Deniz Göktaş:
“Sabah, Kemal Bey’in burada olduğu ve benimle görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim.
Sulh Ceza Hâkimliği’ne çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. ‘Geçmiş olsun’ dedi, ben de teşekkür ettim.
‘Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu.’ Ben de ‘Yok’ dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi de söyledim.
‘Madem geldiniz, milyonlarca gencin bir ricası var: Lütfen CHP’yi salın’ dedim. Bunu söyledikten sonra başını salladı ve gitti.
2023’te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026’da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu.
Avukatımın söyledikleri doğrudur.”
(Fatih Altaylı)
adam kafasındaki projeyi nakış gibi işleyerek, mevcut rejimin ne olduğunu yaklaşık 30-40 milyon kişiye gösterdi. kendini feda etti ve gerisi size kalmış diyip çekip gitti
🔴 Kemal Kılıçdaroğlu, “Turpla, şalgamla devlet idare edilmez, adalet ile idare edilir” sözleriyle tanınan Yozgatlı Abdullah Yaşar’ı CHP’den ihraç etti. (Saygı Öztürk)
İnsan, insanı yakar mı ?
İnsan, insan yanarken bakar mı ?
İnsan, insan yanarken alkışlar mı ?
İnsan, insanı yakanı aklar mı ?
İnsan yanarken, yanmayan insan var mı?
Varsa yanmayan, o insan mı?
#UnutMADIMAKlımda#2Temmuz1993
Fatih Altaylı, Kılıçdaroğlu'nun içinden geçmiş
"Gece gündüz arınma çağrısı yapan Kemal Bey, sen önce 2023 sonrası Ankara ve İstanbul'da açtırdığın ofislerin finansmanını açıkla
Bu ofislerin giderlerini kim karşıladı?
Madem şeffaflıktan bahsediyorsun, önce bunun hesabını ver"
Mizahtan, kahkahadan korkuyorlar! Hakaret sayıyorlar!
Bu nedenle Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisine adli işlem başlattılar.
Önce "milli güvenlik ve kamu düzeni" gerekçesiyle erişim engeli getirdiler. Sonra “dini değerler” kapsamında soruşturma açtılar.
Bu çelişki bile tek başına hukukun nasıl keyfileştirildiğini gösteriyor.
Üstelik gösteriyi salondaki yüzlerce kişi izledi. Kahkahalar kesilmedi. Alkışlar susmadı.
Gösteriden paylaşılan görüntüleri sosyal medyada milyonlar izledi.
Yani iktidarın asıl rahatsız olduğu şey, aslında o kahkahaların arkasındaki ortak duygu!
İktidar, hoşuna gitmeyen her söze sonradan gerekçe üretmek için kanunları keyfiyetiyle kullanıyor.
Oysa hukuk özgürlüğün güvencesidir, korkunun değil!
İktidar, yapılan mizaha millet güldüğü için korkuyor. Attıkları uzun nutukların bir cümleyle altüst edilmesi alkışlandığı için korkuyor.
Ama korkunun ecele faydası yok!
Mizah da gerçeklerin cesaretle dile getirilmesi de sürecek.
Susturamayacaklar!
Bir şeyler oluyor… Görüyor musunuz?
Bir şeyler oluyor…
Şehirler, meydanlar, sokaklar…
Toprak gibi uyanıyor, nehir gibi yatağına sığmıyor.
Güzel şeyler oluyor…
Bize bir millet, bir de ayağımızın altındaki bu bank yeter!
77 yaşında vefat eden kadir i̇nanır 'ın geçmişte verdiği bir röportaj:
'Hayatımı belirleyen annemin bir sözü var.
'Seni düşürmek için bildiğim bütün yolları uyguladım oğlum ama ölmedin' dedi.' #kadirinanır
Deniz Zeyrek'ten şok iddia:
"Kılıçdaroğlu, TV kurmak için Erdoğan Toprak ile birlikte CHP'li belediye başkanlarından para toplamış.
Eski Belediye Başkanı Ünal Erzen, oğlunun düğün takılarını bozdurup vermiş. Sizin mantığınıza göre, adam verdim diyor."
Defalarca yazdım.
Herkesi uyutur.
Sinsice hareket eder, işine gelmeyen hiçbir konuda konuşmaz.
📍Yılmaz Büyükerşen beklenirken Ekmeleddin'i aday yaptığı gibi.
📍Ahmet Davutoğlu ile 45 gün boşuna istikşafi görüşmeler yaptığı gibi.
📍Muharrem İnce'yi seçime 50 gün kala aday açıklayıp bitirdiği gibi.
📍Altılı masada dört partiye milletvekili hediye edip Meral Akşener'i uyutarak kendisini aday dayattığ�� gibi.
📍İlk butlan atandığında "en kısa zamanda kurultay yapacağız" demişti.
Bugün dalga geçer gibi sözcüsüne "Eylül'de olağan kurultay süreci başlatıyoruz" dedirtti.
📍Yine oyun oynuyor, yine tuzak kuruyor.
📍Hep böyleydi.
Ne yazık ki mecburen destekledik, oy verdik.