🔴 Eski AK Parti Milletvekili Said Yüce:
LC Waikiki başta olmak üzere tüm kıyafet üreticilerine sesleniyoruz.
Hassasiyeti olan anneler, babalar “Çocuklarımıza, torularımıza giydirecek Allah’ın rızasına uygun kıyafet bulamıyoruz” diye şikayet ediyorlar.
Küçücük, daracık, kısacık vücuda yapışan şortlar, pantolonlar, etekler.
Her yerde bunlar var. Dükkan dükkan, mağaza mağaza AVM AVM gezdikleri halde ne yazık ki ahlaka uygun kıyafet isteyenler, aradıklarını bulamıyorlar.
Amerika ve Avrupa, Siyonist menşeli zındıka komiteleri ve onların yerli iş birlikçileri moda adı altında Müslüman toplumları ve nesillerimizi zehirliyorlar.
Hiç olmazsa ahlaklı ve imanlı nesiller yetiştirmek isteyenlere istediklerini bulacakları ürünleri ve mağazalarda bunlara özel reyonlar ayırmak iyi olacaktır.
Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar da bu işle ilgilense fena olmaz.
@erolozvar 2004 yılında Anadolu üniversitesi iktisat fakültesi kamu yönetimi 1. Sınıftan kayıt sildirdim...
Bu arada 2006 yılında ilahiyat önlisans programından mezun oldum...
Yeni öğrenci affından nasıl yararlanabilirim
Ahlaktan ve aileden yana olanlar cuma namazından sonra 81 ilde iffetsiz ekranlara ve fuhuş albümü medyaya karşı yetkilileri vazifeye çağıracak. Topyekün milletimiz #temizekranhareketi için basın açıklamasına davetlidir.
MEB, DERHAL BU OKULUN YÖNETİCİLERİNİ GÖREVDEN AL!
🔴 İstanbul’un Pendik ilçesindeki Şehit Olcay Duman İmam Hatip Ortaokulu’nda tavsiye edilen kitaplar:
Allah ile Aldatmak -Y.Nuri Öztürk
İslam ve Kadın -Caner Taslaman
Cami ve Siyaset-Cemil Kılıç
İslam ve Giyim Kuşam-Z. Beyaz
Metin Hasırcı Ağabey de bu dünyadan göçmüş!
Çok üzüldüm!
Bilenler bilir, ruhu genç olan, her dâim genç kalmasını bilen, derdini seven, derdinin izini süren idealist bir dava adamıydı.
Adamdı.
Her şeye koştururdu.
Herkese yardım elini uzatırdı.
Bir vakıf adam’ı daha kaybettik.
Allah rahmet eylesin, mekânını pür nûr eylesin.
Türkiye’deki insani yardım kuruluşları İran halkına insani yardım göndermeyi organize etmeliler.
Ayrıca arama kurtarma çalışmalarına ihtiyaç varsa o konuda da destek olmalıyız.
Bunun politik bir tarafı yok, insani tarafı var.
İran halkı bizim komşumuzdur ve şimdi yardım etme zamanıdır.
Netanyahu'nun ölüp ölmediği mevzusundaki kaos büyüyor.
Önce İsrailli bir gazeteci "Netanyahu öldü" diye olay yerinde bir video çekti...
Sonra Netanyahu'ya ait olduğu söylenen bir açıklama "6 parmaklı" yapay zeka tartışmalarına neden oldu...
İddialar yaygınlaştı ve büyüdü...
Hatta İsrail Başbakanlık Ofisi, ''kendisine ulaşmaya çalışıyoruz'' diye bir twit attı, sonra apar topar sildi.
Daha garip olanı da şuydu: "Netanyahu'nun ölmediğine" dair haber servisi maalesef bizim A.A'ya kaldı. İsrail Başbakanlık Ofisi AA'ya yaptığı açıklamaya göre Netanlahu ölmemiş, yaşıyormuş...
Fakat İsrail ve dünya kamuoyu hala ciddi bir cevap bekliyor... ve Netanlahu'nun öldüğüne dair güçlü bir kanaat var...
A.A "ölmedi" diyor...
Olsun; acelemiz yok bekleriz...
MİLLETİ VE TARİHİNİ “TARİHE GÖMEN” ADAM!
Bir cenazenin arkasından uluorta konuşmayı edeben doğru bulmadım ve konuşmadım şimdiye kadar.
Ama bu cenaze, cenazesi çoktan kaldırılması gereken bir “yalan tarih”in mimarlarından birinin cenazesi olunca susmak vebaldir, diyerek usturuplu bir dille birkaç hayatî tespitte bulunmayı bir vatan, millet borcu ve büyük bir mesuliyet olarak addediyorum.
“GÖREVLİ” BİR ADAMDI
Önce hakkını teslim edelim: Osmanlı ile Sultan Abdülhamid Han -ve hatta Sultan Vahdettin- hakkındaki bazı ezberleri yıkmıştı.
Eğer bu minval üzere gitseydi, bu milletin boynuna geçirilen prangaların kırılmasına çok büyük katkılarda bulunabilirdi. Aksine o prangaların daha boğucu ve sarsılmaz bir şekilde milletin ve çocuklarının boynuna dolanmasına hizmet etmeyi tercih etti ve mezara çok büyük bir veballe gitti.
Çünkü “görevli” bir adamdı: 28 Şubat'tan sonra piyasaya sürülmüştü ve Yaşar Nuri'nin ilâhiyat alanında yaptığı “yıkım” işini o tarih alanında yapmıştı.
İsteseydi, dik durabilseydi, yalan üzerine inşa edilen ve dayatılan tarihi yerle bir edecek tarihî bir misyon üstlenebilir ve tarihe kahraman olarak geçerdi. Ama o bu dünyada ucuz kahramanlığı ve alkışlanmayı tercih etti. Kendisi gibi Kırımlı ama pek çok bakımdan büyük tarihçi olan ve milletin boynuna dolanan tapınakçı prangaları güçlendiren Halil İnalcık’ı ucuz kahramanlık konusunda fersah fersah geçen, bu toprakların çocuklarını ve tarihini “tarihe gömen” bir adam olarak mezara gitti.
UCUZ KAHRAMAN
Osmanlı tarihinin insanlık tarihindeki öncü ve benzersiz rolünü çok iyi biliyordu ama o sessiz kalmayı, yaşarken bu ülkenin altını oyan, tarihî rolünü bitiren yalan tarihin propagandisti olmayı ve pespaye, döküntü propagandistleri tarafından alkışlanmayı ve daha vahimi de Osmanlı’nın insanlığın önünü açacak benzersiz ilkelerinin dünyaya anlatılması gibi yüce bir görevi üstlenmek yerine Osmanlı’yı Üçüncü Roma ilan etme primitifliği ve “aşağılık kompleksi” sergileyerek Osmanlı’nın dünyaya, insanca yaşanacak yegâne medeniyet modelini sunacak muazzam bir medeniyet tecrübesi ürettiğini anlatma imkânını elinin tersiyle itmeyi tercih etti!
Bazı Batılı vicdanlı tarihçiler bile, “gel ey Osmanlı!” diye yazılar ve kitaplar yazarken o Osmanlı’yı bir kez daha “tarihe gömme”yi tercih etmekten tedirgin olmadı!
Hiçbir büyük tarihçi böylesine ürpertici bir tercihte bulunamazdı.
İsteseydi, Osmanlı medeniyetinin ne denli aşılamaz ve insanlığın önünü açacak temellere ve ruha sahip, bütün dünyayı yeniden silkeleyip kendine getirecek adalet, hakkaniyet ve merhamet ilkeleri üzerinden yükselen benzersiz bir medeniyet tecrübesi olduğunu hem ülkemizin çocuklarına hem de bütün dünyaya çok çarpıcı bir dille anlatabilirdi.
Ama bu fazla prim yapmayabilirdi, fazla para kazandırmayabilirdi. O yüzden o işin en kolayını, en kârlı olanını tercih etti ve resmî tarihin yalanlarını deşifre ederek kahraman olarak anılma imkânını kaybetti ve mezara hesabını veremeyeceği kadar ağır bir veballe gitti. Bir milletin boynuna geçirilen prangaları kırabilecek bir donanıma ve etki gücüne sahip bir adam konumuna ulaşmıştı çünkü.
O yüzden sırtında hesabını veremeyececeği kadar “tarihin ağır yükü”yle vefat etti gitti bu dünyadan. Artık adı tarihe, bu milletin boynuna geçirilen prangalara kıracak bir imkâna sahipken, o işin kolayını ve en ucuz olanını tercih ederek insanlığın önünü açacak ufka ve derinliğe, ruha ve zenginliğe sahip bu milleti ve tarihini tarihe gömen bir adam olarak geçecek.
FATİH CAMİİ’NİN HAZİRESİNE GÖMÜLMEMELİ!
Şehid Esad Coşan Hocamızın cenazesinin Fatih Camii’nin haziresine gömülmesini reddeden yetkililerin İlber Ortaylı’nın cenazesinin oraya gömülmesine onay vermesini protesto ediyorum.
Fatih Camii haziresi millete aittir ve bu milletin altını oyan monşerlere, masonik-baronik çetelere hizmet eden bir adamın cenazesinin oraya gömülmesi oradaki bütün büyük insanların aziz ruhlarını da rencide edecektir.
Bu karardan derhal vazgeçilmelidir!
🔥 Netanyahu öldü iddiası alevlendi!
Öldüğü iddia edilen işgalci İsrail'in Başbakanı Netanyahu, bugünkü Güvenlik Bilgilendirme Toplantısına da katılmadı.
Toplantıyı Savunma Bakanı Israel Katz yönetti.
📌 Ne olmuştu?
▪ İsrailli bir gazeteci, Netanyahu'nun İran füzeleriyle yıkılan evinin enkazında öldüğünü söylemişti.
▪ Başbakanlık Ofisi ise X hesabından yaptığı "Kendisine ulaşmak için çabalarımız sürüyor" paylaşımını kısa süre sonra kaldırıldı.