@chechen81@gagahaberyeni Kanunda deneme süresi diye birşey yok, belirli süreli iş sözleşmesi var bu sürede sigorta yapmak zorunda, sigortasiz bir dakika bile çalıştıramaz
Küçük kız kardeşini sırtında taşıyan ve İsrail saldırıları nedeniyle Gazze'nin kuzeyinden güneyine doğru yaya olarak göç etmek zorunda kalan Filistinli çocuk gözyaşlarını tutamadı
Gazze’de Sağlık Sistemi Çöküyor, Dünya Sessiz: Uluslararası Doktorlar’dan Vicdanlara Seslenen Basın Açıklaması
📍 19 Nisan 2025 | İstanbul
AID Uluslararası Doktorlar Derneği, Gazze’de yaşanan sağlık krizine dikkat çekmek amacıyla bugün İstanbul’da kamuoyuna bir çağrıda bulundu. AID Genel Başkanı Yavuz Dede’nin yaptığı basın açıklamasının ardından, bölgede gönüllü sağlık hizmeti sunan iki Türk hekim Prof. Dr. İbrahim Uygun ve Op. Dr. Yılmaz Mertsoy Gazze’deki tanıklıklarını basın mensuplarıyla paylaştı.
Basın açıklamasında konuşan AID Genel Başkanı Ecz. Yavuz Dede Gazze’de sağlık sisteminin kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alındığını vurguladı:
“Sağlık tesisleri bombalanıyor, doktorlar görev başında öldürülüyor, ilaç ve malzemeye erişim engelleniyor. Bu bir savaş suçu, bu bir insanlık suçudur. Uluslararası toplumun sessizliği ise utanç vericidir.”
Dede, sağlık hakkının evrensel bir hak olduğunu hatırlatarak uluslararası kurumları ve vicdan sahibi herkesi harekete geçmeye davet etti:
“Bu trajediyi durdurmak yalnızca Filistin halkının değil, tüm insanlığın görevidir. İşlenen suçlara sessiz kalmak, suça ortak olmaktır.”
“Bir yılımı Gazze’ye girebilmek için verdim”
Gazze’de görev yapan ve kısa süre önce Türkiye’ye dönen AID Kütahya Temsilcisi Prof. Dr. İbrahim Uygun, bölgeye ulaşmanın bile başlı başına bir mücadele olduğunu belirtti:
“Bir yıl boyunca uğraştım ve sonunda Gazze’ye giriş yapabildim. İçeride Türk doktor sayısı yok denecek kadar az. Sağlık sistemi neredeyse tamamen çökmüş durumda. Bulunduğumuz bölge defalarca bombalandı. Hem sağlık çalışanları hem de basın mensupları, açıkça hedef alınarak katledildi.”
Çocuk cerrahı olan Prof. Uygun, yeniden bölgeye dönmek için hazırlık yaptıklarını da açıkladı:
“Gazze’de tüm branşlardan, her uzmanlık alanından doktora ve sağlık personeline ihtiyaç var. Tekrar gitmek için hazırız. Bu, yalnızca mesleki bir görev değil, insanlık borcudur.”
“Orada bir şehir değil, molozların içinde yaşam var”
Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Op. Dr. Yılmaz Mertsoy ise Gazze’deki yaşam koşullarının tahayyül edilemeyecek kadar kötüleştiğini belirtti:
“Gazze’de bir şehir yok artık, enkazın ve moloz yığınlarının arasında insanlar hayatta kalmaya çalışıyor. Çöp yığınları ve cesetlerin ortasında yaşam mücadelesi veriliyor. Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte, ciddi salgın hastalıklar ve enfeksiyon riskleri kapıda.”
Dr. Mertsoy, tüm sağlık profesyonellerine vicdani bir çağrıda bulunarak şöyle konuştu:
“Gazze’de gönüllü sağlık hizmeti vermek için herkes elinden geleni yapmalı. Tüm imkanlarımızı zorlamalıyız.”
İnsanlık onuruna bir çağrıdır bu!
AID Uluslararası Doktorlar Derneği, Gazze’de yaşanan soykırımı ve sağlık sistemine yönelik saldırıları duyurmaya ve orada görev alan gönüllü hekimlerin sesini dünyaya ulaştırmaya devam edecek.
şuna penaltı vermediler!!
devamında adam yerden kalktı, gol atacakken düdük çaldı, aldatmaya yönelik hareketten sarı kart verdi!!
o düdüğü de adam düştüğünde değil, kalkıp gol atmak üzereyken çaldı!!
VAR da karışmadı!!
TARİHİ BİR SKANDAL ŞU YAŞANAN!
SENİ SEN YAPAN DEĞERLERİNLE ÇOK YAŞA, EMEKLERİNE MİNNETTARIZ FENERBAHÇE!
Büyük emek,
Sonsuz inanç,
Son ana dek mücadele!
Milyonların umudu ve dualarıyla!
Fenerbahçe formasını sırtında taşıyan takımımıza sesleniyoruz:
Minnettarız mücadelenize, gurur duyuyoruz alın terinizle!
Biz,
Tarih boyunca;
Sayısız maç hakkımız yenerek koparıldık yarışlardan,
Sayısız kez son maçta gözyaşlarımızla öğrendik en acı duyguyu,
Biliyoruz,
Şampiyonluklar değil seni sevme sebebimiz,
Bizim sevgimiz tarifsizliklerin ötesinde,
Aidiyetimiz açığa çıkar en zor günde,
Mücadele ise en önde,
Savunmaksa Fenerimizi, yorulmak nedir bilmeden!
Bugün,
Bir kez daha
Rekorları alt üst ederek
Trabzon’da, Rams Park’ta her şeye rağmen galip gelerek
Şampiyonluğu kimin hak ettiğini herkes gördü!
“Kayrılan” rolünü iyi oynadı,
Sorumlular parçası oldu!
Bugün,
Hak edilmeyen bir şampiyonluk daha yazıldı tarihe,
Bugün,
Bir kez daha gururla üzüldü milyonlar!
Ve bugün,
Fenerbahçe, adıyla, armasıyla, formasıyla,
Yine kalplerimizde, dillerimizde!
Üzüldüğün gün öğrendiklerinle mücadeleye devam!
Seni sen yapan değerleri kucaklayıp yarınlara inan!
Ve sonsuza dek yaşa Fenerbahçe,
Her başarını alın terin ve hakkınla kazandığın için
Yaşa Fenerbahçe,
Milyonlarca taraftarınla inandığın, kenetlendiğin için…
Ve bir kez daha gurur duy Fenerbahçeli
Bu onurlu Fener’in parçası olduğun, gerçekleri en iyi sen bildiğin için!
Sonsuz teşekkürler Büyük Taraftarımız!
George Stinney Jr was falsely convicted and murdered by the U.S at only 14. He was accused of killing two white girls, Betty of 11-years-old and Mary of 7, the bodies were found near the house where the boy resided with his parents.
Before the execution, George spent 81 days in prison without being able to see his parents, he was held in solitary 80 miles from the city, he was held alone without anybody to talk to. He was heard alone without the presence of his parents or a lawyer.
At that time, all the jurors were white. The trial lasted only 2 hours and the sentence was handed down 10 minutes later. The boy's parents were not allowed in the court room, and was subsequently expelled from that city after the trial.
During his trial, until the day of his execution, he always carried a Bible in his hands, claiming for innocence. He was too short for the electric chair so they used the Bible he was carrying as a booster seat. He was electrocuted with 5,380 volts in the head.
70 years later, his innocence was finally proven by a judge in South Carolina. The beam with which the two girls were killed, weighed more than 19.07 kilograms. Therefore, it was impossible for Stinney to be able to lift it, let alone be able to hit hard enough to kill them.
‘The Green Mile’ by Stephen King was inspired by the same case.
@antihistamink Gerçekten böyleyse vicdani rahatsız eden bir olay. Ama hak mı değil mi orasını ancak mahkeme karar verir. Bu olayda kirada oturan kiracının 5 tane engelli çocuğu olsaydı ve eşi de deprem bölgesinde göçük altında kalıp hayatını kaybetseydi o zaman haklı olan kişi değişecek miydi?