@uurko3@AKDOGANumut@uurko3 Cumhuriyet Halk Partisi ile iş birliği yapmak, Ne olup bittiğini anlamadan dalkavukluk yapıp başka partilere geçmekten çok daha şereflidir!
CHP gibi asırlık bir çınarın gölgesinden ve emeğinden geçici olarak pay kapıp kendinizi dev aynasında görüyorsunuz. Ancak bu yapay ve ilüzyondan ibaret kaçış, halk gerçekleri gördüğünde son bulacaktır. Günü geldiğinde bu tabelalar sökülüp atılacak, oyuna gelen vatandaşlarımız öz yuvalarına geri dönecektir. Yıllardır gece gündüz bu parti için ter döken gerçek CHP’lilerin emeğini gasp edip, tabela particiliğiyle 'halkın iktidarı' masalı anlatmayı bırakın. Kökü olmayanın geleceği de olmaz; ilk seçimde o tabelalar inip gerçeklerle yüzleştiğinizde geride sadece hakkı yenen örgütün ahı kalacak!
@ankara_kusu Ağzına sağlık. Halkın dertlerini siyasete malzeme yapıp kendi içlerindeki iddialara göz yumanlara güzel bir hatırlatma olmuş. Samimiyet testinden geçemeyenlerin söylemleri inandırıcı gelmiyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bolu’da konuştu:
"Milletvekilisin, bir süre sonra köşeyi dönüyorsun.
Ya aldığın maaş belli ya!
Yüzüne gözüne dursun ya, nereden çıktı bu?
Belediye başkanı oluyorsun, bir süre sonra köşeyi dönüyorsun.
Ya aldığın maaş belli, nasıl oluyor?
Olmaz. Siyasetin ahlaki temellerinin atılması lazım.”
Bir parti teşkilatının penceresinde ve başköşesinde tüzük ve teamül gereği mevcut Genel Başkanın resmi olur. Genel başkanı baypas edip başka bir ismi öne çıkarmak zaten liderlik makamının ve Özgür Özel’in yetkisinin fiilen tanınmadığının açık göstergesidir."
Buna istineden Cumhurbaşkanı adayımız idi onun için asıldı diyecek olanlara ise
siyasetin gelenekleri unutmamaları Hatırlatırım
ARTIK SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ!
Bir emekli polis memurumuz, “Para için değil, onurumuz için” diyerek haykırdı ve hayatına kıydı.
Ankara’da emeklilerin seyyanen zam talebiyle düzenlediği eylemde yaşamını yitiren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun ölümü, Türkiye’de emeklilerin düşürüldüğü vahim tablonun acı bir göstergesidir.
Yıllarca bu devlete hizmet etmiş insanları emekliliklerinde yoksulluğa, borca ve çaresizliğe mahkûm eden düzenin sorumlusu, yıllardır ülkeyi yöneten iktidardır.
Emekliye “geçin” demek yetmez. Pazara, kiraya, faturaya, ilaca yetişmeyen maaşla insanca yaşam beklemek mümkün değildir.
Dün torununa harçlık veren emekliler bugün hayatta kalabilmek için evlatlarının, torunlarının eline bakar hale gelmişse bunun sorumlusu ülkeyi yöneten iktidar ve uyguladıkları insanı yok sayan ekonomi programlarıdır.
Emeklilerin taleplerini görmezden gelmek, onları her gün biraz daha yoksulluğa sürüklemek sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz.
Ali Şekeroğlu’nun elindeki dövizde yazan söz, bugün iktidarın duyması gereken en ağır uyarıdır: “Para için değil, onurumuz için.”
Emekliler sadaka istemiyor. Yıllarca verdikleri emeğin karşılığında insanca yaşamak, onurlu bir emeklilik sürmek istiyor.
Bu ülkenin emeklilerini bu hale getiren politikaların sorumluluğunu taşıyan AK Parti iktidarı, artık emeklilerin sesini duymak ve gereğini yapmak zorundadır.
Ali Şekeroğlu’na Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm emeklilerimize başsağlığı diliyorum. Bu acının üzeri örtülemez; emeklilerin haklı talepleri artık daha fazla ertelenemez.
Bizim kavgamız, emekçinin de emeklinin de onurlu bir yaşam sürdüğü bir Türkiye kavgasıdır.
📍Dublin, İrlanda
Bugün Dublin’de devam eden programımızda Ulusal Kadın Konseyi ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede kadınların barış süreçlerine katılımı ve kalıcı barışın inşasında kadın örgütlerinin katkıları ele alındı.
Program kapsamında İrlanda’nın eski Başbakanı Bertie Ahern ile bir araya gelerek barış süreçleri ve siyasi diyalog üzerine değerlendirmelerde bulunduk.
Görüşmeler, İrlanda’daki farklı deneyimlerin ve uygulamaların yakından değerlendirilmesi açısından bizlere önemli bir paylaşım imkanı sundu.
AYM önünde, hak aramak, geçim sıkıntısını haykırmak ve "Onurumuz için yaşamak istiyoruz" demek dışında hiçbir talebi olmayan bir emekli yurttaşımızın hayat pahalılığına ve çaresizliğe dayanamayarak canına kıymaya kalkışması, iktidarın yarattığı ekonomik durumun en acı, en utanç verici tablosudur!
AKP iktidarı, emekliyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkum eden, temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale getiren ekonomik politikaların yarattığı bu ağır sonuçları artık görmek zorundadır.
Emeklilerimizi sadakaya muhtaç eden, onurlarını ayaklar altına alan bu düzene karşı susmayacağız.
Vatandaşlarımızın insanca yaşam mücadelesini sonuna kadar savunacağız!
Önce hukuk öğrenin: Kayyum ile butlan aynı şey değildir! Kimse partiden kovulmuş değil. CHP asla işgal edilmedi; bu partiye yine öz ve öz CHP’liler sahip çıkıyor! AKP, MHP veya DEM ile ortak hareket ettiğimiz yalanı ise tam bir kendini bilmezlik ve Ahmaklıktır.
CHP olmasaydı kimsenin adını dahi duymayacağı bu tür vekiller, sırf koltuklarını ve kendilerini korumak için her türlü dalavereyi çeviriyorlar. Siz de kalkmış o vekil için telaşlanıyorsunuz; Onun için boşuna telaşlanmayın, o vekilin geleceği sizin derdiniz olmasın!"
"Gülmeden önce biraz siyaset tarihi ve devlet mekanizması okumanızı tavsiye ederim. İktidarın asıl korkusu boş popülist söylemler değil; devletin içini bilen, belgeli muhalefet yapan ve tüm fırtınalara rağmen çizgisinden sapmayan figürlerdir. Komik olan bu durum değil, sığ bakış açınız."
Kağıt üstüne 19 madde değil 190 madde de yazsanız, siyasetin finansmanı ve güç dengeleri şeffaflaşmadığı sürece bu vaatler halka dönük bir PR çalışmasından öteye geçemez. Gücü eline alanın denetlenmediği bir yapıda "akrabaya torpil yok" taahhüdü vermek sadece kendinizi kandırmaktır. Başarmaları imkansız, sürdürmeleri ise eşyanın tabiatına aykırı.
Ankara'daki ilçe belediyelerinin istifası tesadüf değil, Mansur Yavaş’ın adım adım kurguladığı stratejinin ilk perdesidir.
Önce kendisine yakın ilçeleri istifa ettirip zemini hazırladı; şimdi de o ilçelerden birinin AK Parti’ye geçişiyle süreci tamamlayacak.
Amacı çok net: "İlçeler iktidara geçti, hizmetler aksamasın, Ankara kilitlenmesin" diyerek kendi AK Parti geçişine meşru bir gerekçe yaratmak. Ortada bir kriz yok, planlı bir geçiş senaryosu var.
@vasenoy Boş hezeyanlarla Kılıçdaroğlu’na saldırmayı bırakın! Bu partiyi milletin evi yapan, bedel ödeyip adalet uğruna yollara düşen Kemal Bey’dir. Millete kul olan adamı bugün kinle suçlamak en hafif tabirle nankörlüktür. Tarih yazacaksa; omurgayı, mücadeleyi ve duruşu yazacak!