@Babaishakk Giresun'un bütün köyleri birbirinden güzeldir ve Alevi köyü diye hizmetlerden geri bırakılması diye bir şey olamaz. Bölücülük yapıyorsun.Takipten çıkıyorum
Usman Nurmagomedov was worried about his older brother's health.
Song Yadong is running in the direction of Usman, Usman reaches and bum👀
That's how a real brother act💯
«yol karardığında elveda diyen kişi haindir» dedi gimli. «belki» dedi elrond, «ancak gecenin çöktüğünü görmeyen kişi karanlıkta yürümeye ant içmemeli». «yine de verilmiş söz titreyen yüreği güçlendirebilir» dedi gimli. «ya da kırabilir» dedi elrond.
~yüzüklerin efendisi, tolkien
Main Welt Senfoni Orkestrasının muhteşem bir Dadaloğlu performansı.
aman belimizden kılıcımızın kırmanı
daşı deler mızrağımızın temreni
padişahımız hakkımızda vermiş de fermanı
ferman padişahın da dağlar bizimdir
aman da dadaloğlu kavga kuruldu
sivas yollarında kozlar gerildi
nice koç yiğitler yere serildi
ölen ölür kalan sağlar bizimdir
Erteleme durumunun altında "gelecekteki benlik illüzyonu" yatar.
Beyin, "yarınki ben"i tasavvur ederken kendini değil, adeta başka bir yabancıyı düşünüyormuş gibi haraket eder. Bugünün yorgun ve stres altındaki zihni; yarınki benliğin sınırsız bir enerjiye, sıfır kaygıya ve kusursuz bir iradeye sahip olacağını varsayar. Oysa yarın sabah uyandığında seni bekleyen sinir sistemi ve irade, bugünküyle tamamen aynıdır.
Bugün başlamak dağınıktır ve belirsizdir; hata yapma, zorlanma ve vasat olma riskini taşır. Yarınki hayal ise kusursuz ve pürüzsüzdür. O yüzden mükemmel günü, mükemmel anı ve mükemmel ben'i bekleriz. Aklıma Tarkovsky'nin Kurban filmindeki şu replik geliyor hemen.
"Hepimiz bir şey bekleriz. Mesela ben, hayatım boyunca bir şeyler bekleyip durdum. Bütün hayatım boyunca sanki bir tren istasyonunda bekler gibiydim. Sanki bütün zaman boyunca yaşadığım hayat gerçek değildi de bir tür bekleyişti."
Carl Jung "İyileşme diye bir şey yoktur. Sadece bırakmak vardır." derken şaka yapmıyordu.
Bizler genellikle iyileşmeyi, kırılan bir eşyayı yapıştırmak ya da hiç yara almamışız gibi eski ve kusursuz halimize dönmek sanırız. Oysa insan ruhu bir porselen vazo gibi işlemez; yaşanan bir acıyı, hayal kırıklığını ya da kaybı hiç olmamış gibi geriye sarmak imkânsızdır. Jung'un işaret ettiği yer tam olarak burasıdır: Dönüşüm, geçmişi tamir etmeye çalışarak değil, onu serbest bırakarak başlar.
Bırakmak Aslında Ne Anlama Gelir?
Geçmişle Savaşmayı Kesmek: Olup biteni değiştiremeyeceğimiz gerçeğiyle yüzleşip, zihinde o anları defalarca baştan yazmaya çalışmayı sonlandırmaktır.
Kurban Rolünden Çıkmak: Kendimizi sadece başımıza gelen haksızlıkların veya acıların bir toplamı olarak tanımlamayı terk etmektir.
Gölgeyi Kabullenmek: Jungian psikolojideki "gölge", yani reddettiğimiz ve kabullenmekte zorlandığımız kırılgan yanlarımızla sürekli kavga etmek yerine, onların varlığına alan açmaktır.
İnsan doğası gereği tutunmaya programlıdır. Zihin, tanıdık olan acıyı bilinmeyen bir özgürlüğe tercih eder; çünkü acı bile olsa bildiğimiz şey bize bir güvenlik hissi verir. Ancak bir yükü taşımaya devam ettiğimiz sürece adımlarımızı hafifletemeyiz. Bırakmak bir vazgeçiş ya da yenilgi değildir; aksine, artık bize hizmet etmeyen ağır yükleri sırttan indirip yola devam edebilme cesaretidir.
Hayatımızdaki en büyük yorgunlukların sebebi, başımıza gelenler değil de artık geride kalması gereken şeylere hâlâ sıkı sıkıya tutunma çabamız olabilir mi?
12-year-old Palestinian YouTuber Awni Al-Dous, who dreamed of reaching 100,000 subscribers, was killed in an Israeli airstrike on Gaza.
Last year, he celebrated reaching 1,000 subscribers with this joy.
Hayatın kötü bir noktadaysa, stresliysen ve hep bir kaygı hissediyorsan...
Scott Adams'ın kaygıyı saniyeler içinde susturmak için kullandığı 7 zihinsel hile:
1. Ölüm döşeğinde olduğunu hayal et.
Bazen kendi saygınlığınızı ve değerinizi korumak için, bazı insanların sefilce çöküşünü soğukkanlılıkla izlemeniz gerekir.
Talep edilmeyen her nasihat sadece gevezeliktir; üstelik kazandığınız tecrübeyi de önemsizleştirir. Düşüncenizin değer görmediği bir ortamda konuşmak, hem sizi hem de fikrinizi değersizleştirir.
İflah olmaz ukalalara, size el uzattıklarında bile yardım etmemelisiniz. Çünkü onlar, kendi kurtuluşları uğruna sizi batırmaktan çekinmez; öne geçmek için üzerinize basmaktan asla utanmazlar.
İnsaniyetten nasibini almamış, bomboş egolarıyla kendini bir şey sanan zavallılara tırnaklarınızla kazıyarak edindiğiniz tecrübeleri sunmak, onların sizin ve başkalarının üzerinde tepinmesine fırsat vermektir. Bu da en başta insanlığa zulümdür.