Allah düşmanın bile şereflisini versin !
İsrail hastane bombalamakla savaş suçu işliyor . Soykırım yapıyor . Sözde insan hakları nerede? Sözde çocuk hakları nerede ?
Gazze’ye su verilmiyor. Elektrik yok, verilmiyor.
Hastaneler ne durumda, çalışabiliyor mu, bilmiyoruz…
Maalesef ibadethaneler, hastaneler, okullar, hepsi acımasızca vuruluyor; bunlar yapılırken dünya suskun. Kimse bir şey söylemiyor.
Hani insan hakları?
Ey zamanın ve mekânın Rabbi olan yüce Allah'ım!
Milletimizin ve tüm mazlumların yıllardan beri umutla beklediği Türkiye yüzyılını inşa etme azmiyle bugün yeni bir başlangıç için bir araya geldik. Ellerimizi açtık, canı gönülden sana yöneldik. Bizleri huzurundan boş çevirme ya Rabbi.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen “Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni”ne katıldık. Yüce Rabbimiz devletimizin bekası, milletimizin refahı, insanlığın selameti için yılmadan, usanmadan çalışan Cumhurbaşkanımızın, devlet büyüklerimizin ve tüm görevlilerimizin yar ve yardımcısı olsun.
Çok kıymetli dava arkadaşlarım!
Yarın, hepinizin güne erken başlamasını ve en geç 06.30'da sandık başında hazır bulunmanızı rica ediyorum.
Sandık görevlileri kardeşlerim, iyi biliyorsunuz ki sandık namustur ve seçim sandıkta kazanılır.
Her birinize sandık nöbetinde kolaylıklar diliyorum. Allah yâr ve yardımcımız olsun.
40 güne, 40 yılın işini sığdırmayı nasıl başardık?
Son 40 günde savunmadan ulaşıma, sağlıktan finansa, çalışma hayatından uydu teknolojilerine her alanda milletimize önemli müjdeler verdik.
60 yıllık bir hayalin ürünü olan Togg’un yollara çıkması da…
Ülkemizin millî muharip uçağı KAAN’ın hangardan çıkması da…
TCG ANADOLU gemimizin Donanımıza teslim edilmesinin de…
Karadeniz’de keşfettiğimiz doğal gazın ülkemize getirilmesinin de…
Akkuyu Santrali'yle Türkiye’nin nükleer ülkeler ligine resmen girmesinin de…
Avrupa’nın en uzun tüneli Zigana’nın rekor sürede açılmasının da…
Yani 40 günde yaptığımız işlerin hepsinin de arka planında ciddi bir emek, vizyon, planlama, kadro ve siyasi irade vardır.
5 yıl, 10 yıl, hatta 15 yıl önce diktiğimiz fidanların bugün meyvelerini topluyoruz.
Önce hayal kurduk, bir hayalin peşine düştük.
Ardından hayallerimizi somut hedeflere dönüştürdük.
Sonra da bunları azimle, cesaretle, kararlılıkla tek tek hayata geçirdik.
Bize “yapamazsınız” diyenleri, “başaramazsınız” diyenleri, daha ilk adımda ayağımıza çelme takanları mücadelemizde hüsrana uğrattık.
Milletimize inandık, ülkemizin potansiyeline güvendik, en zor zamanlarımızda dahi Allah’ın yardımından ümidimizi hiç kesmedik.
40 güne sığdırdığımız başarı, işte bu inancın ve iradenin eseridir.
Bu başarı, doğru bildiği yola yürümeyi göze alanların zaferidir.
İnşallah çok daha büyük başarılara beraber imza atacağız.
Türkiye Yüzyılı destanını 85 milyon olarak hep beraber yazacağız.
Yeter ki kendimize inanalım, ülkemize güvenelim, umudumuzu asla kaybetmeyelim.
Zafer, inananlarındır…