Simülasyonun en hafife alınan canlısı kedilerdir, onların göğsüne kulağını dayayıp o mırıltı sesi duyduğunda, aslında 25-150 Hz bandında yayın yapan bir Biyolojik Frekans Jeneratörünü dinliyorsun.
Sistem, iyileşme protokolünü en beklenmedik donanıma yüklemiş. Sen dışarıda çare ararken, kucağındaki 4 kiloluk canlı kablosuz bir Biyorezonans Vericisi olarak çalışıyor.
Sen onu kucağında okşarken, o sana sessizce Patch (Yama) yüklüyor.
Adam ne güzel eleştirisini dile getirmiş.
Yorumlarda insanlar da karşı görüşünü dile getirmiş.
Adamın karşı cevaplara bak;
Hoşt, gerzek, zevzek vs vs...
Yorum yok.
Yazmayayaım diyorum, dayanamayıp yazıyorum.
Dün gece eşime dedim ki, "Sabah saatlerinde ABD, İran'ı vuracak.."
"Nereden biliyorsun.." dedi,
"Olan biteni izliyorum.." diyerek kısaca analizimi anlattım, gece 02.00 gibi yattım.
Sabah kalktım, haberlere baktım: ABD, İran'ı vurmuş.
Bunu ben bilebiliyorum. CHP Genel Merkezi bilemiyor..
CHP Genel Başkanı ne demiş diye baktım, bir tweet atmış, gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'a destek için "Başkanımızın yanındayız!." yazmış, sonra Antalya'da cezaevinde Muhittin Böcek'i ziyaret etmiş, "24 ilaç kullanıyor.." demiş, sonra Burdur Mitingi yapmış, İmamoğlu'nun mesajını okutup Akın Gürlek'e "Oğlum, oğlum, sert kayaya çarptın.." demiş, o arada da otobüsün üzerinden İran konusunda birkaç cümle etmiş.
Ya, etrafımız yanıyor; İran 'savaşı bölgeselleştireceğim' diyor, ABD 'bu savaş körfeze yayılacak' açıklaması yapıyor, kıyamet kopuyor, ana muhalefet partisi lideri sabahtan başlayıp, iddia edilen 'belediye yolsuzlukları'nın koruyuculuğu yapıyor, tutuklu İmamoğlu için 'millet iradesine sahip çıkıyor' mitinginin 93.'sünü düzenliyor.
Mitingde 'hadi bir şey diyelim bari' diye yaptığı İran açıklaması da pek zayıf.
Normalde böyle bir olayda, o ziyaretler de iptal edilir, miting de iptal edilir, MYK acilen toplantıya çağrılır, Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı'ndan, Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı'ndan, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda CHP'yi temsil eden milletvekillerinden, bölgeye hakim uluslararası ilişkiler uzmanlarından, askeri uzmanlardan, danışmanlardan brifing alınır, sonra bir metin hazırlanır, parti politikaları kapsamında bir basın açıklaması yapılır.
Özgür bey, bahsettiğim ziyaretler ve alakasız tweet mesajları sonrası otobüsün üstünde bir sağa bir sola hareket ederek, 1 saat konuştu tamamen konunun gerektirdiği ağırlıktan uzak bir şekilde sadece şunları söyledi:
"İran'ın kendi geleceğini tayin etmesi en büyük temennimiz. Ama şimdi oradaki durumdan istifade Trump ve Netanyahu oraya sivillere de zarar verecek şekilde saldırmaya başladılar. Bu açıdan, İran konusunda Türkiye'nin çok dikkatli, çok özenli, sivilleri gözeten, İran'ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, İran'daki istikrarsız bir süreci başlatmamak üzere son derece dikkatli bir diplomasiyi mutlaka ve mutlaka Türkiye'nin takip etmesi gerekmektedir. İran'ı, İran'daki kadınları kurtarmak ne Trump'a ne eli kanlı Netanyahu'ya düşmüştür. İran'ın kararını İran halkı verecektir."
Sadece ve sadece,
Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2 ay önceki, Oğuz Kaan Salıcı'nın 1.5 ay önceki tweetleeimi okumuş olsa, çok daha sağlam ifadeler kullanabilirdi. Oğuz Kaan Salıcı'nın, geçtiğimiz Haziran ayından beri anlattıklarını dinlese, yazdıklarını okusa, çok daha anlamlı, ağır oturaklı ifadeler kullanırdı.
Olmuyor böyle,
Anlık, dakikalık, duruma göre, Özgür beyin örneklemeyi sevdiği futbol tabiriyle 'gelişine topa vurarak' ciddi konular konuşulamaz.
CHP'ye yakışmıyor bu yaklaşımlar, bu yöntemler.
Üzgünüm: CHP iyi yönetilmiyor.
@herkesicinCHP@kilicdarogluk@oguzksalici
+ Canım ülkemin bir vatandaşı olarak ise; iç gündemde saçma sapan belediye operasyonları, trafik cezalar vs işlerle uğraşmaktan ziyade ekonomik bir refah, üretime dayalı bir politika ve ardından dünyada tam bağımsız merkezci bir devlet anlayışı görmek istiyorum.
Yalan.
Rezervleri konusunda yorum yapamam. Rusya güncel aşamada AB'ye asla muhtaç değil. Ruble gün geçtikçe değer kazanıyor. Kendine dehşet ucuz ve kaliteli pazar buldu. Ülke içerisindeki refah ise %5i geçmeyen komisyonlar harcayarak 3.ülke dolaşımlı AB ürünlerini +
Rusya, Ukrayna savaşını finanse etmek için 395 TON altınını satmış.
Putin etrafındaki danışmanların çok kötü olduğunu düşünüyorum. Rusya çok büyük ülke, Rus halkı çok eğitimli ve tarihi DERİN bir halk.
Putin’nin danışmanları “AŞIRI ve matematikten uzak” Milliyetçi politikalar ile Rusya’ın bir köşeye sıkıştırdılar.
Putin akıllı bir lider ise yapacağı şey basit.
1) Ukrayna savaşını acilen bitirip,
2) Avrupa Birliği ile daha yakınlaşıp,
3) Birlik ile daha fazla TİCARET yapmak.
Bunları yaparsa Rusya hızlıca toparlar, hızlıca zenginleşir.
Ancak saray etrafındaki danışmanların derdi ülkenin zenginlemesi değil, kendi görevlerinin devam etmesi.
Zengin ülkelerde SAVAŞ danışmanlarına daha az ihtiyaç vardır.
Rusya’nın:
1) Çılgın miktarda yer altı rezervi var,
2) Gazı var, Enerjisi var,
3) Temel Bilimler alanında son derece iyi eğitimli halkı var.
ONA RAĞMEN:
Kişi başına düşen geliri Türkiye’nin neredeyse altında.
Bu DELİLİK değil de nedir?
Putin’nin etrafındaki AVRASYA kafalı dalkavukları kovup, Rusya’nın gerçek gücüne erişmesine kafa yoracak danışmalarla çalışması lazım.
Dalkavuk Avrasyacı danışmanlar ANCAK:
1) BRICS hayali satıp Rusya’yı yüz üstü bırakırlar.
2) Rezerv Para hayali satıp yarı yolda şaka yapmıştık derler.
3) Saçma sapan bölgesel savaşlarda YÜZ binlerce genç rus ve ukraynalı askerin ölümüne yol açarlar.
4) Ticaretin önünü kesip sahte milliyetçi politikaları ile Rus halkını fakirleştirirler.
Sıra Putin’de:
1) Avrupa Birliği ile iyi ilişkiler, hatta birliğe bir çeşit eklemlenme (kendi kültürel kodlarını koruyarak)
2) Türkiye ile iyi ilişkiler,
3) Bol ticaret,
Bunu yapsın, hem kendisi tarihe kalır, hem Rusya kalkınır…
+ Pohpohlanan neoliberal düzende insanların sosyoekonomik düzeyleri darmaduman. Sosyal devletçilik, merkez görüş veya merkez sağ görüş dünyada revaçta. Doğunun kötüleneceği devirler çoktan geçti.
🔵 #ALTYAZILI | Fransa’da “selamün aleyküm” demesi için 4.000 euro teklif eden bir Müslüman ile bir Fransız arasında geçen diyalog;
"Burası Fransa, kendi ülkene gitmelisin."
Ehliyet eğitimleri sıkılaştırılmalı.
Teorik eğitim 40 saate, pratik eğitim 60 saate çıkarılıp ticari araç sürücülerine 6 ayda 1, sivil şoförlere senede 1 psikoteknik belgesi verilmeli...
Ülkenin cehaleti her geçen gün sinirimi bozuyor.
Evet; kıstaslara göre hane geliri 140K altındaki insanları fakir sayan bir hükümet 20 yıl vadeli min 7K TL taksitle ev veriyor.
Halkın ne kadar fakir olduğunun kanıtını tersten anlayıp paylaşıp yapmanıza iki mürekkep yalamış adam gülüyor. Ama 'tersten'...
Ne kadar fakirlik içindeysek toplam 500 Bin konut için ilk gün sadece TC kimlik numarasının sonu 0 olan yaklaşık 1 Milyon kişi başvurmuş.
Sahi TC kimlik numaralarımız neden 1-3-5-7-9 ile bitmiyor? Bilen var mı
- 90 sonrası kurulan tüm üniversiteleri kapatın
- O üniversiteleri yerel meslek edinme enstitülerine çevirin
- YÖK'ü kaldırıp tüm üniversiteleri ücretli yapın
- Tüm doktora programlarını 15 seneliğine kapatın mevcut doktorantları 4 yıl yurtdışına gönderin
Sonra dediğinizi yapın
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
"Pek çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi, öğrencilerimize 3 yılda mezun olabilme imkânı sunacak yapısal reformların gündeme alınmasıdır.
Bu reformlarla yükseköğretim sistemimiz hem daha verimli hem de uluslararası standartlara daha uyumlu bir yapıya kavuşacaktır.
Yeni düzenlemelerimizin şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum."