"The Intern: A Summer of Lust" (2019) adlı film
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki küçük ve muhafazakar kasabasından ayrılarak İspanya'nın hareketli şehri Barselona'ya giden Maddie'nin hikayesini odağına alarak, erotik film yapımcısı Erika Lust'ın yanında staj yapmaya başlamasıyla değişen hayatını derinlemesine işler. Maddie, ilk başlarda bu yeni kültüre, açık fikirli iş ortamına ve şehre adapte olmakta büyük zorluklar yaşasa da, özgür ruhlu oda arkadaşı Michael ve staj yaptığı şirketteki iş arkadaşları Julia ile Kali sayesinde kısa sürede içindeki bastırılmış arzuları keşfetmeye ve sınırlarını aşan bir cinsel uyanış sürecine adım atmaya başlar. Bu sırada ABD'deki ailesi, Maddie'den uzun süre haber alamayınca endişelenir ve onun sorumluluk sahibi, korumacı ablası Paisley'yi kardeşini bulup eve geri getirmesi için Barselona'ya gönderir; ancak Paisley kardeşinin izini sürüp onun çalıştığı stüdyoya ve arkadaş ortamına ulaştığında, Maddie'nin sandığı kadar masum ve kayıp olmadığını, aksine tamamen kendi kararlarıyla yeni bir hayat kurduğunu fark eder. Kardeşini ikna etmeye çalışırken Barselona’nın büyüleyici yaz atmosferine, Erika Lust dünyasının tabuları yıkan felsefesine ve stüdyodaki karizmatik insanların çekimine kapılan Paisley, çok geçmeden kendi katı ahlaki kurallarını, bastırılmış cinselliğini ve hayata bakış açısını sorgulamaya başlayarak kendisini de bu özgürleştirici keşif yolculuğunun tam ortasında bulur.
Schnick Schnack Schnuck adlı 2015 yapımı Alman filmi
Kitle fonlaması yöntemiyle finanse edilmiş ve ana akım sinema dili ile alternatif anlatım tarzlarını mizahi bir tonla harmanlamış bir yapımdır. Hikaye, Amsterdam’daki büyük bir rock festivaline gitmek üzere yola çıkan Felix ile evde kalmayı tercih eden kız arkadaşı Emmi’nin paralel olarak gelişen ve beklenmedik bir noktada kesişen maceralarını konu alır. Felix, en yakın arkadaşı Kai ile birlikte çıktığı yolculukta Berlin civarında yolunu kaybedip yeni insanlarla tanışarak farklı deneyimler yaşarken, evde kalan Emmi ise eski okul arkadaşı Magda’yı davet ederek monotonluktan uzaklaşmaya çalışır. İlişkiler, modern arkadaşlık bağları ve karakterlerin kişisel arayışları üzerine odaklanan film, birbirlerinden habersiz farklı mekanlarda bulunan bu karakterlerin yollarının finalde büyük bir tesadüf eseri aynı organizasyonda kesişmesiyle doruk noktasına ulaşır.
The Real Me adlı film
İnternet üzerinden tanıştığı ve akranı olduğunu düşündüğü bir gençle (Brent) ilk kez yüz yüze buluşmak için sabırsızlanan bir kızın hikayesini ele alır. Ancak buluşma yerine gittiğinde, karşısındakinin aslında kendi lise öğretmeni olduğunu ve kendisini şantaj yoluyla tuzağa düşürdüğünü fark eder.