Yüz binlerce dolar maaş alan Claude ekibi, doğru şekilde prompt nasıl yazılır “mala anlatır gibi” anlatmış
İlk 8 dakika da anlattıkları $200-300 değerinde kurslardan bile daha değerli
Üstelik tamamen ücretsiz ve Türkçe altyazılı
Kesinlikle izleyin, kaydedin derim👇
Bunu Biliyor muydunuz?
Sinem Dedetaş, 2019’dan önce Haliç Tersanesi’nin AVM yapılmasına karşı çıktığı için AKP’li İBB yönetimi tarafından tesise girişi yasaklanan bir gemi mühendisiydi.
2019’da Ekrem İmamoğlu tarafından Haliç Tersanesi’nin bağlı olduğu Şehir Hatları’na Genel Müdür olarak atandı, giremediği tersanenin amiri oldu.
Haliç Tersanesi’nin cirosunu 1 milyon TL’den 130 milyon TL’ye çıkardı.
Yerel seçimlerde 7 puan farkla Üsküdar Belediye Başkanı seçildi.
Bugün Gözaltına Alındı…
Sevgili komşularım,
Bu sabah yanınızda olamasam da her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar’ın sokaklarında.
Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür. Sizlerin de vermiş olduğu destekleri avukat arkadaşlarımız bana ulaştırıyor, gerçekten çok mutlu oluyorum. Sizden haber almak, destek almak moral veriyor.
En yakın zamanda görüşmek ümidi ve sevgilerimle.
Mina Urgan, “Bir Dinozorun Anıları” adlı kitabında şöyle yazar:
“Eğitim alanında herkese eşit fırsatlar sağlanmadığını, bana verilen imkânlardan başkalarının yoksun kaldığını anladığım an, sosyalist oldum: Yirmi yaşındaydım. Yirmi yaşındakiler kendilerini pek beğenirler. Ben de kendimi bir şey sanıyordum.
Sonra günün birinde trenle Anadolu'dan geçerken, lokomotif bir ara durakladı. Ve bir kulübenin önünde kendi yaşımda bir kız gördüm. Kız, bir çeşit gururla başını kaldırmış, kayıtsız gözlerle trene bakıyordu. Nerdeyse göz göze gelir gibi olduk bir saniye. İşte o sırada sanki bir şimşek çaktı kafamda. "Ben, o kulübenin önündeki kız olabilirdim; o kız da trende, benim şimdi durduğum yerde durabilirdi" diye düşündüm. Benim ben olmam, onun o olması salt bir rastlantıydı. Benim ben olmam, yabancı diller bilmem, üniversitede okumam, kültürlü sayılmam, kendi marifetim değil, bir rastlantının sonucuydu sadece. O talihsizdi, ben talihliydim, işte o kadar.”
Mais il faut être la pire des saloperies pour laisser ses 14 chiens de chasse enfermés dans un chenil en pleine forêt durant un incendie 🤬🤬! Merci une fois de plus à nos pompiers toujours présents pour sauver des vies 🙏🏻
Sabah uyandığımızda ay düğümleri burç degistirmiş olacak. Balık, Başak, Yay ve Ikizler gözümüz aydın. Satürn transiti, Başak/Balık tutulmaları derken sistem bizi yerden yere vurdu. Artık özgürüz🫒Sağlık, para, aşk, ev imtihanımız bitti. Sırada Akrep, Boğa, Kova ve Aslanlar var.
Ella estaba protegiendo a su bebé con su última fuerza en el bosque quemado... Los bomberos sacaron con cuidado al pequeño cachorro, les dieron agua y se quedaron hasta que ambos estuvieron a salvo. Esto es humanidad pura ❤️
🇫🇷 En Gironde, pendant que les pompiers luttent contre les flammes, Cédric et Jennifer, cuisiniers itinérants, ont sorti les marmites.
Grâce aux dons reçus, ils ont préparé et servi gratuitement 400 repas aux soldats du feu ce samedi midi. 👏🏻👏🏻
Une belle chaîne de solidarité derrière les hommes en première ligne. 🙏🏻❤️
📹 La Dépêche du Midi
Dün İstanbul’da konser veren en büyük metal gruplarından ABD’li Lamb of God, İstanbul’un kedileri andı ve bir şarkıyı onlara armağan etti. Bu konsere özel de kendi kedisinin fotoğrafını tişörte bastırıp sahneye çıkmış 😀🤘😻
🚨 ALERTE:
Des images déchirantes capturées révèlent cerfs, chevreuils, sangliers et lièvres fuyant les flammes qui détruisent leurs habitats et leur nourriture, on supplie de suspendre la chasse cet été pour leur laisser une chance de survivre.
İran'da sokakta köpek gezdirmek yasaktır. Bu yasağa uymayan kişiye para cezası kesilir ve köpeğe el konulur.
Kuşadası'nda yazlık evi olan İranlı bir adam tanıyorum. Ona "Behnam" diyeceğim, gerçek adı başkadır.
Behnam 19 yaşında İran'dan kaçmış, siyasi mülteci olarak İsveç'e sığınmış.
Okumuş, mühendis olmuş.
Evlenmiş, kendine bir hayat kurmuş.
Aradan uzun yıllar geçmiş.
Artık saçları, sakalları ağarmış.
Her yaz Kuşadası'na gelip 1-2 ay kalır.
Evinin olduğu mahalledeki tüm sokak köpekleriyle dosttur.
Sabah erken saatlerde onlarla birlikte yürüyüşe çıkar.
Yürür, yürür, yürür...
Sonra durur.
Sırt çantasında taşıdığı mamayı ve suyu köpeklere verir.
Biraz dinlenip, yürümeye devam eder.
Biz köpeklerimizi tuvalet yapmaları ve enerjilerini sarf etmeleri için yürütürüz.
Behnam için ise köpeklerle birlikte yürümenin anlamı, "özgürlük"tür.
Doğup büyüdüğü ama bir daha asla göremeyeceği ülkesindeki yasağa meydan okurcasına, köpeklerle birlikte saatlerce sokaklarda yürür.
Fakat Behnam bu yaz Kuşadası'na geldiğinde hiç beklemediği bir manzarayla karşılaştı.
Sokak köpeklerinin büyük bir kısmı toplanmıştı.
Çok üzüldü. Gözlerinden yaşlar aktığını gördüm.
Birkaç gün sonra bir köpek buldu.
Toplanmaktan şans eseri kurtulduğu anlaşılan o köpekle birlikte yürümeye başladı.
Ama hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığının farkındaydı.
O köpek bugün vardı, yarın yoktu.
Sahilde kalan son köpeği korumaya karar verdi.
Onu evine aldı.
Yasal işlemleri halletti.
O köpek, Behnam'la birlikte İsveç'e gidecek.
Özgürlük yürüyüşü orada devam edecek.
Refika Birgül'ün anlatımıyla Atatürk ve portakalların inanılmaz hikayesi:
🔷 Atatürk, yetiştirilmesi için emirler veriyor.
🔷 İtalya'dan fidanlar geliyor.
🔷 Atatürk'ün böyle çok yakışıklı, bir elinde portakal tuttuğu meşhur bir fotoğrafı vardır.
🔷 Geliyor, bir tane portakalı alıyor ve kabuğunu soyuyor.
🔷 Yarısını Salih Bozok'a veriyor, yiyorlar ve tadı çok hoşuna gidiyor.
🔷 Sonra "Ne kadar ekilecek ya bunlar?" diye soruyor.
🔷 Salih Bozok bir yer göstererek, "Şu kadar bir yeri düşündük paşam" diyor.
🔷 Atatürk, "Hayır" diyor, "Buradan gözünüzü alabildiğiniz yere kadar ekeceksiniz."
🔷 Salih Bozok da, "O kadar paramız yok" diye karşılık veriyor.
🔷 Atatürk, "Hayır, bundan sonra para sorun olmayacak." diyor.
🔷 "Gözümüzün alabildiği kadar yere bu portakallar ekilecek, ben parayı halledeceğim." diyor.
🔷 Ve portakallar bolca, bereketli bir şekilde yetişiyor.
🔷 Bolca yetiştikten sonra Ruslar gelip bu portakalları almak istiyor.
🔷 Biz o dönem üretime o kadar alışmamışız ki; bir taraftan çay, bir taraftan muz yetiştirmeye çalışıyoruz.
🔷 "Bu portakalları isteyen var ama ne yapacağız, kaça satalım?" diye herkesi bir panik alıyor.
🔷 Atatürk de diyor ki: "Biz bunları parayla satmayalım."
🔷 "Karşılığında fabrikalar isteyelim, fabrika için makineler isteyelim."
🔷 "Bize aslında o know-how'ı, yani işletilmesini öğretsinler."
🔷 Bunun üzerine bu portakallarla kurulan fabrikaları söyleyeceğim, anlatırken tüylerim diken diken oluyor.
🔷 1. Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası.
🔷 2. Kayseri Sümerbank Tekstil Fabrikas��.
🔷 3. İskenderun Demir Çelik Fabrikası.
🔷 4. Şişecam Fabrikası (Paşabahçe).
🔷 Aliağa Rafinerisi, Seydişehir Alüminyum Fabrikası ve Oymapınar Barajı.
Yavru bahri kuşlarının alınlarının tam ortasındaki kırmızı kalp varmış meğer ❤️ Daha önce onları hiç bu kadar yakından fotoğraflayamamıştım. Bu yüzden ben de ilk kez gördüm. Karacabey Longozu’nda karşıma çıkan bu minik detay, doğanın bitmeyen sürpriz detaylarından biriydi.
Evet merakla beklediğiniz meşhur ailemiz geldi. Ünlü görmüş gibi hissettim 😅 Ameliyat normal şaşılıklar gibi değil zor. Belki bir kaç ameliyat gerekebilir ama elimden geleni yapacağım.
İsviçre'yi 72 yıl sonra çeyrek finale taşıyan Murat Yakın'ın hayat hikayesi:
• Ailesi, 1970'li yıllarda İsviçre'ye göç etti.
• Babası, 13 yaşındayken evi terk etti.
• Annesi ve 7 kardeşiyle hayata tutundu.
• Anne Emine Yakın, yabancı dili olmamasına rağmen gece gündüz çalışarak Murat ve Hakan Yakın kardeşlerin futbolcu olmalarına destek verdi.
• Murat Yakın, futbolculuk kariyerinde bir dönem Fenerbahçe'de, Hakan Yakın ise Galatasaray'da oynadı.
• 5 yıldır İsviçre Milli Takımı'nı çalıştıran Murat Yakın, 72 yıl sonra İsviçre'yi çeyrek finale taşıdı.
• İsviçre, çeyrek finalde Arjantin ile karşılaşacak.
BÜYÜK HABER: Hatay'dan Türkiye'nin 3. Takkeli Cılıbıt kaydı! Neler oluyor? Bu yıl Türkiye'nin ilk Takkeli Cılıbıt kaydı Milleyha Kuş Cenneti'nden geldi. Ardından ikinci kayıt Gaziantep Hancağız Barajı'ndan geldi. Şimdi ise bu Afrika türü, Hatay'ın bir başka önemli kuş alanı olan Amik Baraj Gölü'nde gözlendi. https://t.co/JnTLOGAraa
Bir yıl içerisinde üç farklı noktada ve büyük olasılıkla üç farklı birey... Acaba bu durum bir tesadüften mi ibaret? Yoksa bu kuşlar bilinen dağılış alanlarının ötesinde yeni yaşam alanları mı arıyor? Belki de bugüne kadar fark edilmemiş bir dağılış örüntüsünün ilk işaretlerine tanıklık ediyoruz. Bunu ancak zaman ve yeni gözlemler gösterecek. Ancak kesin olan bir şey var ki, bu gelişme Türkiye kuş gözlemciliğinin son yıllardaki en heyecan verici hikâyelerinden biri hâline geliyor. Dikkatli gözlemleri için Murat Akkaya ve Rojbin Yağmur Akkaya'yı gönülden kutluyorum. Türkiye Nadir Kuşlar Komitesi olarak kaydı değerlendirdikten sonra arşivimize alacağız.