Evliliğinde eşinden Duygusal olarak ilgi ve Sevgi görmeyen, en son ne zaman güzel bi cümle duymuş hatırlamayan, kendi benliğini unutmuş çok kadın görüyorum. Maddi olarak ayaklarının üzerinde durmadıkları için o evlilikte kalmaktan başka bi seçenekleri olmadıklarını çaresizce dile getiriyorlar. kadınları ‘fıtraten’ çalışmaya uygun değil diye etiketlemek kadının fıtratına aykırıdır. Kadının ayakta durabilmesini engelleyen her düşünce, çoğu zaman onu daha kırılgan ve daha bağımlı hale getirir.
📍Keklik insan için önemli bir kuş türüdür. Çünkü bir keklik hayatı boyunca 1 milyon tane kene yer. Keklik yemezsen ölmezsin, ama keklik olmazsa kırım kongodan ölebilirsin..Avcılara Duyurulur..‼️❌️
Kaçıngan bağlanmayı anlatan en enteresan çalışmalardan biri Mary Ainsworth'un yaptığı "Yabancı Durum Deneyi". Bence asıl çarpıcı tarafı şu: Kaçınganların dışarıdan görünen o umursamaz halinin aslında ne kadar yanıltıcı olduğunu gösteriyor.
Deney basit aslında. Anne ve bebek bir odada oynuyor. Sonra içeri yabancı biri giriyor. Bir süre sonra anne çıkıyor, bebek yabancıyla yalnız kalıyor. Ardından anne geri dönüyor.
İlk bakışta güvenli bağlanan bebekler daha sorunlu gibi görünüyor. Anne gidince ağlıyorlar, huzursuz oluyorlar. Anne dönünce de hemen ona gidip sakinleşiyorlar.
Kaçıngan bebekler ise tam tersi. Anne çıkınca pek tepki vermiyorlar. Ağlamıyorlar. Oyuncaklarıyla oynamaya devam ediyorlar. Anne geri geldiğinde de dönüp bakmadıkları bile oluyor. Dışarıdan izleyen biri "Bu çocuk ne kadar bağımsızmış" diye düşünebilir.
Ama olay tam burada değişiyor.
Araştırmacılar sadece davranışlara bakmıyor. Kalp atışlarını ve kortizol seviyelerini de ölçüyorlar. Sonuçlar açıklanınca işin rengi değişiyor.
Dışarıdan en sakin görünen, ağlamayan, hiçbir şey olmamış gibi duran o kaçıngan bebeklerin stres seviyeleri aslında çok yüksek çıkıyor. Kalpleri hızlı atıyor. Kortizolleri yükseliyor. Yani içeride fırtına kopuyor ama dışarıya hiçbir şey yansımıyor.
Aslında anne gidince üzülmüyor değiller. Tam tersine çok yoğun stres yaşıyorlar. Fakat sinir sistemi zamanla başka bir şey öğrenmiş oluyor: "Bunu göstermenin faydası yok." Ağlamak işe yaramıyorsa, ihtiyaç duyduğunda karşılık alamıyorsan, bir noktadan sonra duygu dışarı çıkmıyor. Duygu gitmiyor ama görünmez hale geliyor.
Yetişkinlikte de benzer bir şey görülebiliyor.
Bir kaçıngan biri ilişkiyi bitirdiğinde, uzaklaştığında ya da bir anda duvar ördüğünde dışarıdan bakınca sanki hiçbir şey hissetmiyormuş gibi durabiliyor. Hatta bazen taş kalpli ya da umursamaz olarak algılanıyor.
Ama araştırmaların işaret ettiği şey şu: Dışarıdaki sakinlik her zaman içerideki sakinlik anlamına gelmiyor. Bazen tam tersine, yakınlık ve bağ kurma ihtiyacı o kadar yoğun bir stres yaratıyor ki kişi kendini korumak için duygularını donduruyor. Uzaklaşıyor. Kapatıyor. Ve sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyor.
Yani mesele çoğu zaman hissetmemek değil. Hissedilen şeyi güvenli şekilde taşıyamamak.
Küçük bir nüans: Kortizol verisi her çalışmada aynı yönde çıkmıyor (bazı popülasyonlarda blunted olabiliyor), ama kalp atışı ve genel maskeleme + deaktivasyon hipotezi çok sağlam.
This is free advice from an expensive psychologist. If you’re an anxious person, do everything for fun. Go to a job interview for fun. Submit documents for fun. Start a blog for fun. Anxiety feeds on importance. Don’t make everything a matter of life and death.
Amerika'da sevgilisiyle yürüyen bir kadına pitbull cinsi köpek saldırdı.
Kadın köpek tarafından parçalanırken, adamın zayıf müdahalesi sosyal medyada tartışma konusu oldu.
Al Jazeera, İsrail'in Filistinlilere karşı işlediği suçlar hakkında korkunç bir belgesel yayınladı.
1 saat süren, insanın kanını donduran ama herkesin izlemesi gereken bir belgesel.
İnsanlığın insanlığını yitirişinin hikâyesi bu aynı zamanda.
Tarihin her noktasında Müslümanlar büyük bedeller ödemiştir ve bunun tek sebebi Müslüman olmaktır. Dün Bosna bugün Filistin, Doğu Türkistan. İsimler değişti ama hikayeler aynı. Dün unuttuk bugün tekrar ediyor. Aliya İzzetbegoviç'in de söylediği gibi; "Unutulan zulüm tekrarlanır."
Yüksek irade sahibi insanlar, her zaman saygı uyandırırlar. Mesela sabahın erken saatlerinde antrenmana çıkan sporcu, herkes uyurken çalışan yazar, yılmadan sınavlara hazırlanan öğrenci, sessizce hedefinin peşinden giden girişimci, her gün disiplinle enstrümanıyla çalışan müzisyen. Hepsinin ortak bir niteliği vardır. Asla vazgeçmemek.
Bugün bir arkadaş anlattı. Ağır hastalığı olan bir yakını son zamanlarında çok fazla ağrı çekmeye başlamış. Ve bir gün şöyle demiş: "Eğer ölüm satın alınabillen bir şey olsaydı dünyadaki bütün servetimi bunun için harcayabilirdim." Tüylerim diken diken oldu dinlerken. Hakikati keşfetmek için binlerce cilt kitap okumaya gerek yok. Para, servet, acziyet, hayat ve ölüm... Bir hastanın solgun dudaklarından dökülen bir cümleye sığmış hepsi işte.
KAMU SPOTU:
Burun tıkanıklığını açan bazı spreyler (özellikle efedrin,oksimetazolin, ksilometazolin ve benzeri dekonjestan içerenler) birkaç günden uzun kullanıldığında sadece burnu değil, kalbi de etkileyebilir.
⚠️ Çarpıntı ⚠️ Kalp hızında artış ⚠️ Tansiyon yükselmesi ⚠️ Huzursuzluk ve iç sıkıntısı ⚠️ Kaygı hissinde artış
Üstelik uzun süreli kullanımda "geri tepme etkisi" gelişir.
Yani sprey bırakılamaz hale gelir: Burun açıldıkça değil, kullandıkça daha çok tıkanır.
Bugün bir hastamda tespit ettiğim durum KAMU SPOTU konusu:
🙍♂️36 yaşında; kan değerleri-kalp muayenesi gayet sağlıklı bir erkek, sigara yok-alkol yok
💔Gündüzleri çoğunlukla 100’ün altına inmeyen bir nabız, ve az eforla 130-140lara yükselen bir nabız!
Öyle ki
Artık bu yüksek nabızdan kaygı bozukluğu olmuş
Bilin altından ne çıktı?
🚨BURUN SPREYİ
@avonderozer Olması gereken o, kimse kimsenin maaşını eksiltmiyor cebinden ama hasetçi kötü insanlar senin varlığından rahatsız. O nedenle sana her kötülüğü reva görüyor yine de içi soğumuyor.
Allah iyilerle karşılaştırsın.
Sürekli uykusuz kalmak… Kendine zarar veren alışkanlıklar geliştirmek… Ya da bedenini ihmal etmek… Bazen sadece bir alışkanlık değildir. Bazı insanlar ifade edemedikleri öfkeyi ve duyguları farkında olmadan kendilerine yöneltirler. Çünkü dışarı çıkamayan duygu, bir yerde kendine yol bulur.
Çoğu insanın yeterince önemsemediği ama sağlıklı bir ömür için gerekli olan 7 şey:
1-Uzun süre oturmak sigara kadar zararlıdır. İnme başta olmak üzere birçok kronik hastalığa yol açabilir. İşiniz gereği sürekli oturmak zorundaysanız, yarım saatte bir kalkıp 5 dakika yürüyün.
“Tabiatı bozuk insanlar, kendilerine İyilik eden kimselerden bile nefret ederler; çünkü hasetleri ağır basar. Hele bir de onu kendilerinden daha üstün bir hâlde görürlerse …”
İbn Hazm