Siz bakmayın Özgür Özel şunu yanlış yaptı bunu yanlış yaptı diye yumuşak sedirinde kıçından ahkam kesenlere. Özgür Özel tek başına müthiş bir demokrasi mücadelesi veriyor. Genel merkezden çıkması bile partiyi korumak için yaptığı bir hamle parti binasına polis yollayan utanmazlara karşı bir CHP lilik gösterisi.
ÖZÜR DİLİYORUM
Üç çocuğum var. Eşimle ben doktoruz. İkimiz de çalışıyoruz; didiniyoruz, eksiliyoruz, destek arıyoruz ve ancak öyle çocuklarımızı özel okulda okutabiliyoruz. Bunu bir ayrıcalık gibi taşıdığımı sanmayın. Tam tersine, bu memlekette eğitimde fırsat eşitliğinin nasıl çöktüğünü her gün içimde bir utanç ve acıyla yaşıyorum.
Mesele artık sadece eğitim de değil. Güvenlik duygusu da çöktü. İnsan, çocuğunu hangi okula verdiğini değil; o çocuğun nasıl bir ülkede büyümeye çalıştığını düşünmekten yoruluyor. Orta sınıfın, beyaz yakalının, yıllarca okuyup emek vermiş insanların geldiği yer burası: Daha iyi bir hayat kurmak değil, sadece evladını biraz daha az riskin içine bırakabilmek için çırpınmak.
Ben bu düzenin kazananı değilim. Ben de mağduruyum. Sadece çöküşün biraz daha geç vurduğu kesimlerden biriyim. Bu yüzden, benimle aynı şartlara sahip olmayan; çocuğunu devlet okuluna mecburen gönderen, servis parasını, beslenme çantasını, güvenliği, geleceği dert eden bütün vatandaşlarımdan içim ezilerek özür diliyorum. Aramızdaki fark bir başarı farkı değil; bu bozuk düzenin insanları eşitsizliğe zorlamasının sonucudur.
İnanın, bunun böyle olmaması gerektiğine bütün kalbimle inanıyorum. Bir çocuğun kaderi, anne babasının geliriyle; bir ailenin huzuru, cebindeki son parayla; bir toplumun geleceği, çaresizce yapılan bireysel kaçış planlarıyla belirlenmemeliydi.
Sağlıkta da tablo farklı değil. Orada da eşitlik masaldır artık. Parası, bağlantısı, erişimi olanla olmayan arasında bazen teşhis kadar, bazen tedavi kadar, bazen de hayat kadar fark var.
Bir ülke, kendi çocukları arasında bu kadar derin bir kader uçurumu oluşturuyorsa, orada sadece ekonomi değil vicdan da çökmüş demektir.
Milletime hizmet edebilmek yerine, hukuksuzca cezaevinde tutuluyorum.
Yalnızca ben değil, başka belediye başkanları, genel başkanlar da cezaevlerinden geçiyor.
Sayın Selahattin Demirtaş ve Sayın Figen Yüksekdağ yıllardır hapiste tutuluyor.
Bu ülkenin adaletine, barışına, refahına, geleceğine katkı sunabilecek insanlar, hem milletten hem de ailelerinden uzak tutuluyor.
Cezaevinde bulunmam sebebiyle milletimizle bir araya gelemediğim İstanbul’daki Nevruz meydanında yaşadığımız haksızlığı dile getiren Sayın Tülay Hatimoğulları'na teşekkür ediyorum.
Gelecek yıl Nevruz’da, hep birlikte Diyarbakır’da büyük bir coşku ve heyecanla buluşmayı sabırla ve umutla temenni ediyorum.
Bu vesileyle, baharın uyanışıyla beraber yurdumuzun her tarafında adalete, kardeşliğe, umuda, barışa ve huzura kavuşacağımız, özgür günler görmemizi diliyorum.
Önce Adalet,
Önce Hürriyet.
Küresel ekonomi karmaşasında yeni kırılmalar, finansal piyasalardaki likidite baskıları ve jeopolitik gerilimler enflasyon, ticaret ve piyasa dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. Aşağıda, bu kapsamda öncelikli beş stratejik gelişmeyi analiz ediyorum:
> ⚠️ **Fed Başkanı Adayı Warsh’ın Seçilmesi ve QE Tartışmaları:** Kevin Warsh’ın Fed başkanlığına adaylığı, 6.6 trilyon dolarlık genişlemeci para politikası (QE) tartışmalarını alevlendirdi. Bu durum, ABD’de mali disiplin konusunda piyasaların daha temkinli davranmasına ve doların beklenmedik güçlenmesine yol açarak küresel ticarette dolar likiditesini sınırlıyor.
> 🪙 **Altın ve Gümüşte Dramatik Düşüş:** 10 yıldan uzun süredir yaşanan en sert altın düşüşü, likidite sıkışıklığı ve riskten kaçışla bağlantılı. Bu kısa vadeli volatilite, enflasyonun dezenflasyon beklentilerini ve yatırımcıların portföy ayarlamalarını hızlandırarak global güvenli liman talebinde kırılganlık sinyali veriyor.
> 🌏 **Çin’in Yuan Uluslararasılaştırma Hamlesi:** Xi Jinping’in finansal risk kontrolü ve güçlendirilmiş rezerv para hedefi, yuanın küresel alternatif olarak gelişmesi yolunda hız kazandırıyor. Bu, özellikle ABD dolarına bağlı küresel ticarette uzun vadede çok kutuplu para sistemi riskini artırıyor.
> 🏦 **Orta Doğu’da Özel Kredi Fonları ve Borçlanma:** Ruya’nın 400 milyon dolarlık fon toplama planı, Suudi Arabistan’daki kredi sıkışıklığını kısmen telafi ediyor. Orta Doğu finans piyasalarında likiditeyi artırırken, bölgesel siyasi istikrar bağlı olarak enerji ve sermaye akışının global dengelere etkisini güçlendiriyor.
> 📉 **Hindistan’ın Rekor Borçlanma Planı:** Hindistan hükümetinin borçlanma teklifindeki rekor artış, devlet tahvil getirilerini bir yılın en yüksek seviyesine taşırken, küresel yatırımcıların gelişmekte olan piyasa risk iştahını olumsuz etkiliyor. Bu durum resesyon endişeleri ile birleşip, küresel sermaye akışında kırılganlık yaratıyor.
Jeopolitik riskler—özellikle ABD-Çin dolar hakimiyeti mücadelesi, Orta Doğu enerji güvenliği ve Hindistan’ın mali politika manevraları—küresel finansal istikrarın önündeki başlıca engeller olarak beliriyor. 2026, makroekonomik disiplin ve jeopolitik stratejilerin birlikte şekilleneceği kritik bir dönem olacak.
#Makroekonomi #JeopolitikRisk #KüreselTicaret #FinansalPiyasalar #Enflasyon #Dolar #Altın #Yuan #Borçlanma #Likidite #Strateji
Değerli Halkımız;
Bilindiği gibi 19 Mart’ta ülkemizde bir sivil darbe yaşandı. Darbeciler bu kez, tankla ya da postalla değil, yargı cübbeleriyle geldiler.
Seçimle gelen ancak seçimle gitmek istemeyen bir avuç insan, korktukları rakiplerini hapse atarak, Türkiye’yi büyük bir siyasi ve ekonomik krizin karanlığına sürüklediler.
Aradan geçen 237 günde, aziz milletimizle birlikte büyük bir hukuksuzluğun her saatine tanıklık ettik. Bugün çıkan iddianame ise herkesin bildiği gerçeği bir kez daha ilan etti.
Bu dava hukuki değildir, tamamen siyasidir. Amacı son seçimlerin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi‘ni durdurmak ve Cumhurbaşkanı adayını engellemektir.
Darbeciler bugün, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı olan, Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler.
Anayasa’nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddelerini hatırlatarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması meselenin İBB’ye yönelik bir soruşturma olmadığının kanıtıdır. Bugün yaşananlar demokratik siyasete ve gelecek seçimlerin sonuçlarına yargı eliyle müdahalenin suç üstü halidir.
Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır.
Yaşadığımız kötülüklerin sebebi asla “hukuki” değildir, bir kişinin siyasi ihtiraslarından ibarettir.
Partimizi en son 12 Eylül’de Kenan Evren kapatmaya kalktı, milletimizle birlikte yeniden açtık. Evren’in milletimizin gönlündeki yeri de siyasi tarihimize geçiş şekli de bellidir.
Biz, geçmişte çok bedel ödedik, bugün de ödüyoruz ve ödeyeceğiz.
Ama millete inanmaktan ve güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.
Atatürk’ün partisi milletimize emanettir.
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
Mahkeme kararlarına, hukukun işleyişine saygı gösterilmelidir, sonuçları beklenmelidir diyenler
•Anayasa’ya ve Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen seçilmiş bir milletvekilinin hapiste tutulduğu
•Mahkemenin verdiği beraat kararıyla tahliye edilen bir yurttaş, tahliye edildiği cezaevi kapısında alıkonulup saatler sonra gelen bir tutuklama kararıyla yeniden hapse konulduğunu
•Bir çok AHİM Kararları’nın “yerli ve milli yargı” denilerek uygulanmadığını
•Yetkili hâkimin tutukluğa itirazı inceleyerek tahliye kararı vermesiyle başına olmadık işlerin geldiğini
•Yurttaşın oylarıyla seçilen bir milletvekiline sahip çıkmak yerine Meclis’in fiili durumlara boyun eğerek korumakla ve uygulamakla yükümlü olduğu Anayasa’yı askıya aldığını
göz ardı etmekte ve unutturmak istemektedir.
Yaşadığımız olayların esası, siyasetin “hukuk(!)” eliyle şekillendirilmesi çabalarıdır.
Operasyonlarla siyasetin alanı daraltılmaya, yurttaş mevcuttan başka bir siyasi seçeneğin olamayacağına razı edilmeye çalışılmaktadır.
Türkiye Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, CHP Cumhurbaşkanı aday adayı Ekrem İmamoğlu ile arkadaşlarına reva görülenler ekonomik, toplumsal ve siyasal çoklu krizin doruğu oldu.
Krizin çözümü, mesnetsiz operasyonlar, tutuklamalar, baskılar, yurttaşın taleplerine baraj kurmaya çalışmak değil, demokratik siyasetin kanallarını açmaktır. Baskılar, tutuklamalar toplumsal ve siyasal huzursuzluğu derinleştirmekten başka bir sonuç vermeyecektir.
Hukukun, rakipleri tasfiye aracı olarak kullanılmasına karşı demokrasi talebi toplumun her kesiminden yükseliyor. Birbirinden çok farklı siyasal görüşlere sahip yurttaşlar, siyasal ve toplumsal hareketler demokratik protestolarda ortaklaşıyorlar. Yurttaşın taleplerine Olağanüstü Hal Uygulamalarıyla karşılık vermek çıkar yol değildir. Yaşanan siyasal, toplumsal, ekonomik krizin derinleşmesinden, yurttaşa eziyetten başka sonuç vermez.
Yurttaşların kendilerini ifade edecekleri acilen barışçıl ortam oluşturulmalıdır. Barışçıl gösterilerde ısrar eden ve demokratik itirazlarını yapan yurttaşlar yasal haklarını kullanmaktadır. İktidar, eleştiriliyor diye şiddete başvurmamalıdır. Yurttaşa ve yasalara saygıyla yükümlüdür.
Demokratik siyaset ortamının yeniden oluşması için yurttaşın görüşüne başvurmak zorunluluk durumundadır. Yeni bir başlangıca, derhal seçime ihtiyaç vardır. Siyasi temsiliyetin, yurttaşın desteğine ve güvenine sahip olacak biçimde yenilenmelidir.
Yurttaş, demokratik toplum, demokratik siyaset, hak, hukuk, adalet istiyor. Barışçıl biçimde itirazlarını dile getiriyor.
Derhal, acilen yurttaşın siyasi tercihini ortaya koymasının önü açılmalıdır.
Ş. Can Atalay
Marmara (Silivri) Cezaevi, A47
21 Mart 2025
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
💫Aysel Önder Dünya rekoruyla finalde!
#Paris2024 Paralimpik Oyunları'nda para atletimiz Aysel Önder, kadınlar T20 400m elemelerinde 54.96'lık derecesiyle dünya rekoru kırarak finale yükseldi.🏃
🇹🇷Sporcumuzun katılacağı final yarışı yarın akşam saat 20.08'te başlayacak.
#KANİHTİYACI Hasta Adı Soyadı: Beyhan Sağlamöz
Hastane: Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi
Kan Bağışı Yapılabilecek Kurumlar: Tüm Kızılay Kan Bağış Noktaları
İletişim Telefonu: +90 549 791 11 49 @radyotrafik
Hasta Adı Soyadı: Beyhan Sağlamöz
Hastane: Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi
Kan Bağışı Yapılabilecek Kurumlar: Tüm Kızılay Kan Bağış Noktaları
İletişim Telefonu: +90 549 791 11 49 @radyotrafik kan bagisi icin
Görünen o ki, iktidar demokratik süreçleri mertçe yönetmemeye kararlı. Seçimi CHP’nin kazandığı Gaziosmanpaşa ilçemizde baskılarla tüm oyların yeniden sayılmasına karar verildi. Aynı talepte bulunduğumuz Ümraniye ilçemizde ise talebimiz reddedildi. Pendik, Fatih, Arnavutköy ve Bahçelievler ilçeleri için ise taleplerimize henüz karar çıkmadı. İlçeyi kazanan AK Parti olunca tekrar oy sayımına ret, CHP kazanınca tekrar sayalım demek ne demokrasiye ne mertliğe sığar. İl Seçim Kurulu ve YSK’nın tüm bu olan bitene seyirci kalmamasını istiyoruz.