Kendi seçmenlerine verdiği sözü unutan, milletinin değil teröristin sorunlarını konuşan siyaset karşısında milleti ve devleti savunmaya devam edeceğiz.
Parti yönetimlerinin sorumsuzluğuna seçmeni kurban vermeyeceğiz.
Üniter yapı, Lozan ve Cumhuriyet kırmızı çizgimiz.
Türk milleti, milli bünye ve Anayasa da kırmızı çizgimiz.
pkk ile muhataplık, imralı ile muhataplık yine kırmızı çizgimiz.
Biz; milletvekili yemininin, ay yıldızlı bayrağın, Cumhuriyetin ve milli bünye hattının yanında duracağız.
Burada kim duruyorsa biz onlardanız; onlar da bizden…
Ya referandum ya erken seçim!
İki senedir konuştuğumuz her kürsüde, milletimizle temas ettiğimiz her mecrada aynı şeyi tekrarladık:
Terörsüz Türkiye’ye evet; teröristle, katille yol yürümeye hayır.
Terörü bitirmek devletin vazifesidir. Ama terörü bitireceğiz diye teröristi muhatap almak, devlete irtifa kaybettirir.
Bu tutumun milletimizin birliğine ve beraberliğine hiçbir faydası olmayacağı gibi, devlete kaybettirdiğiniz her irtifa terör örgütüne kazandırdığınız mesafeye dönüşür.
Bugün çözüm diye tarif ettiğiniz bu yolun, yarın Türkiye için yeni ve daha ağır bir beka meselesine dönüşmesi kaçınılmazdır.
Biz bunu en başından beri söyledik, bugün de aynı yerde duruyoruz.
Siz milletimizden yönetme yetkisini isterken, seçim propagandanızın merkezine terörle mücadeleyi koydunuz. Muhalefeti terör örgütleriyle yan yana olmakla suçladınız. “Bize yetki vermezseniz teröristleri serbest bırakacaklar.�� dediniz.
Milletimizin teröre karşı hassasiyetini, şehitlerimizin hatırasını, analarımızın acısını seçim meydanlarında bir irade talebine dönüştürdünüz.
Milletimiz ekonomik sıkıntısına, geçim derdine, yaşadığı bütün zorluklara rağmen terörle mücadelede ortaya koyduğunuzu söylediğiniz bu iradeye itimat etti. “Devletim terör karşısında taviz vermesin.” dedi ve size bir kez daha yönetme yetkisi verdi.
Şimdi ise milletimizden aldığınız bu yetkinin tam aksi istikametinde bir irade ortaya koyuyorsunuz.
Dün meydanlarda karşısında durduğunuz terör örgütünün elebaşını bugün cezaevinden çıkarmanın; terör örgütü mensuplarını hangi düzenlemelerle affedebileceğinizin, nasıl cezasız bırakabileceğinizin yollarını arıyorsunuz.
Yaptığınızı doğru bulabilirsiniz. Bunun devlet için gerekli olduğunu da sanabilirsiniz. Ancak değiştiremeyeceğiniz bir hakikat vardır:
Milletimiz size bu yetkiyi, bugün yaptıklarınız�� yapmanız için vermedi. Seçim sırasında teröre karşı söylemleriniz ve taahhütleriniz için verdi.
Terörle mücadele konusunda ortaya koyduğunuz bu köklü tavır değişikliği, milletin iradesine yeniden müracaat etmeyi zorunlu hâle getirmiştir.
Ya erken seçime gider, “Biz iki yıl önce sizden bu iradeyle yetki aldık ama şimdi politikamızı değiştirdik.” der ve yetkinizi yenilersiniz;
Ya da hazırladığınız düzenlemeyi referandumla milletimizin önüne koyar, milletimizin onayını alırsınız.
Ama milletimize sormadan, milletimizden aldığınız yetkinin tam tersini yapamazsınız.
Rotamız millet: Durağımız Kilis…
AR-GE Başkanımız Sayın Prof. Dr. Özcan Güngör, “Rotamız Millet” programı kapsamında Kilis’te teşkilat ve saha çalışmaları gerçekleştirdi.
Çocuklarımızdan gençlerimize, kadınlarımızdan büyüklerimize, şehit yakınlarımızdan gazilerimize, esnafımızdan iş insanlarımıza kadar Kilis’in farklı kesimleriyle bir araya geldik. Şehrin meselelerini yerinde dinledik, çözüm önerileri üzerine istişarelerde bulunduk.
Sivil toplum kuruluşlarımızı ziyaret ederek Kilis’in gündemini değerlendirdik, teşkilatımızla partimizin Kilis yol haritasını yeniden ele aldık.
Bizim meselemiz yalnızca anlatmak değil; dinlemek, anlamak ve çözüm üretmek.
HSYK’nın yapısını değiştirirken millete sormak popülizm değildi.
Cumhurbaşkanını halk seçsin mi diye millete sormak da popülizm değildi.
Ama canımıza kıyanları affedelim mi, affetmeyelim mi diye millete sormak popülizm öyle mi?
#OnlaraDeğilMilleteSorun
Rifat Hisarcıklıoğlu da sonunda konuştu!
Bu; esnafın ve iş dünyasının içinde bulunduğu tablonun ne kadar ağırlaştığını gösteriyor.
Bir liralık yatırıma karşılık 5.5 lira faize kaynak ayıran bir anlayışla ne üretim büyür ne de ekonomi…
Millet Divanı’nda buluştuk…
Milletimizle buluştuk, sohbet ettik, dertleştik, hatıralarımızı paylaştık...
Bazen tebessüm ettik, bazen de duygulandık.
Ankara’dan, ülkemizin dört bir yanından ve yurt dışından gelerek buluşmamıza ortak olan tüm misafirlerimize gönülden teşekkür ediyorum. İnşallah bir sonraki Millet Divanı’nda yeniden buluşmak ümidiyle…
Konyalı bir vatandaşın sözleri MHP seçmeninin Yavuz Ağıralioğlu sevgisini gözler önüne serdi:
"7 kardeşiz ve hepimiz ülkücüyüz. Babam asker, hayatımız boyunca MHP'nin arkasında koştuk.
Ama artık tüm oylarımız Ağıralioğlu'na..."
Esnaf Kazanmadan Türkiye Kazanamaz
Bir memleketin çarşısında bereket yoksa, o memlekette ekonomik başarıdan söz edilemez.
Bugün esnafımız sadece mal satmıyor; mahallesini ayakta tutuyor, istihdam sağlıyor, vergi ödüyor, çocuk okutuyor, bu ülkenin yükünü omuzluyor. Ama bütün bu yükün üzerine şimdi bir yük daha bindiriliyor.
Artan kira, elektrik, doğalgaz, personel ve vergi maliyetleri yetmiyormuş gibi, her kartlı satışta kazancının bir kısmını yüksek komisyonlarla bankalara bırakmak zorunda kalıyor.
Vatandaşın cebinde nakit yok. Alışveriş kredi kartıyla yapılıyor. Esnaf satış yapıyor ama kazancının bir bölümü daha kasaya girmeden finans sistemine gidiyor.
Böyle bir düzende üreten de satan da zorlanıyor; kazanan ise yalnızca finans sistemi oluyor.
Devlet, enflasyonla mücadele ederken esnafı görmezden gelemez. Çünkü ekonomi sadece rakamlardan ibaret değildir; ekonomi, alın terini koruyabildiğiniz ölçüde güçlüdür.
Onun için yapılması gerekenler açıktır:
Kredi kartı ve POS komisyon oranlarına makul bir yasal üst sınır getirilmelidir.
Küçük esnafın ödediği komisyon yükünün bir kısmı kamu tarafından desteklenmelidir.
Kartlı satışların bedeli en geç ertesi iş günü esnafın hesabına geçmelidir.
Kamu bankaları düşük komisyonlu POS uygulamalarıyla piyasada denge unsuru olmalıdır.
Esnafın kazancı bankaların insafına bırakılamaz.
Çünkü esnaf sadece dükkânını açan kişi değildir. O mahallenin ışığıdır, sokağın bereketidir, şehrin güvenidir.
Esnaf güçlenirse üretim güçlenir.
Üretim güçlenirse istihdam artar.
İstihdam artarsa millet rahat eder.
Biz, bankaların daha çok kazandığı değil; alın terinin karşılığını bulduğu bir Türkiye istiyoruz.
Esnaf nefes alırsa çarşı nefes alır.
Çarşı nefes alırsa Türkiye nefes alır.
Yavuz Ağıralioğlu Ne Dedi ❓
“E şimdi diyorsunuz ki terörle mücadelede kararlılık. Terörle mücadele, terörsüz Türkiye’yi sağlayacağız.
Bir taraftan da FETÖ’cülerle mücadelede azami hassasiyet gösterdiğinizi söylüyorsunuz. 40.000 evladınızı katletmiş bir alçağa kurucu önder diyorsunuz. O zaman FETÖ’cülere de deyin. FETÖ’cülere de, Öcalan’a kurucu önder diyorsanız; FETÖ’cülere de, Mehdi deyin.
Biz Anahtar Partiyiz. Nerede durduğumuzu bilin diye söylüyoruz.
Terörsüz Türkiye’ye evet, teröristlerle müzakereye hayır. #anahtarparti #yavuzağıralioğlu
Anahtar Parti Lideri Yavuz Ağıralioğlu, Yücel Bulut adına söylenmiş gibi kesilip montajlanan videoyla ilgili açıklamalarda bulundu:
“Yücel Bey’e videoyu gönderdim. ‘Ben bunu yeni gördüm’ dedim. Yücel Bey de yeni gördüğünü söyledi ve ‘Abi, montajlanmış’ dedi.”
Ağıralioğlu, Yücel Bulut’u da videonun montajlı olduğunu kamuoyuna açık şekilde ifade etmeye davet etti.
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu
🗓️ 18 Haziran Perşembe
⏰ 13.00'te
Parti Genel Merkezimizde ülke gündemini değerlendirmek için basın toplantısı yapacaktır.
Canlı Yayının Verileceği Hesaplar:
https://t.co/wENJg17Nv0
https://t.co/I1ttnZ0H9t
https://t.co/MiEyFa2nFh