Vatandaş şimdi haklı olarak soruyor: "Peki ne olacak?"
PEKGY'de 18,77 TL'den yapılması gereken zorunlu pay alım teklifi gerçekleşmedi. SPK, yükümlülüğün yerine getirilmediğini tespit ederek bazı paylara yönelik tedbirler aldı. Ancak yatırımcının beklediği alım hala yapılmadı.
Peki bundan sonra ne olacak?
SPK, zarar gören yatırımcıların Tera Holding'e karşı dava açabileceğini belirtiyor. Yani vatandaşın önünde yine mahkeme yolu var.
Elinde hala hisse bulunduranların aynen ifa davası, hisselerini satmış olanların ise şartlarına göre tazminat davası açması değerlendirilebilir. Ancak herkesin hukuki durumu aynı değil.
İşin vatandaş açısından acı tarafı şu: Ya hakkını aramak için dava açacak ya da hisselerini elinde tutup yeniden 18 liraları görmesini bekleyecek. Bunun ne zaman gerçekleşeceği de belli değil.
Üstelik dava açmak, paranın mutlaka alınacağı anlamına gelmiyor. Davayı kazansanız bile kararın icra yoluyla tahsil edilebilmesi gerekiyor. Borçlu tarafta alacağınızı karşılayacak bir malvarlığı yoksa elinizde yalnızca mahkeme kararıyla kalabilirsiniz.
Yani haklı olmak başka, o hakkın karşılığını gerçekten alabilmek başka.
Keşke bu ihtimaller daha önceden öngörülseydi. Zorunlu pay alım tekliflerinde ödeme yükümlülüğü baştan yeterli teminatlarla güvence altına alınsaydı. Gerektiğinde devreye girecek zorunlu bir banka garantisi veya sigorta benzeri bir koruma sistemi bulunsaydı.
Aslında mevzuat, SPK'ya banka veya üçüncü kişi garantisi isteme yetkisi de tanıyor. Ancak asıl tartışılması gereken, bu güvencelerin yatırımcıyı daha en baştan koruyacak şekilde zorunlu ve etkili hale getirilmesi.
Çünkü yatırımcıyı korumanın yolu, yalnızca dava açabileceğini söylemek olmamalı. Hakkını fiilen elde edebilmesi de güvence altına alınmalı.
Asıl soru şu: Kanunun zorunlu tuttuğu bir işlem yerine getirilmediyse yatırımcı, hakkını alabilmek için neden bir de mahkemede mücadele etmek zorunda kalıyor?
Sayın Cumhurbaşkanım @RTErdogan Sayın Bakanım @memetsimsek#PEKGY sürecinde SPK'nın yasal teminatları almaması ve 19 Ekim'de yayınlanan bültende bizleri sadece yargı yoluna yönlendirmesi çare değildir. Mağdur küçük yatırımcılar olarak devletimizden doğrudan çözüm bekliyoruz.