💰Somali’ye 1 milyar dolardan fazla bağış yaptık.
💰Sonra bir 30 milyon dolar verdik, ardından bir 30 milyon dolar daha verdik.
🏩Büyük bir araştırma hastanesi kurduk, adı da Recep Tayyip Erdoğan Hastanesi. Çok sayıda Türk sağlık çalışanı hizmet veriyor. Her yıl milyonlarca dolar harcıyoruz Somali halkının sağlığı için.
🚢Mavi Vatan’daki sondaj gemilerimizi geri çekip Somali’ye gönderdik, şimdi orada petrol ve doğal gaz arıyorlar.
🇹🇷600 kadar Türk askeri orada görev yapıyor, Somali halkını koruyor. Geçtiğimiz günlerde görev sürelerini de uzattık.
👉İncek’te 5 bin metrekare arsa hibe ettik, içine de 3 bin metrekare büyükelçilik binası yapacağız, parası yine bizden.
��Yakında oraya bir de "uzay üssü" kuracağız!
🇸🇴Somali Dışişleri Bakanlığı dün resmi bir açıklama yaptı:
➖Kıbrıs Cumhuriyeti’nin (Rumların) egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne tam olarak saygılıyız.
➖KKTC’yi tanımıyoruz!
👉Demek ki Türk Milleti’nin rızkından kesip sağa sola para saçmakla “büyük devlet-dünya lideri” olunmuyormuş.
7 aydır birlikte olduğu sevgilisinin Kürt olduğunu öğrenen genç kızın tepkisi şoke etti: “Bilsem en başından konuşmazdım”
🔺 “Sen Kürt müsün şimdi? Ciddi misin? Bana niye söylemedin?”
🔺 “Abim Kuzey Irak’ta şehit oldu. Annem ve babam bu konuda çok katı. Kürt olduğunu bilsem en başından konuşmazdım.”
🔺 “Ne yani, her Kürt terörist mi sana göre? 7 aydır ‘sevdiğim’ dediğin adamı sırf Kürt diye terörist mi ilan ediyorsun?”
🔺 “Görüşmesek daha iyi. Kürt olduğunu bilsem en başından sana ümit vermezdim.”
🔺 “İyi ki bugün öğrenmişsin o zaman. Ben de bugün seni öğrenmiş oldum.”
Skandal Görüntüler!
Ünlü Fast-Food Restoranında Mide Bulandıran Anlar: Tavuğun İçinden Kurtlar Çıktı!
Türkiye’nin önde gelen fast-food zincirlerinden birinde çekilen görüntüler, izleyenlerin midesini bulandırdı.
İddiaya göre, restorandan sipariş edilen tavuk menüsünün içinden çıkan canlı kurtlar, hem müşteriyi şoke etti hem de hijyen konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
"Sessiz mi Kalmalıydık?"
Eski ve bayat bir yalan!
1) Lozan'da hilafet konusu açıldığında İsmet Paşa "iç işimizdir" diyerek konuyu kapattı.
2) Birinci Dünya Savaşı öncesinde İngilizlerin bir "Arap halife" planı vardı. Sevr Anlatlaşmasına giden süreçte İngilizler İstanbul'u Türklerden tamamen almayı düşünmüşler, ancak daha sonra buna karşı doğacak iç ve dış tepkileri düşünerek Osmanlı padişahının "halife" olarak İstanbul'da kalmasına karar vermişlerdi. (Vatikan Formülü). 1920 tarihli Sevr Antlaşması'nda "yetkileri sınırlı kukla" bir halifenin İstanbul'da oturacağı belirtiliyordu. Yani Türkiye'yi paramparça eden Sevr Antlaşması, bu antlaşmaya uyduğu sürece " kukla" bir halifenin İstanbul'da oturacağını belirtiyordu.
3) Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra İngilizlerin evdeki hesapları çarşıya uymadı. Ama 1922 yılı sonunda, İngilizler, Türkiye'den kaçmak isteyen halifeyi kontrol edip kullanmayı düşünmeye devam ediyordu. Yayımlanmış İngiliz raporları, 1922 yılı sonunda İngilizlerin kendi kontrollerindeki halifeye yeni bir yurt aradıklarını gösteriyor. Örneğin İngilizler bir ara halife Vahdettin'i kendi sömürgeleri Hindistan'a götürüp orada ellerinin altında tutup kullanmayı bile düşünmüşlerdi. Ancak Vahdettin'in Hindistan Müslümanları arasında hiç sevilmemesi üzerine bundan vazgeçmişlerdi.
4. Lozan'da İngilizler veya Fransızlar veya başka bir ülke Türkiye'den halifeliği kaldırmasını istemedi. Lozan'da İngiltere veya başka bir ülke Türkiye'ye "din ve devlet işlerini ayırıp laik olun" da demedi. Tam tersine Lozan'da Türk heyeti "Biz din ve devlet işlerini ayırıp laik bir sistem kuruyoruz" dedi. Tekrar ediyorum. Lozan'da laikliği İngilizler veya Fransızlar ya da İtalyanlar değil Türkiye istedi. İsmet Paşa ve diğer Türk delegeleri, Lozan'da, "Biz Türkiye'de yaşayan herkese eşit laik hukuku uygulayacağız. Bu nedenle artık Türkiye'deki yabancıların ayrı bir hukuka bağlı olmasına ve konsolosluk mahkemelerine ve Patrikhane'nin hukuki yetkilerine ihtiyaç kalmayacak, Türkiye'de herkes,Müslüman gayrimüslim aynı laik hukuka bağlı olacak. Bu nedenle de artık ADLİ KAPİTULASYONLARA İHTİYAÇ KALMAYACAK. Kapitülasyonlar kaldırılmalıdır," dediğinde İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan delegeleri buna itiraz ettiler. "Türkiye'de yaşayan Hıristiyanlara laik hukuk uygulanamaz! Onlar bazı konularda kilise hukukuna, Patrikhane'ye bağlıdırlar!"dediler. " "Herkese laik hukuk uygulanamaz!Hiristiyanlarin gelenek hukuku var!" dediler. "Türkiye laik hukuku uygulayamaz,hukuk sisteminiz buna uygun olmadığı gibi bu hukuku uygulayacak hukukçularınız yok" dediler. Bunun için Türkiye'de yabancıların yargılanacağı mahkemelerde yabancı yargıçlar olsun" dediler. Türkiye bu teklifi reddetti, Lozan kesintiye uğradı.Lozan Görüşmeleri yeniden başlayınca Türkiye Türkiye'de herkese laik hukuku uygulamak ve bu nedenle de kapitulasyonları kaldırmak konusunda ısrar etti. Sonunda Lozan'da kapitülasyonlar kaldırıldı.Türkiye Lozan'da ısrar ettiği ve Batıya kabul ettirdiği gibi laik hukuku benimsedi. Böylece konsolosluk mahkemeleri kapatıldı.Patrikhane'nin siyasi ve hukuki yetkilerine son verildi.Yargı bağımsızlığı ve hukuk birliği sağlandı. Yani siyasal İslamcıların iddia ettiğinin aksine Lozan'da Türkiye için laik hukuk isteyen İngilizler veya Fransızlar değil Türkiye'ydi. İkincisi, laik hukuk Türkiye'yi bağımlı yapmadı,tam tersi Türkiye'nin bağımsızlığını sağladı.
5) İngilizler Lozan'ı imzalamak zorunda kaldılar,ama onaylamamak için uzun süre direndiler. İngiliz parlamento tutanaklarina göre bunun nedeni Lozan'ın İngiliz çıkarlarına zarar vermesiydi. İngilizler Türkiye Cumhuriyeti'nin fazla ayakta kalamayacağını düşündükleri için Lozan'ın onayını geciktirdi.Nitekim İngiltere 1930'a kadar Ankara'ya Büyükelçi göndermedi.
6) İngilizler, halife varken Osmanlı'yı işgal etmiş, halifelik varken Hindistan başta olmak üzere İslam dünyasını sömürmüştü.
Bkz. https://t.co/TPYFlZ9VlS
"LOZAN, Onurlu Barış" adlı kitabıma bkz.
Hayat kurtaran müdahale: 7'den 70'e uzmanıyız..
Prof. Dr. Mutlu Vural, Nur Ertürk ile Hayata Dair programında Heimlich manevrasının nasıl uygulanacağını anlattı.
+ Mutlu Vural: “Tam iman tahtasının bittiği yer. Bu karın boşluğuna bastırdığımda şimdi ‘hık’ diye bir ses çıkaracaksınız.”
– Nur Ertürk: “Ahh! Hocam, bu kadar şiddetli mi bu?”
+ Mutlu Vural: “Ama mecburuz. Hava yolu tıkanıklığını açmamız gerekiyor.”
Bir sosyal medya kullanıcısının Hakan Çalhanoğlu hakkındaki sözleri, büyük beğeni topladı:
▫️Karısını aldattı, yakalanınca “karım beni aldattı” dedi
▫️Çocuğuna DNA testi istedi, karısıyla barıştı.
▫️O kadına bugün story attırdı!
▫️Trabzonspor’la sözleşme imzaladı, 200 bin euro imza parası aldı, sonra kaçtı.
▫️Parayı geri vermedi, 4 ay futboldan men edildi.
▫️Sonra Hamburg’a kaçtı!
▫️Kaçtığı Hamburg’dan deli raporu ile Leverkusen’e kaçtı!
▫️Milli takım kampında arkadaşının nişanlısına sarktı.
▫️Odası basıldı, ağzına namlu sokuldu, mevzunun üstü kapandı!
Tarsus Belediyesi’nin, Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun ismini kaldırarak yaptığı saygısızlığı kabul etmiyoruz.
Onun adı, mücadelesi gibi yaşamaya devam edecektir.