Sabahattin Ali’nin "Kürk Mantolu Madonna" romanında Raif Efendi; ailesi tarafından ezilen, iş yerinde yok sayılan, kimsenin ciddiye almadığı silik bir memurdur. Kendisine yapılan hiçbir haksızlığa ve hakarete ses çıkarmaz, sadece başını eğer ve kabullenir.
Ancak hastalığı sırasında geride bıraktığı siyah kaplı defter okunduğunda sarsıcı bir gerçek ortaya çıkar: Etrafındaki o kibirli ve gürültülü insanların tüm ömürleri boyunca hayal bile edemeyeceği kadar derin bir aşkı ve trajediyi tek başına yaşamış, sonra da kendi içine gömmüştür.
Yazarın buradaki kurgusu, toplumsal ön yargılara dair çok yalın bir yüzleşmedir: Çoğu zaman sessiz, itiraz etmeyen ve köşesine çekilmiş insanları "içi boş" ya da "korkak" zannederiz. Oysa o sessizlik bir boşluktan değil; o insanın sıradan ve yüzeysel bir dünyayla konuşmayı çoktan bırakmış olmasından, kendi içinde taşıdığı o ağır hikâyeden kaynaklanır.
@____flowers__ Hepimiz hüzün ve acının zevki için geberiyoruz. Çünkü hayat hep ışık, hep güzellik olarak empoze edilmiş. Hayır, karanlığın estetiği, bundan alınan zevk, yalnızlık ve vahşilik, işte asıl bizde olan şeyler budur.
Yasemin Minguzzi her gün birini hedef gösteriyor. Sosyal medyada kendisini eleştiren insanlar hakkında suç duyurularında bulunuyor. Dosyaları tweet dolu. Adalet için yoğurmaya başladığı şeyi bir kan davasına dönüştürdü. Sırtını dayadığı mafyadan aldığı güçle suç işliyor.
Coğrafyanın insan üzerindeki etkisi gerçekten muazzam. Tipik Doğu Anadolu ses rengi ve gırtlağı. Nereli diye baktım, Ağrılıymış. Şu tirilleri bir Trakyalının, Egelinin doğal olarak çıkarması çok zor mesela.