Küresel baskı rejimi altında kültür-sanat
Fırat Yusuf Yılmaz, uluslararası insan hakları kuruluşu Freemuse’un, dünya geneline yayılan sanatsal özgürlüğe yönelik 2025 yılı raporunu Susma Platformu için inceledi.
https://t.co/DlCPUX0OAp
Mahkeme, Mabel Matiz davasında “suçun unsurları oluşmadı” dedi
Müzisyen Mabel Matiz’e “Perperişan” adlı şarkısı gerekçe gösterilerek açılan davada mahkeme, beraat kararı verdi.
✍️ @canancoskun
https://t.co/dyc36v8Jlb
Nisan ayı bülteni yayında!
Susma Platformu olarak kültür-sanat alanında gerçekleşen ifade özgürlüğü ihlallerini, konuya dair gelişmeleri derlediğimiz aylık bültenlerimize abone olabilir, sansür gündemini takip edebilirsiniz.
��� https://t.co/7UhEgHQc8D
@captain_price34 @aysecetinbas@flymepegasus@pegasusdestek Saatinde yetişebilenler arasında duştan çıkmış saçı ıslak gelen bile vardı. Ödediğimiz taksi paraları cabası. Buna rağmen uçak iki saat rötarlı kalktı. En kötüsü de ne bir açıklama yapıldı ne özür dilendi.
@captain_price34 @aysecetinbas@flymepegasus@pegasusdestek Bin vakadan birini ben aktarayım; 27 Mart İzmir-İstanbul uçuşunu 23.10’dan 01.05’e alıp iki saat sonra “ilk mesajı dikkate almayın, uçak saatinde kalkacak” diyerek ikinci bir mesaj ilettiniz. 40 dakika içinde havaalanında olabilmek için taksiyle ve panikle yetişmeye çalıştık+
#HakanTosunaNeOldu
Faillerin ailesiyle ocakbaşında buluşan polis, 27 saat sonra okutulan parmak izi, ailenin editlediği kamera görüntüleri!
Gazeteci Serdar Akinan, Hakan Tosun'un öldürülmesiyle ilgili çok önemli iddialarda bulundu. Akinan'ın aktard��ğına Hakan'ı öldüren failin ailesi Ağrılı korucu bir aile. Emniyetle de yakın ilişkisi mevcut. Esenyurt'ta "söz sahibi olan, güçlü" bir aile.
Saldırı sonrası Çam Sakura Hastanesi'ne "kimliksiz" bir şekilde götürülen Hakan'ın kim olduğu tam 27 saat sonra tespit ediliyor. Peki nasıl? Parmak izi okutularak! Neden başta kimlik tespiti yapılmadı da 27 saat sonra yapıldı? Kim kimi neden koruyor?
Akinan'ın anlattıkların en çarpıcı kısmı şu: Hakan'ın gazeteci olduğu, çevresinin olduğu, işin orada kalmayacağı öğrenilince polis ile aile büyükleri bir ocakbaşında buluşuyorlar. İddiaya göre polis aileye "Bu olay büyüdü, gençleri alalım" diyor. Sonrasında da telefonla çağrılıyorlar ifadeye. Gözaltı ve tutuklama görüşmeden sonra, böyle gerçekleşiyor.
Akinan'ın aktardığı bir başka konu da olay yerini net bir şekilde gören kamera görüntüleri ile ilgili. Polisin iki kez gidip işyerinde incelediği almadığı kayıtlara failin ailesi el koymuştu. Gazeteci Umut Taştan bunu ortaya çıkarmıştı. Akinan'ın iddiası ise medyaya sızdırılan kesilmiş görüntülerin failin ailesi tarafından "editlendiği" ve emniyet üzerinden sızdırıldığı yönünde.
Soruşturma etkin ve şeffaf bir şekilde yürütülmedikçe, başta ailesi olmak üzere kamuoyu bilgilendirilmedikçe bu tür iddiaların ardı arkası kesilmeyecek.
Yine ve yeniden soruyoruz! Bir cevap alıncaya kadar da sormaya devam edeceğiz: #HakanTosunaNeOldu
Daha önce paylaştığım tweetimde sizlere yaşadığım deprem felaketi sonrası her iki bacağımı kaybettiğimi ve yeniden hayata tutunabilmem için biyonik proteze ihtiyaç duyduğumu anlatmıştım. Bu süreçte Valilik aracılığıyla kampanya başlatılması için resmi başvuruda bulundum. Ancak ne yazık ki protezin özel olması gerekçesiyle başvurum reddedildi.
Benim için bu protez sadece yürümek değil; özgürlüğümü geri kazanmak, sevdiklerime kavuşmak, ihtiyaçlarımı bağımsızca karşılayabilmek ve hayallerimin peşinden gidebilmek anlamına geliyor. Bu nedenle umudumu kaybetmeden hukuki süreci başlattım.
Biliyorum ki yol uzun ve zorlu olacak. Ama aynı zamanda inanıyorum ki dayanışmayla, birlikle, imkânsız gibi görünen engeller bile aşılabilir. Bu yolda bana güç veren şey de sizlerin desteği.
Atacağınız en küçük adım bile benim için büyük bir umut demek. Bir RT, bir paylaşım, doğru kişilere yönlendirme ya da sadece yanımda olduğunuzu hissettirmek… Hepsi benim için çok değerli.
Bugün intihar denilip üzeri kapatılan #EmelAkbaş için alandaydık. Sizlerle basın metninden olayları paylaşacağım. Lütfen buradan tüm serüveni okuyarak gündemde tutun:
Gaziantep’te Vergi Dairesi’nde “gelir uzmanı” olarak çalışan 38 yaşındaki Emel Akbaş aynı kurumda “müfettiş” olarak çalışan 1,5 yıllık eşi M.Ş.B ile oturdukları 3.kattaki evin penceresinden düşerek ölmüştür. Emel, iki aylık hamiledir.
Her şeyden de evvel Emel Akbaş, boşanmak istediğinde de M.Ş.B’nin “bizde boşanma olmaz, gelinliği ile gelen kefeni ile gider.” dediği bilinmektedir. Emel’in evlendiğinden çok az zaman sonra eşi M.Ş.B’nin “sanal bahis oynadığını öğrenmesi” gerekçesi ile ekonomik şiddete uğrayıp kredi çekmeye zorlandığı, kartlarının eşi MŞB tarafından kullanıldığı ve bu nedenlerle aralarında sık sık çatışma yaşadıkları bilinmektedir. Bu nedenle de defalarca tartıştığı eşi MŞB’den şiddet gördüğü gerekçesi ile karakol tutanakları da bulunmaktadır. Ayrıca Emel Akbaş, eşine “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu”na göre maaşının yalnızca belli bir oranında borçlanma yapabileceklerini de hatırlatmış; ancak bu limiti aşmaktan ve görevini dahi kötüye kullanmaktan çekinmeyen M.Ş.B, bundan da geri durmamıştır.
Yani Emel Akbaş’ın resmi kayıtlarda da şiddete uğradığı kesinken bu kayıtlar dikkate alınmamış, olay sonrası tedbiren dahi olsa M.Ş.B gözaltına dahi alınmamıştır. Bugün hâlâ M.Ş.B -şüpheli bulunmasına rağmen- serbesttir.
Olayın gerçekleştiği 26 Haziran tarihinde, sabah 05.37’de alınan görüntü kayıtlarından Emel Akbaş ve eşi M.Ş.B’nin tartışmalarına şahitlik ediyoruz. Kayıtlı bulunan görüntülerden Emel Akbaş’ın tartışma nedeniyle evinden çıkıp gidecekken eşi M.Ş.B’nin ardından gelerek bahçede tartışmayı uzatması sonucunda Emel Akbaş kaçarak aracına binmekte; aracıyla uzaklaşacakken ise araç hareket halindeyken eşi M.Ş.B, Emel Akbaş’ın bulunduğu araç kapısını açarak Emel Akbaş’ı zorla araçtan indirmek istemektedir. Emel Akbaş, bu zorlu ısrara rağmen direnerek aracıyla oradan hızla uzaklaşarak kaçmıştır.
Ardından Emel Akbaş’ı türlü tehditlerle eve çağırdığı anlaşılan M.Ş.B, Emel Akbaş’ı 06.36’da eve geri döndürmüştür. Eve dönen Emel Akbaş’ın dışarıdayken aracının benzinini fulladığı da daha sonra aracından çıkan benzin fişi ile kanıtlanmıştır. Dolayısıyla intiharı düşünen birinin aracına benzin almak gibi bir amaç taşımayacağı da ortadadır.
Emel Akbaş’ın eve geri döndüğünde aracını bahçeye değil, “emaneten çıkmak amacıyla evinin önüne park ettiği” de görüntülerde yer almaktadır. Bu durumda şüpheli eş M.Ş.B’nin kısa sürecek bir görüşme sonrası Emel Akbaş���a “onu rahat bırakacağını” vaat etmesini doğrular, niteliktedir.
Dolayısıyla Emel Akbaş’ın evine girdikten 11 dakikalık az zaman süreci sonrasında 06.47’deki düşüş hadisesinin yaşanması, düşüş hadisesinin eşi M.Ş.B tarafından kurgulanmış olduğunu kanıtlar, niteliktedir. Kayıtlı görüntülerde yer alan diğer unsur da Emel Akbaş düştükten sonra ardından düştüğü pencerenin perdesinin kapatılmasıdır.
Olay sonunda ambulansın komşu tarafından çağrıldığı, şüpheli M.Ş.B’nin aşağıya geç indiği bilinmektedir. Bu da olay yerinde delilleri yok ettiği, o sırada da Emel Akbaş’ı ölüme terk ettiği anlayışını kanıtlamaktadır.
İşbu nedenlerle Emel Akbaş’ın ölümünün sebebi intihar değil, delilleri beraberinde bir kadın cinayetidir!
#KadınCinayeti
#EmelAkbaş
#EmelAkbaşİçinAdalet
Silivri Cezaevinde 3 No'lu B1 koğuşunda kalan öğrenciler; koğuş ağalarının kendilerine kötü muamelede bulunduklarını ilettiler.
Öğrenciler, başka bir koğuşa alınmayı bekliyorlar. Adalet Bakanlığı'nın ivedilikle adım atmasını bekliyoruz.
Öğrencilerin taleplerinin takipçisiyiz.
“Örtük ya da Açık: Sansür” adlı video serimizin yeni bölümü “O Heykellere Ne Oldu?” yayında! Sanatçı Ali Şentürk, Ayşen Güven’e kamusal alan heykellerine dair sansür ve tahribatı anlattı. Video röportajın tamamı için: https://t.co/8YWneEDiSx
@aysenimsi#AliŞentürk#sansür
“Örtük ya da Açık: Sansür” video serimizin “O Heykellere Ne Oldu?” başlıklı bölümünde Ayşen Güven’in konuğu sanatçı Ali Şentürk.
Şentürk, “Operasyon Kamusal Alan” adlı kitabında 2000-2018 yılları arasında radarına takılan kamusal alan heykellerinin başına gelenleri anlatıyor.
1. Biraz önce Wattpad kararına, platformun kullanıcısı ve kamu gözcüsü sıfatıyla itiraz ettim. Hukuka, Anayasaya ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliği kararının derhal kaldırılmasını talep ettim. 👇
Ayşen Güven’in (@aysenimsi) hazırladığı, teknik sorumluluğunu Fatih Pınar’ın üstlendiği Örtük ya da açık: Sansür adlı video serimizin ilk bölümü Yerli dizilerde kadın temsilleri: Peki anlatılmayanlar! yayında.
İlk konuğumuz akademisyen-yazar Aslı Kotaman
https://t.co/XZk3W9djju