Trump’ı protesto etmek için bile Amerika vizesi almak gerekiyor herhalde. Adamlar kendi ülkelerinde başkanı sabaha kadar eleştiriyor, biz burada uzaktan izlerken bile 'aman tadımız kaçmasın' modundayız.
Halk kölelik düzenine tepki olarak çoğalmayı bırakınca sistem açığı emeklilik yaşını yukarı çekerek kapatmaya çalışıyor.
Hâlâ bu şartlarda yaşam kalitesinin kendiliğinden iyileşeceğini, bir şeylerin düzeleceğini zannedenlerin aklına şaşarım. Kölelik bitmiyor, biçim değiştiriyor.
“Kral suçluysa, mutlaka tepki verecektir” diyen Hamlet, gerçeği anlatmak için bir gösteri sahneye koyar.
Çünkü bazen sahne, hakikatin kendini ele verdiği tek yerdir.
"Deniz Göktaş’ın bileklerine geçirilen o demir, hepimizin zihnine vurulmuş bir kilittir. Bizden istenen; sorgulamayan, eleştirmeyen ve sadece rıza gösteren sessiz birer gölge olmamız. Fikirleri prangalayarak, toplumsal hafızayı kendi çizdikleri sınırlara hapsetmek istiyorlar."
Şehir merkezinde atlı polis görünce uzaylı görmüş gibi bakanlara ufak bir idari para cezası şart. Şurada iki dakika asaletimizle yürüyemiyoruz, hemen bozuyorsunuz ambiyansı.
NATO Zirvesi kapsamında Ankara'daki taksiciler hazırlığını tamamladı.
• Şoförler gri pantolon ve beyaz gömlek giyecek.
• Kolonya ve lokum ikramı yapılacak.
• Araçların tamamında su bulunacak.
13 yılda biriktirilen her şey, bir seçimde çöktü. Peki sonra ne oldu? Kemal Kılıçdaroğlu sustu. Ama biz unutmadık. Ne kaybedilen umudu, ne de yüzleşilmemiş bir yenilgiyi.
Ülke ekonomisi hiç bu kadar istikrarlı bozulmamış, bu toplum hiç bu kadar istikrarlı bir şekilde yoksullaşmamıştı. Gerçekten tarihe geçecek bir "istikrar" içindeyiz...
Küresel belirsizliklerin etkili olduğu ilk çeyrekte Türkiye ekonomisi yıllık yüzde 2,5 ile ılımlı büyüdü. Ekonomimiz, karşı karşıya kaldığı çoklu şoklara rağmen 23 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürdü.
Küresel ticaretteki belirsizlikler ve artan emtia fiyatlarının etkisiyle yüzde 2,4 gerçekleşen yıllıklandırılmış cari açığın milli gelire oranı uzun dönem ortalamasının altında kalmaya devam etti. Brüt dış borç stokunun milli gelire oranı ilk çeyrekte yüzde 31,6’ya geriledi.
Güçlenen makroekonomik temellerimiz, küresel belirsizliklerin ekonomimiz üzerindeki etkilerini sınırlıyor.
Stratejik konumumuz, güçlü üretim kapasitemiz ve yapısal dönüşüm odaklı politikalarımız sayesinde küresel üretim ve ticaret dinamiklerinde yaşanan dönüşüm ülkemiz için önemli fırsatlar sunuyor. Bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek için gerekli adımları atıyoruz.
Yaslandıkça değişime direnmenin asıl sebebi, bir şeye en baştan başlamayı göze alabilmenin zorluğudur. Bir noktada kendini kandırmak, yeniden inşa etmekten çok daha kolay ve konforlu bir kaçış yoludur.