdemir, Petkim, şeker fabrikaları...
Temmuz’da cari açık verilmese de 7 ayın açığı 35 milyar $ a yakın ve buna bir de 14 milyar $ kaynağı belirsiz para çıkışı eklendi. Bu, daha çok danışıklı kaçak altın girişinden kaynaklanıyor. 50 milyara yakın açık nasıl finanse edildi? Ağırlıkla yüksek faizli borçlanmadan 31 milyar $ kadar, kalanı da TCMB rezervi eritilerek karşılanmış. Dışarıya faiz ödemeleri dudak uçuklatıcı boyutta. Tam bir AKP rezilliği
Ekrem İmamoğlu'na 2 yıl 1 ay hapis cezası ve siyasi yasak verildi. Tuzla Belediye Başkanı’na hakaret ettiği gerekçesiyle verilmiş bu cezalar.
Hani geçenlerde İmamoğlu’nun cezaevi aracı bozulmuş ve araç geri döndürülmüştü ya. Bu kararı veren hakim, o gün araç bozulmasaydı karar verecek hakim değil. Bu arada davanın hakimi de değiştirilmiş.
Artık bazı şeyler çok aleni yapılıyor. Açık açık Erdoğan’ın karşısına kazanabilecek kimse aday olarak çıkamaz diyorlar.
Hababam sınıfı filminin yayınlamayan sahneleri büyük beğeni topladı;
Şener Şen yaptığı açıklamada oyuncularla daha sonra ücret konusunda anlaşamadıkları için kadrodan çıkarıldıklarını söyledi.
AKP’ye geçen bütün belediye başkanları aynı şeyi söylüyor. Özetle iktidar tarafından desteklenerek daha iyi imkanlara kavuşmak ve daha iyi hizmet etmek için diyorlar.
Peki millet aptal mı?
“İktidar partisinin adayına oy verelim de daha iyi hizmet alalım” diye düşünemez miydi millet?
Aynı mantıkla evli ve çocuklu bir kadın da daha zengin bir erkeğe gidebilir. Hatta tek bir adam dışında kimseyi de kötü etkilemez kararı. “Çocuklarına daha iyi bakabilmek, daha fazla imkan sunabilmek için kocamı değiştiriyorum” der.
Böyle bir durumda; “Aferin, çok doğru ve akıllıca bir karar vermişsin” mi deriz?
Bilmiyorum benzetme saçma da olmuş olabilir ama çok ahlak dışı, çok iğrenç durumlar komik gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışılıyor.
Kars'da Özgür Özel'e Soru?
"Kürtlere bakış açınız İYİParti ve Zafer Partisi ile aynı tarafta mı olacak yoksa barıştan taraf mı olacaksınız?"
Özgür Özel:
"Bizim parti yönetimimiz #evet oyu kullandı, endişesi olanlar kendi tercihlerine göre oy kullandılar"
Bahçeli açıklamıştı!
AKP'li Şamil Tayyar, Öcalan için İmralı'da inşa edilen evin ayrıntılarını paylaştı: 'Dubleks bir villa...'
https://t.co/MZQdLp7kIt