çünkü özlüyorum deyip sarılmak için kollarını açmayanıda gördüm.
ben kollarım açık da gezerim senin için.
ben seni düşününce küçükken kaybettiğim oyuncaklarımı önümde buluyorum.
ben seni hayal edince salıncakta sallanma sırası bana geliyor.
ben senin güldüğünü görünce biri getirip önüme taze çay koyuyor.
ben seni..
ben seni sevince,bana ne oluyor inan bilmiyorum.
varmı gerçekten yüzü
bu şehirdeki çiçeklerin
sen varken çıkmaya ?
aynaya bakar gibi dursan
sana yüzünü ve mimiklerini
eksiksiz anlatırım.
yıldız katarım,
abartırım.
bu sonuca etki etmez,
sen öyle güzelsin.
her zerrenle gözaltımdasın artık.
ben seni olağan üstü seviyorum sağlıklı cümleler bekleme benden.
gözlerim sana bakarken kocaman oluyor,seni dünyadaki her şeyden daha iyi görüyorum.
bir bara veya kafeye girip sonsuza dek oturmak istiyorum seninle,o fıçıları seninle bitirmek yada rize'deki bütün tarlaları seninle içmek istiyorum.
beni öyle sar ki kaburga kemiklerimi kır.inan ayaklarım seninle yürürken şarkılar söylüyor,
öyle tat alıyorum hayattan.neye sığınabilirdim,
ne nasıl içine saklayabilirdi beni bu sevinçle ?
telefonu aç ben arayınca,ilkinde aç iki kere çalmasın.
ben hep yanlış kişileri uzun uzun çaldırmışım ben demek ki yanlış sütyen kopçalarını çözmüşüm nasıl sevdiğimin farkında değilim seni.
sen gül ben espri olmaya razıyım,
sen konuş ben mevzu olurum,
sen sev ben yavru kedi olurum.
bir tuhafım kendimde değilim konuyu açarsak
sendeyim.
hiçbir ilişki,
mükemmel başlamaz,
mükemmel sürmez.
fast food gibi hazır önünüze gelmez. emek verirsin,
tamir edersin,
katkılar yaparsın ve sonunda
sana özel kimselerin
ulaşamayacağı bir tatta,
harika bir eser çıkarırsın adına "aşk" denilen..
bir yere varayım diye
çıkmadım ben yola,
bulayım diye de değil arayışlarım. kaybolduğumu da düşünmedim hiç, sadece yürüyorum.
şayet bu bir kayboluşsa
şunu da itiraf etmeliyim ki; bulunmak da istemiyorum.
varılacak bir yer olduğu inancını kaybedeli uzun zaman oldu,
ama yürünecek
çok yol var,
biliyorum…
-tevafuk ne demek ?
-öğrendim
anlat kendini susmadan
sen konuş sürekli
sen konuşurken ben o hayran olduğum elmacık kemiklerini izleyim.
kısaca kişisel tarihimizin
bir bölümünü paylaştık.
senin için nasıldı bilmiyorum,
benim için tamamına değerdi.