Gökhan Günaydın:
"Vatan satılıyor uyanın"
Suudi Arabistan şirketlerine;
Arazi Bedelsiz
TAHSİS
KDV-ÖTV yok
MUAFİYET
30 yıl $ bazlı enerji alımı
GARANTİ
Uluslararası tahkim
İMTİYAZ
Yerli firma yok
REKABETE KAPALI
Bu anlaşma bir KAPİTÜLASYON
Üstelik pusula SAHTEKARLIĞIYLA
Küçük yaştaki kızını evlendirmesi nedeniyle cinsel istismar suçundan 19 yıl hapis cezası alan Yusuf Ziya Gümüşel’i sağlık sorunlarını gerekçe gösterip tahliye eden yargı, binlerce Beylikdüzü’lünün iradesi ile Belediye Başkanı seçilen Mehmet Murat Çalık’ı yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen hala tutuklu yargılarken “arınsınlar, gelsinler” demek toplum vicdanıyla, insan aklıyla alay etmektir!
Ataşehir ilçe örgütümüzle birlikte esnafımızı ziyaret ettik, sorunlarını dinledik, çözüm önerilerimizi sunduk. Bol bereketli, hayırlı kazanç dileklerimizi paylaştık.
Esnafımıza, Ataşehirli komşularımıza Onursal Adıgüzel başkanımızın selamlarını, sevgilerini ilettik.
Biliyoruz ve inanıyoruz ki bu ayrılık çok sürmeyecek; elbette bu siyasi kumpaslar boşa düşecek…
@onursaladiguzel@avdizdaroglu@CHPAtasehirilce@chpatagenc@chpatasehirkdn
Bugünü yaşamak varken, yarının kaygısıyla boğuşmaya; hayatınızı bir hesap makinesinin tuşlarına hapsetmeye #KatlanmakZorundaDeğilsiniz
Geleceğinizi geri kazanmak için bize katılabilirsiniz.
https://t.co/PqxClB1xfP
“HER FABRİKA BİR KALEDİR”DÜZENİNDEN KONKORDATO DÜZENİNE GEÇİLİYOR
1) Ekonomi politikası enflasyonda, emekli maaşlarında, asgari ücrette vatandaşın dokunduğu her alanda iflas etmiştir. Şimdi de şirketlerimiz konkordatolar ile aynı sonu yaşamaya başladı.
39’uncu Olağan Kurultayımızın üçüncü gününde Parti Meclisi, Bilim Kültür Sanat Platformu ve Yüksek Disiplin Kurulu seçimleri için oyumu kullandım.
Ülkemiz, halkımız ve partimiz için hayırlı olsun.
#ŞimdiİktidarZamanı
Değerli yol arkadaşlarım,
39. Olağan Kurultayımızda 14 sıra numarasıyla Parti Meclisi üyeliğine aday olduğumu paylaşmaktan onur duyuyorum.
Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek ve Kazanan Türkiye için,
Şimdi iktidar zamanı!
Partimizin yol haritası, “Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek ve Kazanan Türkiye" Parti Programı Taslağı ve Yaklaşım Belgeleri’ni açıkladık.
Web Sitemiz: https://t.co/V8xjJmTrrt
Partimizin yol haritası, “Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek ve Kazanan Türkiye" Parti Programı Taslağı ve Yaklaşım Belgeleri'ni, yarın saat 10.00'da Genel Merkezimizde açıklıyoruz.
Sosyal medya hesaplarımızdan canlı takip edebilirsiniz.
🗓️ 21 Kasım Cuma
⏰ 10.00
📍 CHP Genel Merkez
Bugün yaşanan üç ayrı yargı skandalı, hukuk sistemindeki çürümenin ulaştığı boyutu açık biçimde ortaya koyuyor.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi’nin “yeniden yargılama” kararına rağmen Tayfun Kahraman’ın tahliyesini reddetti. AYM’nin kararının yok sayılması, Türkiye’de hukuk güvenliğinin fiilen askıya alındığını bir kez daha gösteriyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı her satırı akıl tutulması olan “casusluk” soruşturmasıyla, yazamadığı İBB iddianamesinin üzerini örtmeye çalışıyor.
Gazeteciler Soner Yalçın, Şaban Sevinç, Aslı Aydıntaşbaş, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan ve Batuhan Çolak ifadeye çağrıldı, bazıları sabaha karşı evlerinden fiilen gözaltına alınarak götürülüyor.
Tüm bu gelişmelerin ortasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Türkiye bir yargı ülkesidir” sözünü hatırlatmak istiyorum. Bu cümle bir tespitten çok bir itiraf niteliğindedir.
Çünkü Türkiye artık bir hukuk devleti ilkesi yerine; siyasetin, kişisel hak ve hürriyetlerin, sandık iradesinin ve demokrasinin yargı kararıyla şekillendirildiği bir rejimle yönetilmek isteniyor.
Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı, gazetecilerin gözaltına alındığı, seçilmişlerin hedef alındığı bir ülke, “yargı ülkesi” olabilir ama hukuk devleti olamaz.
Biz, hukukun üstünlüğüne, adalete ve halkın iradesine inananlar olarak bu karanlık tabloyu değiştirecek güce sahibiz.
Yargının değil, adaletin hüküm sürdüğü bir Türkiye için mücadeleye devam edeceğiz.
İBB soruşturması kapsamında “etkin pişmanlıktan” yararlanarak serbest bırakılan Adem Soytekin, bugün savcılık kararıyla yeniden tutuklandı.
Gerekçe açık: etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin çelişkili ve gerçeğe aykırı olduğu tespit edildi.
Yani savcılık, Soytekin’in beyanlarının doğru olmadığını bizzat kabul ediyor.
Fakat aynı beyanlar dosyada başkalarının tutukluluk gerekçesi olarak duruyor. Bu ifadeler nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakılan Avukat Mehmet Pehlivan hala cezaevinde.
Tıpkı Aziz İhsan Aktaş iddianamesinde; Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar’ın tutuklanma gerekçesi olan ancak gerçeğe aykırı beyan verdiği bizzat savcılık tarafından tespit edilen “iftiracı” beyanı burada da karşımıza çıkıyor.
Üstelik savcılık, bugün yaptığı açıklamada “tutukluluk hali bu karardan etkilenmeyecek” diyerek, yargı yetkisini aşan bir beyanla mahkemelere fiilen talimat vermiştir.
Oysa tutuklamaya karar verme yetkisi yalnızca mahkemelere aittir.
Savcılığın bu şekilde yönlendirici açıklama yapması yargı bağımsızlığını da açıkça ihlal etmektedir.
En başından bu yana söylediğimiz gibi, gizli tanık, itirafçı ifadeleri bir kişinin tutuklanması için yeterli değildir. İddia somut gerekçelerle desteklenmelidir. Ancak savcılık hiçbir soruşturmada bu iddiaları somut gerekçelerle desteklememiş onun yerine tutukluluğu cezalandırma yöntemi olarak kullanmıştır.
Bu sistem etkin pişmanlık değil etkin iftiracılık üretir.
Gerçeğe dayanmayan, çelişkili bir ifadenin hukuki geçerliliği yoktur.
Soytekin’in iftiralarıyla tutuklanan herkes derhal serbest bırakılsın.
Yazmadan edemeyeceğim…
Pazar sabahı 06.45 suları. Tüm gece müzakerler nezaketle sürdü. Otobüsü Çağlayan Meydanı’nın göbeğine koyduk. Mutluyuz. Gün yeni ışımış. Otobüsün üstündeyiz. Alanda elinde bayrakla bir amca. Koca alanda polisler ve bir amca. Amca hoşgeldin dedim. Gözleri parladı. Amca nereden geliyorsun bu saatte dedim. Gebze’den dedi. Amcacım kaçta çıktın evden dedim. 05.00 dedi. ��stünde ince bir ceket, sabah serini ve elinde bir Türk bayrağı… Tüm gün amcayı hep gördüm. Hava kararana kadar defalarca… En az 15 saat kaldı alanda. Belki de bir simitle, bisküviyle. Onu gördükçe yorgunluğumdan utandım.
Bu memleket halen ayaktaysa o ve onun gibi insanlar sayesinde. Ne mutlu bize…
Aklı evveller milletvekili otobüs şoförü mü olurmuş, eline mikrofon alıp sunuculuk mu yaparmış diye tweet atıyor.
Bakın alın size bir malzeme daha ben o otobüsün içindeki tuvaleti de temizlerim. Bunu da yazın.
Çok kürsü taşıdım, çok kablo çektim. Bizden bu ruh gitmez. Öyle doğmuşuz, öyle yaşarız. O ruh kaybolursa da bu işleri bırakırız.
Haydi işinize… ☺️
Ekrem Başkan’a “hırsız” dediler, olmadı. “Yolsuz” dediler, olmadı. “Teröre destek” dediler, olmadı. Şimdi son çare “casus” demeye kalktılar!
Ama binlerce İstanbullu, yüreğindeki mücadele azmiyle, yoldaşlığıyla Ekrem Başkanın yanındadır!
Bu meydan; korkmayanların, yılmayanların, evde tek başına oturmayanların, korkuyu evde bırakanların meydanıdır.
“Susmamak lazım” diyen herkesi, “mücadele etmek lazım” diyen herkesi bu meydana, Çağlayan’a davet ediyorum!
#KadriyeKasapoğluYalnızDeğildir
Gördüğüm en başarılı özel kalemlerden biridir. Duruşu, vizyonu, disiplini…
Her liderin ihtiyaç duyduğu, başarısını perçinleyen bir çalışma arkadaşı.
İktidarımızda çok önemli bir konumda olacağına kuşku duymam. Hakkıyla…