The Muslim Turkish population of the Morea (Peloponnese) Peninsula was systematically massacred between the years 1821 and 1830.
A calculated campaign of destruction and devastation accompanied this policy of extermination, extending from places of worship and madrasas to cemeteries and other assets of cultural heritage.
On the 205th anniversary of the Tripolitsa Massacre, we commemorate with prayers and deep respect the Muslim Turkish civilians who were brutally murdered.
YUNANLARIN İTİNAYLA GİZLENEN KANLI TARİHİ
23 Eylül 1821, Tripoliçe. Türkler bu tarihi unutmamalı.
Tarihçi Sonyel, bu tarihi Türklere yapılan soykırım günü olarak niteliyor.
1821 Mart ayında Mora’da tahmini olarak 50.000’e yakın Türk yaşadığını, bir ay sonra Mora'da tek bir Türkün dahi kalmadığını belirtir.
Yunanistan'ın resmi anlatısında bu tarih "kurtuluş" olarak geçer. Belgeler, arşivler ve dönemin tanıklıkları ise çok farklı bir tablo ortaya koyar.
Tarihçi S. R. Sonyel, İngiliz arşivlerine dayanan çalışmasında, Mart 1821'de Mora'da yaklaşık 50 bin Türk'ün yaşadığını kaydeder.
Bir ay sonra, Rumlar Paskalya'yı kutlarken yarımadada neredeyse tek bir Türk bile kalmamıştı. İsyanın hedefi açıktı: "Mora'da Türk kalmayacak."
Kalavrita'dan Navarin'e, Korint'ten Atina'ya uzanan katliamlar zinciri Tripoliçe'de doruğa ulaştı.
Kuşatma altındaki şehir teslim olduğunda sivillere güvenlik sözü verildi.
Ardından üç gün boyunca katliam yaşandı. Kadın, çocuk, yaşlı ve erkekler ayrılmadı. Kolokotronis'in kendi hatıratındaki ifade, yaşananların boyutunu gösteriyordu: Sokaklardan geçerken atının ayakları yere basacak yer bulamıyordu.
İngiliz tarihçi William St Clair, Mora'daki Türk nüfusun nasıl ortadan kaldırıldığını ayrıntılarıyla anlatır:
Çiftliklerdeki aileler evlerinde öldürüldü, kasabalara kaçan kafileler yolda saldırıya uğradı, teslim olanlara verilen güvenlik sözleri tutulmadı. Yahudi cemaati de katliamın kurbanları arasındaydı.
Bu tabloya Avrupalı tanıklar da şahit oldu. Alman doktor Wilhelm Boldemann'ın yaşananların dehşeti karşısında intihar ettiği yönündeki kayıtlar, dönemin Avrupalı tanıklıkları arasında yer alır.
Ancak mesele insanların katledilmesinden çok daha fazlasıydı.
Camiler yıkıldı, vakıflar yağmalandı, mezarlıklar açıldı ve kemikler yakıldı. Amaç, Mora'daki Türk ve Müslüman nüfusu ortadan kaldırmanın ötesinde, bu nüfusun geçmişine ve kültürel varlığına ait izleri de silmekti.
Sonyel, bu tabloyu değerlendirirken soykırımın temel unsurlarının burada görüldüğünü belirtir: Kasıt, sistematik uygulama ve belirli bir topluluğun fiziksel ve kültürel varlığının ortadan kaldırılması.
Yunanların, 23 Eylül 1821'i bir "kurtuluş" tarihi olarak anlatması, yaşananların önemli bir bölümünü tarihten silmek demektir.
Bugün Kolokotronis'in heykelleri Yunanistan'ın meydanlarında duruyor.
Tripoliçe'de katledilen binlerce Türk ve Müslüman ise bu anlatının dışında bırakılıyor.
23 Eylül, Türklerin unutmaması gereken gündür.
1821-1830 yılları arasında Mora Yarımadasında Müslüman Türk ahali sistematik olarak katledilmiştir.
Bu imha politikasına, ibadet yerlerinden medreselere, mezarlıklardan diğer kültürel miras unsurlarına kadar uzanan planlı bir yıkım ve tahribat da eşlik etmiştir.
Tripoliçe katliamının 205. yıldönümünde, acımasızca katledilen Müslüman Türk sivil halkı rahmetle anıyoruz.
Polonya milletvekili Konrad Berkowicz,
Parlamento'da İsrail'i açıkça "Yeni 3. Reich" olarak adlandırdı.
"İsrail, yeni 3. Reich'tır ve bayrağı böyle görünmelidir!"
Başkalarının kutsalına saygısı olmayan siz;
Yakmayı iyi bilirsiniz…
Sadece bayrakları, posterleri değil; insanları da…
Ancak Türk’ün tokadını da…
Ateşle oynayan ya kendini yakar ya evini !
Hatırlatırız.
Bu gazeteci, İsrail'in 5 yaşından küçük on çocuğun boğazlarını kesip kenara koyduğunu anlatıyor.
Bunu hepsini kendi gözlerimle gördüm, bu olayın tanığıyım.
GAZZE’Yİ GÖR!
#ShoutToGaza
@elonue Ama bu hobi bahçeleri, yok karavan bahçelerinin tarımsal alanlara yapılmasına müsaade edilmemeli.
Tanıtımlar da görüyoruz, etraflari tarım alanları, doğal olarak fazla kazanmak için tarlasını tarım harici kullanıyor,.kullandirtiyor.
Ne kadar doğru ne kadar yanlış, neye göre..
@BanalReiss @kaf_dagi Köyler haricî gereksiz bir müessese artık.
Gerçi köylerde de muhtarların hepsi demeyelim ama köylünün derdi ile ilgilendiği yok.
Pek Cumhurbaşkanımız harici muhtarlara değer verende yok gibi
@memetsimsek Artık ekonominin ve enflasyonun, üretici-tuketici arasındaki fiyat uçurumunun yok edilerek desteklenmesi ne zaman gündeminizde olacak.
@ticaret nın kestiği cezalar caydırıcı olmuyor,
İlla halkın mı tepki vermesi gerekiyor.
@HMBakanligi@HmbSosyalMedya
Algida'dan Türkiye'ye özel algı oyunu!
Boykot nedeniyle sıkıntı yaşayan Algida, Türkiye'ye özel
“Oando” markalı dolaplar hazırlayarak bazı zincir marketlere yerleştirmeye başladı.
@karaeryasemin@TC_icisleri@mustafabozbey Hukuk diyerek ülkede yıllarca hukuksuzluk yapılırken, bu kadar taciz, tecavüz, hırsızlık ayyuka çıkmışken halâ demokrasi de demokrasi demenize sadece 🤣
İki kez öksüz kalan Gazzeli küçük Cennet, aile sıcaklığına ve çocukluğuna kavuşma hayali kuruyor
Cennet Hüseyin ⤵️
— Dünya çocukları gibi oyun oynamayı, anne ve babamın olmasını istiyorum. Anne ve babamı kaybettim, neden kaybettiğimi bilmek istiyorum. Çocukluğumu ve sevincimi kaybettim
Cennet'in babaannesi Menal Abdullah Hüseyin ⤵️
— Bu kız çocuğunun suçu ne ki 2 kere öksüz kaldı
— Yaklaşık 1,5 yaşındayken annesini kaybetti. Sonra tam aile sıcaklığına kavuşmuştu ki ikinci defa annesi (üvey) ve babasını kaybetti
https://t.co/c9tI7cbRIQ
☠️Terörist İsrail zindanlarından serbest bırakılan Filistinli esir gazeteci Şadi Ebu Saidu; 2 sene acı çektim, aç bırakıldım. Buradan aç çıktım. İçeriye aç girdim, dışarı aç ��ıktım. Allah'a yemin olsun ne yiyor ne içiyor ne doyuyoruz. Hepimiz hastayız ama bedenlerimizi çıplak şekilde asıyorlar. Gece gündüz asıyorlar. Hatta bugüne kadar bize eziyet ediyorlardı. Bizi küçük düşürüyorlar. Bizi aşağılıyorlar. Her türlü işkenceyi yapıyorlar. Psikolojik ve fiziksel işkence. Uyumuyoruz. Bizi çocuklarımızla tehdit ediyorlar. Çocuklarınızı öldürdük diyorlar. Artık Gazze yok diyorlar. Gazze'ye girdim ve karşımda kıyamet gününden bir manzara buldum. Bu Gazze değil. Dünya nerede? İnsanlar nerede? Böyle dünya olmaz.😢
____👇_____
İDAMLARI DURDURUN
#MescidiAksayaSahipÇık 🕌🔓
#genocidelaw
#stoptheexecutions
#FilistinliEsirlerİdamEdiliyor
@haciykk Son zamanlarda, araç dizaynı, hobi bahçeleri gibi insanların vakit geçirip rahatladigi konularda baskı oluşturulması hangi akla hizmet anlayamadık.
Ekonomi, siyasal kavgalar, savaş ortamı derken insanlar zaten psikolojik olarak yıpranmış.
Gereksiz baskının anlamı yok