Sn. Bakanımıza konunun üzerine hassasiyetle gitmiş olması sebebiyle kendi adıma canı gönülden teşekkür ediyorum.
Çok uzun zamandır dile getirdiğimiz ve itirazlarını yaptığımız faillerle ilgili etkin soruşturma yapılmadığı yönündeki itirazlarımızda da ne kadar haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Camiamızda derin yaralar bırakan “aydınlanmayan o gün” ile ilgili olarak yeni ve önemli bir döneme girdiğimizi düşünüyorum.
Fenerbahçe Spor Kulübü futbol takımına yönelik olarak 4 Nisan 2015 tarihinde Trabzon’da gerçekleştirilen silahlı saldırı, milletimizin hafızasında derin izler bırakmış, sporun ruhuna ve toplumsal huzurumuza yönelmiş kabul edilemez bir eylem olarak kayıtlara geçmiştir.
Aradan geçen zamana rağmen olayın tüm yönleriyle aydınlatılamamış olması ve soruşturmanın takipsizlik kararıyla sonuçlanması, kamu vicdanını rahatsız etmeye devam etmiştir. Vatandaşlarımızdan gelen haklı tepkileri ve adalet beklentisini dikkatle takip ettik.
Bu kapsamda, Bakanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi tarafından söz konusu dosya yeniden ve titizlikle incelendi. Yapılan inceleme neticesinde, dosyaya ilişkin “kanun yararına bozma” kararı dün itibarı ile alındı.
Bu karar ile birlikte, daha önce verilen takipsizlik kararının hukuki yönden yeniden değerlendirilmesinin önü açıldı. Amacımız; bu menfur saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, varsa ihmallerin ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin sağlanmasıdır.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın verdiği vazife doğrultusunda adaletin tecellisi için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takipçisi olacağız. Hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına izin vermeyecek; kamu vicdanını yaralayan hiçbir olayın üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz.
4 Nisan 2015 Tarihinde takım otobüsümüze düzenlenen hain saldırının üzerinden geçen 11 yıla rağmen, failler, azmettirenler ve ihmali olanlarla ilgili hala bir gelişme olmaması kabul edilemez.
Bu dosyanın artık ivedilikle aydınlamasını ve hain suikast girişiminin her bir failinin en ağır cezaları almasını bekliyoruz.
Anayasa Mahkemesinin, TFF Tahkim Kurulu Üyelerinin , TFF Yönetim Kurulu tarafından seçilmesinin iptaline ilişkin kararını çok yerinde buluyorum.
Kararın gerekçesinde yazan “zorunlu tahkim mercii olan kurulun uyuşmazlığın tarafları arasından seçilmeyip, kanunda belirtilen niteliklere sahip kişiler arasından TFF yönetim kurulu tarafından atandıkları açıktır” ibaresinde de kurulun bağımsız karar almasına engel teşkil edebileceği açıkça belirtilmiştir.
Esasında bu hususun kulübümüz tarafından daha önce PFDK ve Tahkim kararlarına karşı AİHM nezdinde yapılan; FDT 38. Maddede geçen eleştiri sınırını aşmayan açıklamalara karşı verilen cezaların iptali talepli başvuruların olumlu sonuçlanmasına ilişkin gerekçelerin de neredeyse tamamında Tahkim Kurulunun oluşumunun bağımsız ve tarafsızlığıyla ilgili soruna da değinilmekteydi.
Neticeten bu kararı çok olumlu bulmakla birlikte TFF’nin diğer hukuk kurulları olan PFDK, Etik Kurul ve UÇK’nın da kararın yürürlük tarihi(9 ay) beklenmeden düzenlenmesi ve tüm hukuk kurullarıyla ilgili bir düzenleme yapılmasını doğru buluyorum.
Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Üyemiz değerli Ömer TEMELLİ Ağabeyin kıymetli abisi Erol Atilla TEMELLİ’nin vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım.
Merhuma Allah’tan rahmet, sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Yusuf Günay isimli şahsın TFF’de Başkanvekili olduğu ve tarafsız(!) olması gereken bir dönemde yaptığı açıklamaya ve içinde geçen “kibir, saldırganlık, iftira, hakaret, başarısızlık” ifadelerine rağmen bugün ahkam kestiğini görünce denildiği gibi bu ülkede her şey olunuyor da bir tek rezil olunmuyor demekten alamıyorum kendimi.
Bugün çok kıymetli ve bu camia için büyük bedeller ödemiş birini sevgili Ahmet ÇELEBİ’yi defnettik.
Seni ve bu camia için yaptıklarını hiç unutmayacağız…
3 Temmuz sürecinin en büyük bedel ödeyenlerinden; cezaevinde yatıp Fenerbahçe’miz için özgürlüğünden dahi olan, çok sevdiğimiz sevgili Ahmet Çelebi Ağabeyimizin ani vefat haberini büyük bir üzüntüyle aldık.
Kendisine Allahtan rahmet tüm camiamıza başsağlığı diliyorum.
Bu arada bu hukuksuzluğu farkedip gerekli reaksiyonu gösteren @avtahagdogan kardeşime ve @mertocel kardeşime de ayrı bir parantez açarak onlara da duyarlılıkları ve hukukun tecelli etmesine verdikleri destek için teşekkür ediyorum.
Duruşma esnasında kayıt almak suretiyle suç işlemekten çekinmeyen sözde yönetici bu hareketinin sonuçlarına hukuk önünde elbette katlanacaktır.
Ancak asıl mesele; geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan malum camianın 3 eski mensubunun kimlere neler servis ettiğini henüz unutmamışken bu kaydın kimlere servis edilmek üzere alındığıdır.
KAMUOYUNA DUYURU
Futbolcumuz Mert Hakan Yandaş’ın, SEGBİS üzerinden ifade verdiği sırada yaşanan ve adli makamlarca soruşturma konusu yapılan olay, Türk sporunun geldiği nokta açısından son derece vahimdir.
Galatasaray Spor Kulübü yönetim kurulu üyesi Timur Kuban’ın, yargı mercileri nezdinde yürütülen bir süreç sırasında, hukuken yasak olmasına rağmen futbolcumuzun görüntüsünü cep telefonu ile kaydetmesi; etik dışı olmanın ötesinde, açık bir hukuka aykırılık barındırmaktadır. Söz konusu eylemin fark edilmesinin hemen ardından ilgili kişinin cep telefonuna, müsadere edilmek suretiyle yargı mercilerince el konulmuş, hakkında tutanak tutulmuş ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma başlatılmıştır. Bu davranış, hem yargı süreçlerinin ciddiyetine hem de sporun temel değerlerine gölge düşürmektedir.
Bir spor kulübü yöneticisinin, yargı sürecine konu olan bir durumda bu şekilde hareket etmesi kabul edilemez olduğu gibi, “rakiplik” kavramının arkasına sığınılarak meşrulaştırılabilecek bir durum da değildir. Hukuk, tribün refleksleriyle ya da camia aidiyetleriyle ihlal edilemez.
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, futbolcumuz Mert Hakan Yandaş’ın tüm hukuki haklarının sonuna kadar takipçisi olacağımızı, bu olayın üzerinin örtülmesine ya da sıradanlaştırılmasına asla izin vermeyeceğimizi kamuoyuna açıkça ilan ederiz.
Fenerbahçe Spor Kulübü