Ayasofya, 86 yıllık hicranın ardından yeniden asli hüviyetine 6 yıl önce bugün kavuştu…
Bu kutlu mabet, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süslemeye devam edecek…
Ayasofya’nın dirilişi mübarek olsun…
Dün o ayetlere saygısızlık yapıldı diye bu millet savaş verdi. Bugün tornadan geçmiş torunu ayet önü kapatıp İslam'a karşı kurtuluş savaşı verdiğini düşünüyor.
Ayet önü kapatarak vatan hainleri ile filan mücadele ettiğini sanıyor.
Acıdır ama eğitim sistemi mahsulü budur. 20'li yaşlarındaki ortalama zekalı her ürün aslında üstüne dökülen boyanın rengini alıyor. Bu renk bu milletten değil, bu millete düşman.
Kültür tarihi ve ona göre şekillenen müfredatın her bir cüzü kendisine, sağındakine ve kendisinin mazisine düşman kurşun askerler yetiştiriyor.
Kendi evladını, kendine düşman etmek için büyük bir emek ile para harcıyorsun. Daha önemlisi evlat harcıyorsun. Sonuç budur.
Bu masal etrafında gargara yapıp entelektüel pozları keserek bu millete ilmi hizmet yapılmaz. Islah ederek masal düzelmez, düşmanın diktiği bu yamalı bohçadan bize sıcak bir örtü çıkmaz.
Bu masanın tamamını aralıksız bir şekilde tekmeleyeceğiz. Yaban otunu sökmeden gül yetişir sanmak abes.
Alperen Şengün’e soruyu soran İsrailli.
Soru tam bir tuzak. Akıl, İsrail aklı.
Bugün aynı maçta sahaya çıkacağı İsrailli oyuncuyla ilgili en ufak bir şey söylese hayatını mahvedecekler.
Bu noktada Amerikalıların bile “akıllıca cevap verip sıyrılmış” dediği yerde 23 yaşında, bugün sırtında ay-yıldız taşıyacak değerimizi harcayanlar var.
Hep merak ediyoruz ya.. “Bizim niye lobimiz yok? Biz niye güçlü değiliz?” diye.
Bir İsraillinin tuzağıyla kendi değerlerimizi satacaksak daha çok sorarız bu soruları.
ABD burası. En küçük hatanda adamı duman ederler.
Yıllardır Filistin davasını da Gazze davasını da en üst düzey Amerikan kurumlarına taşımış bir Türk gazeteci olarak duruşum budur.
İsraillinin kurduğu tuzakla kendi evladımızı satmaya hevesli değiliz.
Gittiğine göre yazalım artık.
Bu çocuk geldiğinde başlamıştı problem yaratmaya hemde ilk günden. Kulüp planlama yaptı ama kendisi fotoğraf ve video çekimini istemedi transferi tanıtılırken. Araya başkan girip rica minnet
30-40 dakikada zorla çektirdiler.
Sonrasında kendi beyanıyla sosyal ilişkileri sevmediğini sadece evde olmak istediğini söyledi...
Oturduğu eve en yüksek hızda internet bağlantısı istedi. Yeri geldi takım organizasyonlarına bile katılmadı. Gaming aksesuarları bir sürü ekran- monitör vs... talebi oldu hepsine tamam denildi...
Sadece bunun için 20'gün mesai yaptı kulüp ��alışanları. Rafa hastalık derecesinde oyunkolik bir adam... Size normal gelebilir ama bence değil... Günde 12 saat oyun oynuyor...
Son dönemde yaşadığı sorunların temelini asosyal hayatı ve insani iletişiminin leş gibi olmasına bağlıyorum.
Sergen hoca ve ekibinin de illa ki hatası vardır... Ama Rafa'da masum değil... Oynadığı kulübün ağırlığına tezat davranışlar sergiledi...