Bu tweet bana Türk sinemasında hala kalbimi yaralayan bir olayı hatırlattı. Ahmet Uluçay, Kütahya'nın köyünde kullanılmamış artık film parçalarıyla, tüm köyden deli damgası yeme pahasına hayalinin peşinden gidip Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmini yapmıştı+
Mevleviliğin önemli merkezlerinden olan Afyonkarahisar'da Mevlevi Camiinde duamızı ederek başladık güne.
Rabbim bu şehirde yapacağımız hizmetlerde bizleri hiçbir vakit mahcup etmesin, utandırmasın.
Her işimizi kolay, her hizmetimizi bereketli eylesin.
Hâlikin nâ-mütenâhi adı var, en başı Hak / Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak / Hani, ashâb-ı kirâm, ayrılalım, derlerken / Mutlaka “Sûre-i Vel’asrı” okurmuş, bu neden /
Çünkü meknûn o büyük sûrede esrâr-ı felâh / Başta îmân-ı hakîkî geliyor, sonra salâh / Sonra hak, sonra sebat. İşte kuzum insanlık / Dördü birleşti mi yoktur sana hüsrân artık.Mehmed Âkif Ersoy
“
Sözü bilen kişinin, yüzünü ak ede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ede bir söz
Kişi bile söz demini, Demeye sözün kemini
Bu cihan cehennemini, Sekiz cennet ede bir söz
Yunus şimdi söz yatından, söyle sözü gayetinden
Pek sakın o sah katından, Seni ırak ede bir söz
”