Gezi olayları, tıpkı askeri darbeler, tıpkı muhtıralar, tıpkı terör örgütlerinin saldırıları, tıpkı FETÖ’nün 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimleri gibi, devleti ve milleti hedef alan alçak bir saldırıdır.
Hepiniz oradaydınız ve her şey siz oradayken oldu. “Meselenin ağaç olmadığını” hepimiz biliyoruz. Yargı kararına saygılıyız fakat hiçbir yargı kararı, günlerce süren şiddet eylemlerini, “hükümeti devireceğiz” naralarını, bu kadar yıkım, yakım ve yağmayı aklamaz. #GeziDarbesi
4) Siz ne derseniz deyin, bizim bu millete sözümüz var. İstediğiniz kirli iftiraya başvurun memleketimiz için daha yapacak çok işimiz var. Bu kanatla uçamaz, bu ayakla koşamazsınız. Bırakın iftiraları. Biz kıştan sonra baharın geleceğini biliyoruz. Kışta kalmak sizin takdiriniz.
3) Edep ve adabdan yoksun bir dil ile yol alanlar ne kendisine ne de savunduğu sözde ideallerine hizmet eder. Rotasını kaybeden gemi gibi ona buna sataşarak bir limana ulaşamazsınız. Şehrimize hizmet eden bakanımıza, başkanımıza kısacası herkese şükran duyuyoruz.
2) Düne kadar el etek öpenler, merdivenin basamaklarını tırmanırken elinden tutanlara bugün kirli sözlerle saldıranlar, bohçasına ne koymuş bakmalıdır. Her kurt işareti yapan elbette milliyetçi değildir, herkesin dürüst davranmasını beklemiyoruz. Ancak herşeyin de bir adabı var.
1) Memlekete hizmet etmenin bedeli bu kadar ağır olmamalı. Gün geçmiyor ki şehrimize ve aziz milletimize hizmet edenlere yönelik karalayıcı, yaralayıcı bir sözle karşılaşmayalım. Çamurda yürüyerek temiz kalamazsınız, gökyüzüne uzanarak tutunamazsınız, herşeyin bir yolu var.