Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biri olan İzmirden merhaba Sene olmuş 2026 başka ülkeler acaba uzayda hayat var mı diye düşünürken biz kalkmış @gdzelektrik hangi saatte enerjimizi bırakacak diye düşünüyoruz. Yazık…
Malatya-Doğanşehir-Polatdere Mahallesi mevkiinde Muş'a gitmekte olan bir yolcu otobüsünün şarampole devrilmesi sonucu hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır, yaralanan 15 yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum…
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılışı ile birlikte dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. 🇹🇷
#EnGüzelBayram | #23NisanKutluOlsun
Dün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, bugün de Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde okullara yönelik gerçekleşen hain saldırıları şiddetle kınıyoruz!
Hayatını kaybeden kıymetli öğretmenimize ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.
Tüm gücümüzle #EğitimdeŞiddeteHayır diyoruz!
Memleketim Muş Varto başta olmak üzere Bingöl Karlıova ve çevre ilçelerde yapılması planlanan Jeotermal Projesine karşı dün mecliste grubu bulunan tüm siyasi partileri ziyaret ederek süreçle ilgili bilgilendirmede bulunduk.
Tüm siyasi parti gruplarına göstermiş oldukları hassasiyetten dolayı çok teşekkür ediyorum.
450 dönümlük bir alanda yapılmak istenen, Varto’da doğayı, çevreyi, bölgenin geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık faaliyetlerine zarar verecek, bölge halkının istemediği ve bölgede 17 köyü doğrudan etkileyen bu proje iptal edilmelidir. Böyle bir projeye asla geçit vermeyeceğiz.
Devletin önceliği Amerikalı bir şirketi ihya etmek değil kendi vatandaşı olmalıdır.
Buradan herkesi bu projeye karşı düzenlenen 24 Nisan’da Varto’da – 25 Nisan’da Karlıova’da yapılacak olan mitinge katılmaya ve destek olmaya davet ediyorum.
📍Memleketim Muş Varto’da yapılması planlanan jeotermal projesi ile ilgili bugün meclis kürsüsünde yaptığım konuşmadır:
“Memleketim Muş Varto’da yapılması planlanan fakat halkımızın asla istemediği jeotermal projesiyle ilgili süreci ve orada yaşananları sizlerle paylaşmak istiyorum.
2023 yılında Amerikalı bir firmaya 17 köyü etkileyen 450 dönümlük bir alanda jeotermal arama ruhsatı veriliyor. Bu karar alınırken ne bölge halkına danışılıyor ne de onların rızası aranıyor.
Bu süreç tamamen kapalı kapılar ardında yürütülüyor. İnsanlar ne yapılacağını, nasıl yapılacağını bilmiyor.
Varto ve çevresi için tarım ve hayvancılık sadece bir ekonomik faaliyet değildir; bir yaşam biçimidir. Bu insanlar toprağıyla, hayvanıyla geçimini sağlıyor.
Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, buğdayı ve eti ithal eden bir ülke haline gelmiştir. Kendi kendine yetebilen bir ülkeyken, dışa bağımlı bir yapıya sürüklendik. Şimdi ise elde kalan üretim alanlarını da yok etmek istiyorsunuz.
Üstelik burada çok daha vahim bir durum var. ÇED raporları bütüncül bir değerlendirme gerektirir.
Proje alanının tamamına olumlu rapor çıkmayacağı bilindiği için, alan parçalara bölünerek işlem yapılmaya çalışılıyor. Bu açıkça mevzuatın arkasından dolanmak, hukuku şeklen uygulayıp fiilen yok saymaktır.
Bir yandan kırsala dönüşü teşvik ediyoruz diyorsunuz, diğer yandan meraları şirketlerin kullanımına açıyorsunuz.
Amerikalı şirketler mi önceliğiniz yoksa vatandaş mı?
Varto’da yaşayan hemşehrilerim ve Varto dışında yaşayıp bu sürece karşı olan binlerce Vartolu hemşehrilerim adına açıkça söylüyorum Varto’da böyle bir projeye asla geçit vermeyeceğiz, vatandaşlarımızla devleti karşı karşıya getirecek bu uygulamadan bir an önce vazgeçilmelidir…”
📍Ülkemizdeki Gıda Enflasyonu ve Muş Varto’da Yapılması Planlanan Jeotermal Projesi ile ilgili TBMM Genel Kurulu’nda yapmış olduğum konuşmamdır:
📌Türkiye’de yaşanan ekonomik daralma artık istatistiklerin ötesine geçmiş, toplumun her kesiminde derin bir yaşam krizine dönüşmüştür.
TÜRKİYE’DE ÜSTÜ ÖRTÜLMEYE ÇALIŞAN BİR KITLIK VAR.
MARKETTE, PAZARDA, REYONDA ÜRÜN VAR FAKAT CÜZDANDA PARA YOK. VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ YOK…
Ekonomik göstergeler bize tek başına bir şey anlatmaz; asıl gerçek, pazarda filesini dolduramayan, kirasını ödeyemeyen vatandaşlarımızdır.
Diğer yandan üretim cephesinde de ciddi bir kırılma yaşanmaktadır. Çiftçimiz artan maliyetler, belirsiz piyasa koşulları ve yetersiz destekler nedeniyle üretimden çekilme noktasına gelmiştir. Tarım gibi stratejik bir alanda yaşanan bu çözülme, yalnızca üreticiyi değil, doğrudan tüketiciyi de etkilemektedir. Çünkü üretim azaldıkça fiyatlar artmakta, gıda erişimi zorlaşmaktadır.
Tarımın yanı sıra hayvancılıkta da üreticilerimiz zor durumda çiğ süt fiyatlarının bir an önce yükseltilmesi gerekiyor.
Öte yandan çok önemli bir noktaya da değinmek istiyorum. Ülkemizde yem fabrikaları üreticinin belini bükmüş durumda.
1 Torba süt yemi 900 lira, 1 torba besi yemi 800 lira. Ulusal Süt Konseyinin belirlemiş olduğu 1 litre çiğ süt fiyatı 22 lira 22 kuruş. Kooperatiflerde, birliklerde bu fiyat 20 lira 70 kuruş. Üretici bu hesabın içinden çıkamıyor buyrun siz çıkın bu hesabın içinden.
Ete veya süte en ufak bir zam yapılsa yem fabrikaları da yeme iki katı zam yapıyor. Üretici kazandığından fazlasını yem fabrikalarına veriyor.
Üretimin arttırılması için yem fabrikaları çok sıkı denetlenmeli ve fahiş fiyatların önüne geçilmelidir. Devlet yem fabrikalarının değil üreticinin yanında olmalıdır.
Yeri gelmişken memleketim Muş Varto’da yapılması planlanan fakat halkımızın asla istemediği jeotermal projesiyle ilgili süreci ve orada yaşananları sizlerle paylaşmak istiyorum.
2023 yılında Amerikalı bir firmaya 17 köyü etkileyen 450 dönümlük bir alanda jeotermal arama ruhsatı veriliyor. Bu karar alınırken ne bölge halkına danışılıyor ne de onların rızası aranıyor.
Bu süreç tamamen kapalı kapılar ardında yürütülüyor. İnsanlar ne yapılacağını, nasıl yapılacağını bilmiyor.
Varto ve çevresi için tarım ve hayvancılık sadece bir ekonomik faaliyet değildir; bir yaşam biçimidir. Bu insanlar toprağıyla, hayvanıyla geçimini sağlıyor.
Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, buğdayı ve eti ithal eden bir ülke haline gelmiştir. Kendi kendine yetebilen bir ülkeyken, dışa bağımlı bir yapıya sürüklendik. Şimdi ise elde kalan üretim alanlarını da yok etmek istiyorsunuz.
Üstelik burada çok daha vahim bir durum var. ÇED raporları bütüncül bir değerlendirme gerektirir.
Proje alanının tamamına olumlu rapor çıkmayacağı bilindiği için, alan parçalara bölünerek işlem yapılmaya çalışılıyor. Bu açıkça mevzuatın arkasından dolanmak, hukuku şeklen uygulayıp fiilen yok saymaktır.
Bir yandan kırsala dönüşü teşvik ediyoruz diyorsunuz, diğer yandan meraları şirketlerin kullanımına açıyorsunuz.
Amerikalı şirketler mi önceliğiniz yoksa vatandaş mı?
Varto’da yaşayan hemşehrilerim ve Varto dışında yaşayıp bu sürece karşı olan binlerce Vartolu hemşehrilerim adına açıkça söylüyorum Varto’da böyle bir projeye asla geçit vermeyeceğiz, vatandaşlarımızla devleti karşı karşıya getirecek bu uygulamadan bir an önce vazgeçilmelidir…
Katar’da eğitim faaliyetleri sırasında kaza kırıma uğrayan helikopterin düşmesi sonucu bir Türk Silahlı Kuvvetleri personelimiz ile ASELSAN personeli iki teknisyenimizin şehit olduğunu büyük bir üzüntüyle öğrendik.
Şehitlerimize Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı dileriz. 🇹🇷
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde, başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ‘Çanakkale geçilmez’ sözünü tarihe kazıyan tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve sonsuz minnetle anıyoruz. 🇹🇷
Kurtuluş mücadelemizin sembolü, “korkma” diye başlayıp “istiklal” ile son bulan İstiklal Marşımızın kabulünün 105. yıl dönümünde; başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u ve bağımsızlığımız için mücadele eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.