Türkiye’nin en büyük fitness sayfalarını Instagram’da yönetiyoruz.
Şimdi bilgi tarafını X’e taşıyoruz.
Bu hesapta “salondaki abi öyle dedi” bilgisi yok.
Farmakoloji, beslenme, supplement ve antrenman konusunda ne işe yarıyor, ne işe yaramıyor ve neden?
@FITrebelde Yağ oranı arttıkça metabolik bozulma, insülin direnci ve hormonal eksen üzerindeki baskı da artabiliyor. Bu yüzden aynı yaştaki iki erkekte yağ oranı farkı testosteron tarafında ciddi fark yaratabiliyor.
Testosteron tarafında sadece yaşa bakmak eksik kalıyor. Vücut yağ oranı, özellikle metabolik sağlıkla beraber düşünüldüğünde, testosteron seviyeleriyle yaşa göre daha güçlü bir ilişki gösterebiliyor. Yağ oranını düşürmenin hormonal tarafı da kü��ümsenmemeli.
@Yasampratikgucu Kortizol ve testosteron davranışı etkiler eyvallah da olay ‘kortizol yüksekse ağlaksın, testo yüksekse alfa olursun’ kadar düz değil ���� İnsan psikolojisini iki hormona indirgemek bilim değil, motivasyon postu.
Tam olarak olay bu. Bağırsakta üretilen serotonin direkt beyne gidip etki etmiyor çünkü kan-beyin bariyerini geçemiyor. Bağırsakla beynin iletişimi daha çok vagus siniri, bağışıklık sistemi ve mikrobiyotanın ürettiği maddeler üzerinden oluyor. Yani bağlantı gerçek ama mekanizma düşündüğümüzden daha dolaylı.
Jinekomasti korkusuyla her iğneden sonra refleks gibi Arimidex’e sarılan çok kişi görüyorum. Bu işi böyle ezbere yürütmeyin.
Östrojen erkek vücudunda sadece “su tutan” ya da “meme yapan” bir hormon değil. Kemik sağlığı, eklemler, lipid profili, libido ve genel hormon dengesi için de gerekli.
Östrojeni gereksiz yere fazla baskılarsanız eklem kuruluğu, libido düşüşü, kötü lipid değerleri ve genel performans kaybı yaşayabilirsiniz. Kas gelişimi tarafında da “ne kadar düşük, o kadar iyi” diye bir mantık yok.
Ortada belirti yokken, sırf korkudan aromataz inhibitörü kullanmak çoğu zaman çözüm değil, yeni problem üretir.
Kısacası östrojen düşman değil. Kontrolden çıkmasını istemeyiz ama sıfırlamaya çalışmak da ayrı bir hata.
Bunu steroid kullandı, bu hale geldi diye aktarmak fazla yüzeysel. Burada daha çok 17 yaşında başlayıp gereksiz yüksek dozlara çıkmanın ve işi kontrolsüz yürütmenin bedeli görünüyor. Akne, yağlanma, saç ve yüz görünümündeki bozulma; özellikle androjen yükü fazla, dozlar agresif ve takip kötü olduğunda çok daha sert ortaya çıkabiliyor. Yani mesele steroid kelimesi değil, yanlış yaşta yanlış dozlarla kontrolsüz kullanım
Burada sorun steroid kullandı ve çirkinleşti kadar basit değil. 17 yaşında başlayıp yüksek dozlar, yanlış planlama, hormon dengesizliği ve akneye yatkınlık birleşince sonuç bu olabiliyor. Aynı maddeler bilinçsiz ve agresif kullanıldığında cilt, saç ve genel görünüşü ciddi bozabilir. Mesele sadece ne kullandığın değil; yaş, doz ve nasıl kullandığın
@smutlubm Kas serotonin fışkırtıyor diye bir mekanizma yok zaten 😄 Egzersiz–beyin ilişkisi serotonin, BDNF, endorfinler, myokinler vs. bir sürü yolaktan ilerliyor. Bu çalışma da Apelin’in o zincirde düşündüğümüzden daha önemli olabileceğini söylüyor. Bilim yine ‘tek sebep’ sevenleri üzdü.
110 gün karnivor sonrası LDL’nin düşmüş olması ilginç ama buradan karnivor kolesterolü düzeltir, testosteronu 2 kat artırır sonucu çıkarmak fazla iddialı. Hele lipid panelini 10 yumurta + tereyağından 2 saat sonra ölçmek kıyas için pek sağlıklı değil. Testosterondaki değişim de tek başına diyetle açıklanamaz. Yine de 200. gün sonuçlarını görmek isterim
Definasyonda olay sadece kalori açığı değil. Bu çalışmada aynı kalori kısıtlamasında 5.5 saat uyuyanlar, 8.5 saat uyuyanlara göre daha az yağ kaybedip daha fazla yağsız kütle kaybetmiş.
Yani uykuyu kısıp diyeti kusursuz yapmanın pek bir anlamı yok. Kas korumak istiyorsan uyku da programın bir parçası.
Burada ‘uzak durulması gerekenler’ ile ‘bazı kişilerde yan etkiyi artırabilecekler’ birbirine karışmış. GLP-1 ilaçlarında yağlı/büyük öğünler bulantı ve reflüyü artırabilir; alkol de mide-bağırsak şikâyetlerini kötüleştirebilir. Ama ‘şeker kilo vermeyi sürekli durdurur’, ‘doymuş yağ yasak’, ‘laktozdan herkes uzak dursun’ gibi genellemeler bilimsel değil. Kilo kaybını belirleyen hâlâ toplam enerji dengesi; tolerans kişiden kişiye değişir. İlaç kullanıyorsan yasak listesi değil, porsiyon ve tolerans yönetimi lazım.
Zayıflama iğnesi kullanıyorsan akşam yemeklerinde bu besinlerden mutlaka uzak dur!
1. Yağda kızarmış besinler: Yağda kızaran et, sebze vb. besinlerin sindirimi istenmiyor. ++
@tipveyasam1 GLP-1 kullan��rken mesele ‘şu 6 besin yasak’ değil. Yağlı/büyük öğünler ve alkol bulantı-reflüyü artırabilir, doğru. Ama şeker ‘kilo vermeyi durdurmaz’, laktoz da intoleransın yoksa düşman değil. Sosyal medya beslenmeyi yine yasaklar listesine çevirmiş :)
İkinci kalp lafı biraz manşetlik ama mantığın temeli doğru. Baldır kasları yürürken kasılıp gevşeyerek toplardamarlardaki kanın yerçekimine karşı kalbe dönüşüne ciddi katkı sağlar. Ama buradan ‘baldır pompan zayıfsa ölüm riskin 2 kat’ diye direkt neden-sonuç çıkarmak doğru değil; fiziksel aktivite, yaş, damar sağlığı ve eşlik eden hastalıklar da işin içinde. Yani calf raise ömrü uzatan gizli hack değil 😄
Tofu en iyi protein kaynağı’ demek biraz metrik oyunu olmuş. Çevresel sürdürülebilirlikte tofu gerçekten çok güçlü olabilir ama kas protein sentezi açısından proteinleri sadece ‘esansiyel aminoasit içeriyor mu?’ diye kıyaslayamazsınız. Lösin miktarı, EAA yoğunluğu, sindirilebilirlik ve gram başına protein kalitesi de işin içinde. 30 g tofu proteiniyle 30 g whey/yumurta/et proteini aynı şey değil. Vegan protein otomatik olarak daha kaliteli protein demek değildir.
Bu besinler sağlıklı olabilir ama ‘testosteron artıran besinler’ diye sunamazsın. Çinko, magnezyum, D vitamini veya enerji eksikliği varsa eksikliği düzeltmek testosteronu normale çekebilir; ama testosteronu normal olan bir erkekte bitter çikolata, ıspanak ya da kabak çekirdeği yiyerek anlamlı bir hormonal sıçrama beklenmez. Testosteron mutfakta tek tek besin kovalamaktan çok; enerji dengesi, uyku, yağ oranı, direnç antrenmanı ve genel sağlıkla alakalı.
Bunlar testosteron ‘boostlayan’ sihirli besinler değil hocam. Eksikliğin varsa çinko/magnezyum/D vitamini gibi şeyleri yerine koymak işe yarayabilir; ama hormonların normalse ıspanak yiyip testo fırlamıyor :) Tek tek besin değil, toplam beslenme + uyku + antrenman + yağ oranı önemli.”
Tek antrenmanda dondurma yiyip performansın artması, ‘şeker ve fruktoz dosttur’ sonucunu kanıtlamaz. Muhtemelen ekstra karbonhidratla glikojen/kan glukozu tarafında avantaj yaşadın. Bu başka şey, yüksek şeker tüketimini genellemek başka. Yağlar için de aynı hata var; ‘doymamış = enerji düşürür’ diye bir fizyoloji yok. Beslenme tek öğünlük hissiyatla değil, toplam enerji, makro dağılımı ve uzun dönem verilerle değerlendirilir
“Spor kafa dağıtır” lafının biyolojik karşılığını giderek daha net görüyoruz.
Kas sadece hareket üreten bir doku değil, aynı zamanda endokrin bir organ. Bu çalışmada egzersizle kaslardan salınan apelin, hipokampustaki nöroplastisiteyi artıran sinyalleri tetikleyip antidepresan benzeri etkilere aracılık ediyor.
Depresyonun tek tedavisi bu.
Çünkü GYM gidip ağırlık kaldırmak, proteinli ve sağlıklı beslenmek inanilmZ bir değişim yaratıyor.
Sadece vücudunuzda değil beyninizde de.
Hormonlarıniz ve kan degerleriniz degisiyor.
Vucut postur değişiyor, yağ orani dusup kas orani artiyor.
Kas sadece görüntü değil, bildiğin sinyal üreten bir organ. Bu çalışmada egzersizle kas kaynaklı apelin artıyor; hipokampustaki nöroplastisite ve antidepresan etkilerle ilişkili yolları tetikliyor.
Yani “kafamı dağıtmaya salona gidiyorum” lafı aslında baya biyolojik bir olaymış. Gym bro’lar yine boş konuşmamış.
Testosteron sadece libido veya kas kütlesiyle ilgili bir hormon değil; kas gücü, kemik mineral yoğunluğu, eritropoez, enerji metabolizması ve toparlanma süreçlerinde önemli rol oynuyor.
ABD ordusunun 30 yaş üzeri personelde testosteron eksikliğini sistematik olarak taramaya yönelmesi de hormon sağlığının performans ve operasyonel hazırlığın bir parçası olarak değerlendirildiğini gösteriyor.
Tabii tarama ≠ herkese TRT.