TC. devleti ve milleti ile bölünmez bir bütündür parçalanamaz!
İslam; emperyalizmden ve uşağı İslami(!) terörizmden ve din tacirlerinden kurtarılmalıdır!
"Ayıptır efendiler!
Asker mert olur.
(...)
Biraz askerlik, biraz insanlık onuru, biraz yürek, biraz cesaret efendiler...
Koltuklarınız, makamlarınız, rütbeleriniz geçici...
Korktuğunuz, biat ettiğiniz kişi/ler de geçici."
(E.Tümg. Naci BEŞTEPE)
https://t.co/vgSBYOk4ea
Gemi azıya aldınız iyice.
Bu hastalıklı kafaya göre: Vatandaşın geçiminde büyük sıkıntı var, ekonomiyi yönetenlere ve durumuna sebep olanlara bunu mu yapacak! Bu vb. TBMM'nde, yazık bize! https://t.co/1OfH9JYCqE
Potansiyel suçlu çocukları uzun bir ceza süresinde, ceza sonrası yaşamını kazanacak bir meslek öğrenme eğitimine ve psikolojik sürece tâbi tutmak gerekir. Ailesi ve ortam bu yaştaki çocukları nasıl cinayet işleyecek hale getiriyor incelenmeli ve sebepler ortadan kaldırılmalı.
Katili 15 yaşında Iğdır'lı Berkay Budak, muhtemelen 6 ila 15 arasında bir ceza alacak, 15 yıl alsa yatarı 4 yıl 6 ay, 2 yıl kapalı kalanı açık cezaevi, 4 yıl sonra serbest, böyle adalet olmaz. şu 18 yaşaltı cezasızlık algısının değişmesi gerek.
Yılanın başını küçükken ezeceksin, yasa değişmeli, suç yaşı 13/14'e indirilmeli..
@turkalican Türkiye Cumhuriyeti'nin hasbelkader yönetiminde olanlar ve devlet ricali neyin peşindesiniz, amacınız nedir?
Memlekette asayiş mi yoktu da 'BARIŞ' diye tutturdunuz, emperyalizmin güdümünden çıkın.
Sözde "Barış ve Kardeşlik", "Demokratik Açılım", "Çözüm Süreci" gibi süslü ve kulağa hoş gelen isimlerle yürüttükleri projenin ilk ayağı bine asker ve polisimizin şehadetiyle sonuçlandı.
Şimdi 10 yıl sonra aynı projeyi yine allayıp pullayıp ikinci kez yürürlüğe koymak istiyorlar.
Ve buna ilişkin kaygılarını bildirenleri, karşı çıkanları, bunun bir "barış" değil "BOP kapsamında planlanan bir savaş ve bölünme projesi" olduğunu söyleyenleri tek tek tutuklayıp gözdağı vermek, susturmak, sindirmek, etkisizleştirmek istiyorlar.
Bu milleti kör, sağır ve ahmak sananlar çok yanılıyor.
@ErkanYaziciTR Sen Türk'müsün? Kayıtlara giden geriye doğru, Türkiye'deki nüfusun önemli bölümü karışık çıkar? Önemli olan VATANSEVER olmak değil mi? 'Ne mutlu Türküm diyene!' diyebilendir aslolan... Birleştirici, bütünleştirici parola budur...
Bu vb. şeyler ancak ve ancak düşmanların işine yarar, yok mu oralarda kafası çalışan?
'Amaçlanana ulaşalım da ne olursa olsun!'a kadar geldi mi oralarda işler?
Ya da bu fikirler kripto FETÖ kafadan ya da gaflet ya da delaletten mi geliyor?
Çünkü vahim bir olay bu anket(!) olayı.
Gaflet mı yoksa ’Yeter ki hedef ele geçsin.' mi olay!
ANKET mi bu değilse nedir? Biri bana anlatsın!
Katılmadıysan yanındaki kim!
Topla tüm veriyi, geride kalanlar katılmıştır. Bu mu istenen?
Yapmayın bunu TÜRK ORDUSU'na, komuta heyetinin arasına sokmayın birbirine güvensizliği!
@ahinGndz186336@turkalican Bu görüşünüze kısmen de olsa katılıyorum. Türkiye Cumhuriyeti değerlerini yerleştirme Atatürk'ten sonra akıllıca yürütülmedi.
Türk Devletlerinde ve boylarında tarih boyunca dahili ve harici düşmanları, hainleri KÜÇÜK-BÜYÜK hiç eksik olmamıştır.
Yazık ki zaman zaman bunlara ortamı boş bırakan hatta sağlayanları da eksik olmamıştır. 16 kez yıkılması da bundandır.
Bay Cem KÜÇÜK (@cemkucuk55);
Senin de bir zamanlar öve ��ve bitiremediğin savcı kılıklı FETÖ'cü bir hain tarafından başlatılan 28 Şubat soruşturması ve davası kapsamında 2011'den beri ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilen, mahkeme sürecinde de sürekli laf kalabalığıyla geçiştirilen, sırf medya ve iş çevreleri üzerinde bir baskı aracı olarak gözlerini korkutmak için kullanılan bu "sivil ayaklar" meselesi koktu...
28 Şubat ile ilgili yazdıkların yalan ve / veya çarpıtma...
28 Şubat kesinlikle bir askerî darbe değildi... Mahkemeye gelip ifade veren REFAHYOL'un hiçbir bakanı 28 Şubat'ı askerî darbe olarak tanımlamadılar, şikâyetçi olmadılar. Tıpkı merhum Erbakan gibi... Eminim biliyorsun, o davayı açmak için bile Erbakan'ın ölmesini bekleyip vefatından sonra açabilmişlerdi. Zira Erbakan istifasını verdiği 18.06.1997'den vefat ettiği 27.02.2011'e kadar geçen 14 yılda, hiçbir yerde 28 Şubat'dan "darbe" veya "postmodern darbe" olarak ya da - yazında uydurduğun gibi "askerî ara rejim dönemi" olarak söz etmemiş, hiçbir zaman askerlerin bir baskısından şikâyetçi olmamış, suçlamamış, ima dahi etmemişti. Erbakan'ın sağlığında "28 Şubat Darbesi" diye bir dava açmaya kalksalardı Erbakan o şarlatanları sopayla kovalardı.
Çeyrek asrı aşan bir süredir sömüre sömüre bitiremediğiniz 28 Şubat'la ilgili bütün gerçekler artık ortada... Toplum bunu her geçen gün daha iyi öğreniyor, öğrenecek ve senin ve senin gibi "algı aparatları" artık toplumu kandıramayacaklar.
Şimdi ben de senin gibi buradan o "yürekli" İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın GÜRLEK'e çağrı yapıyorum: Haydi Başsavcı GÜRLEK, Cem Bey iyi hatırlattı, 28 Şubat'ın medya ve sivil ayağına ilişkin davayı aç! Haydi o günkü medya, yargı ve - Küçük Bey'imizin "5'li Çete" diye isimlendirdiği - iş çevreleri hakkında soruşturma başlat, hepsini gözaltına al ve onları da "kaçma şüphesi" ile tutukla!
O davayı yeniden aç ki millet 28 Şubat'ın ne olup ne olmadığını şimdi daha iyi ��ğrensin! Millete yıllardır nasıl palavralar sıkıldığını daha iyi anlaşılsın! Ben de Küçük Bey gibi sizden bunu bekliyorum.
Ve ayrıca Akın GÜRLEK'e şu çağrıyı da yapıyorum: Madem 12 yıl önce Gezi eylemleri sırasında atılan tweetleri suç sayıp insanlar hakkında soruşturma başlatıyorsanız, o zaman yine 12 yıl önce Fetullah'a övgüler yağdıran, onu ve örgütünü öve öve bitiremeyen, Pensilvanya'ya gidip el pençe fotoğraflar çektiren, bu ülkede 250 vatandaşımızın ölümüne yol açan bir örgütün önüne bütün olanakları açan siyaset, medya ve iş çevreleri hakkında da soruşturma başlatın! Cem Bey haklı, darbeler insanlık suçudur ve zaman aşımı yoktur...
Ve lütfen onların arasında Cem Küçük'ün de olduğunu es geçmeyin!
Son olarak da Cem Küçük'e sesleniyorum: Eğer hakikaten tarafsız ve bağımsız bir gazeteciysen program yaptığın TGRT televizyonuna beni davet et, 28 Şubat'ı, o dönemde nelerin olup bittiğini, askerlerin nasıl bir darbe yaptığını, o süreçte kimin ne rol oynadığını karşılıklı konuşup tartışalım...
Hodri meydan!
Yollarda kavgalar ve zorda kalan polisler meselesi büyüyecek demektir.
MİLLET'in vekillerinin arabasını çoluk çocuğu kullanıyorsa polis ceza yapabilecek mi!?
Dünya bize gülüyordur.
BUGÜN 03 ŞUBAT 2025, Pazartesi...
Okullarımızın yarıyıl tatili bitti, bugün yeni dönem başlıyor.
Haydi biz de yeni döneme hep birlikte ANDIMIZ'la başlayıp hem öğrencilerimize başarılar hem de yurdumuza ve milletimize "Hayırlı Pazartesiler" dileyelim.
@AvOzlemZengin Çocuklarını nasıl doyuracaklarını şaşıran kadınları mı, pazardan 3 tane muz götüremeyen kadınları mı, üç lira daha ucuza bulayım diye market market gezenleri mi, liste çok uzun yahu....
Memlekette iş,cukka,ihale, kariyer, koltuk https://t.co/l28r1S2EmN sağlayınca ve yapılan tarafından liyakatten öte muteber kılınınca, 'Yalamak Sanatı' diye bir sanat oluştu her meslekten, her kademeden bunun gibilerin sayesinde. -Yalaklara itibar oldukça burnumuz .tan kurtulmaz.
Biz neyle sınanıyoruz böyle?
Milat Gazetesi yazarı Galip İlhaner:
"Mustafa Kemal'e verilen Atatürk soyadı, 100 yıl dolduğu için geri alınmalı ve Recep Tayyip Erdoğan'a verilmelidir.
1. Yüzyılın lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk
2. Yüzyılın lideri Gazi Recep Tayyip Atatürk"
Anladığım şu: Olağanüstü bir durumda tüm akaryakıt istasyonları teeee Amerika'dan kilitlenebilir.
Bu büyük tehlike değil mi!
Harp silah ve araçlarımıza milli yazılım neden koyuluyor da, Türkiye'deki tüm akaryakıt istasyonları bu '?' işaretli firmaya teslim ediliyor.
Dikkat! Lütfen sonuna kadar dikkatle okuyun.
Türkiye'de 6500 akaryakıt istasyonunun tüm teknolojisini, otomasyonunu, pompa sistemlerini kuran, adeta tekel gibi bir şirket var. Adı TURPAK
Müşterileri OPET, Shell, Petrol Ofisi, Sunpet, Aygaz, BP, Aytemiz, mOil, Milangaz , yani neredeyse akaryakıt şirketleri.
Bu şirket şu andaki araçlara UTTS montajını yapan en büyük şirket. Öyle ki https://t.co/sK3nxIgLCZ u bile almışlar, girdiğinizde TURPAK'a ulaşıyorsunuz. Anlıyoruz ki #UTTS'nin en büyük paydaşı TURPAK. Pastanın en büyük dilimi de onun.
Araçlardaki UTTS modülünü okuyacak olan pompa sistemindeki UTTS sistemini akaryakıt istasyonlarına kuran şirket yine TURPAK.
Peki TURPAK kim? Eskiden ORPAK adında bir İsrailli şirketin Türkiye'deki şirketiydi. ORPAK'ın sahibinin ismi Hayim Kohen
Sonra Gilbarco Veeder-Root isimli bir Amerikalı şirket ORPAK'ı 2018'de satın aldı.
ORPAK'ın İsrailli bir şirketken CEO'su olan Shay Bakfan isimli bir Yahudi yönetici ( Tel Aviv University'den mezun ) şu anda Gilbarco Veeder-Root'un bir başka şirketi olan Vontier'in CEO'su.
Gilbarco Veeder-Root şirketinin aldığı tek İsrailli şirket ORPAK değil.
2015 yılında da yine İsrailli Odysii isimi bir şirketi satın almış. Odysii 2004 yılında kurulan Tel Aviv merkezli Odysii, istihbarat yazılım çözümleri sağlayan küresel bir yazılım şirketi.
Ama ne hikmetse bu İsrailli istihbarat yazılımları şirketi satın alındıktan sonra ortadan kaybolmuş. https://t.co/dsZAo8ZyXr a erişilemiyor. Yani şirketi bünyenin içinde eritmiş. Odysii ortadan kaybolmuş.
israilli şirketlere yönelik dünyada oluşan tepki sonucu birçoğunun ABD şirketi gibi görünmeye başladığını biliyoruz.
Gilbarco Veeder-Root için gizli İsrailli bir şirket demek için elimizde bir delil yok. Ama yukarıdaki satın almalar enteresan.
Ve sonuç olarak bu şirketin Türkiye'deki şirketi Türkiye'de 6500 adet petrol istasyonunu tepeden tırnağa yönetiyor. Tek tuşla hem de.
Bu yetmiyormuş gibi bir de UTTS'nin araçlara montajının da en büyük oyuncusu yine TURPAK, yani Amerikan Gilbarco Veeder-Root şirketi.
Enteresan olan bir durum da şu, Gilbarco ORPAK'ı satın alıyor, ORPAK ismi tarihe karışıyor ama hem Gilbarco, hem de TURPAK, ORPAK'ın logosundaki amblemi (Kırmızı - Mavi - Yeşil ) kullanmaya devam ediyor. İlginç değil mi?
İsrail bağlantısını hiç görmesek, yok saysak bile Türkiye'deki milyonlarca aracın akaryakıt alıp alamaması ve binlerce istasyonun akaryakıt satıp satamaması bir Amerikan şirketinin kurduğu sisteme bağlı.
Bütün bu anlattıklarım size mantıklı ve hayatın doğal akışına uygun geliyor mu?
Acil bir durumda, bir seferberlik halinde arabalarımıza binip akaryakıt istasyonuna kadar gidebiliriz.
Sadece biz değil, Ambülanslar, polis ve askeri araçlar, itfaiye araçları...
Peki ya sonrası?