Sevgili Süleyman Saim Tekcan’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum.
Türkiye’nin sanatla, kültürle, güzellikle buluşmasına ömrünü adamış çok kıymetli bir sanatçıydı.
Yalnızca eserleriyle değil, yetiştirdiği öğrencilerle, paylaştığı birikimiyle, bitmeyen üretme heyecanıyla hepimize ilham verdi.
Yollarımızın kesiştiği, İstanbul’un sanatını ve geleceğini konuştuğumuz her anı sevgiyle hatırlayacağım.
Sanata duyduğu tutku kadar insanlara gösterdiği incelik, içtenliği ve dostluğu da unutulmayacak.
Sevgili Süleyman Saim Tekcan, bıraktığın iz hiç silinmeyecek.
Mekânın cennet olsun kıymetli hocam. Seni özlemle, sevgiyle ve minnetle anacağım.
“Hz. Ali’nin sözünü tekrar ediyorum:
Zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır.
Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır.”
📍 Silivri / 17.10.2026
Türkiye hayalimize bütün kalbimle, bütün aklımla, bütün ruhumla inanıyorum.
İçimde şüphenin bir kırıntısı bile yok.
Böyle bir Türkiye mümkündür.
Böyle bir Türkiye bu milletin hakkıdır.
Bizim siyasetimizin üç kelimesi vardır:
Vizyon. Reform. İcraat.
Vizyon; ayakları yere basan büyük bir gelecek iddiasıdır.
Reform; değiştirme cesaretidir.
İcraat ise sözü hayata geçirme iradesidir.
Bir memleketin nasıl yönetildiğini, insanına nasıl davrandığını anlamak istiyorsanız bazen her şeyden sıyrılıp önce sofranıza bakacaksınız.
Kimler oturuyor o sofrada?
Kimler ayakta bekliyor, kimler kapıda bırakılmış?
Kimin önüne bir lokma ekmek koyulmuş, kimin tabağı boş?
Ve en önemlisi o sofrada kimin söz hakkı var?
Sofrayı büyüteceksiniz kardeşim. Lokmayı adil bölüşeceksiniz.
Ekmeği çok üreteceksiniz, adil bölüşeceksiniz.
Ve bu ülkenin sofrasında kimse misafir değildir, bunu unutmayın. Herkes bu memleketin eşit ve onurlu bir parçasıdır.
Ekmeğimizi de sözümüzü de birlikte paylaştığımız bir memleket için yürümeye devam edeceğim.
72 millete bir nazarla bakan bir memleket için bu yoluma asla sapmadan devam edeceğim.
Farklı kimliklerimiz olacak, farklı inançlarımız olacak, farklı hayatlarımız olacak, farklı fikirlerimiz, farklı siyasi tercihlerimiz olacak ama ortak bir vatanımız var bizim.
“Ben de şimdi, milletimin huzurunda, bu
dosyanın hesap defterini kapatıyorum.
560 milyar dediler.
560 kuruş bulamadılar. Rakamı 160 milyara indirdiler; onun da üçte ikisini, maden kanununu açmadan, davanın tarafı olan bir bakanlığın memurlarına hesaplattılar. Geri kalanını borcunu ödemekten, kâr etmekten, ihaleyi iptal edip daha ucuza yaptırmaktan "zarar" diye yazdılar.
Örgüt dediler.
Şemaya koydukları adam "Ben örgüt yöneticisi değilim" dedi. Örgütün kuruluş cümlesinin sahibi "Ben onu şablon olarak gördüm" dedi. Yöneticiler birbirini bu
salonda tanıdı.
Casus dediler.
Delil diye beş dakikalık bir nezaket ziyaretinin fotoğrafını koydular. Aynı adamın devletin en üst isimleriyle fotoğrafları sorulmadı bile.
Rüşvet dediler.
Rüşveti verdiği söylenen "hissettik" dedi. Parayı aldığı söylenen beni "ilk defa Vatan Emniyet'te" gördüğünü söyledi. Rüşvet dedikleri her şeyin sonu bir kreşe, bir okula, bir kavşağa, bir metro hattına çarptı.”
📍 Silivri
Bize sık sık şu söylendi:
"Sen İstanbul'un belediye başkanısın; Anadolu'dan sana ne?"
Ben de hep aynı cevabı verdim:
İstanbul, Anadolu'nun ve Trakya'nın çocuklarının şehridir.
Bu şehirde yaşayan her ailenin bir köyü, bir kasabası, bir memleketi var. İstanbul'un zenginliği, bütün Türkiye'nin emeğiyle büyüdü. O emeğin karşılığını Anadolu'ya götürmek bir lütuf değil, bir vefa borcudur.
Ve biz o borcu ödedik.
https://t.co/5r7dMyzltx
Onların İstanbul’a aşkı, ilgisi ranta, yağmaya, talanadır.
Onların derdi beton kanaldır, beton kulelerdir, bir avuç insanın zenginliğidir.
Ama şunu bir kenara yazın:
Hevesleri kursaklarında kalacak.
Millet bu açgözlülüğe, bu ihanete geçit vermeyecek.
Açık ve net bir şekilde söylüyorum:
Bu kumpasın sebebi İBB’de yolsuzluk yapılması değil, 2019’dan beri İBB’de yolsuzluk yapılamamasıdır!
Milletin hakkı üzerinden elde ettiği rantı kesilenler, görevi devraldığımız tarihten itibaren sayısız suçlama, medya karalaması ile millete hizmetimizi engellemeye çalışmıştır.
https://t.co/hcgs66jbqH
Sırf bir siyasi rakibine zarar vermek için vatandaşına bu kadar düşmanca davranan bir zihniyetle mücadele ediyoruz biz yıllardır!
Çok uygun koşullarla yurt dışından bulduğumuz proje kredilerinin çoğunu kullanmamızı engellediler.
Bunlar, metro projeleri gibi, İstanbul için acil, hayati projelerdi ama o kör intikam hissiyle, o sinsi düşmanlık duygusuyla atmaları gereken imzaları atmadılar.
Bize iş yaptırmamak için İstanbulluları cezalandırmayı göze aldılar!
Ecdadımıza sahip çıkmak büyük laflarla olmaz; biz büyük emekle sahip çıktık!
İstanbul’un endüstriyel tarihini ve kültürel mirasını koruduk. Bunu yaparken yol aldığımız zirvenin adı İBB Miras’tı.
Yerebatan Sarnıcı’ndan Rumeli ve Anadolu Hisarlarına, Camiler, Hazireler, Türbeler, Bulgur Palas, Taş Mektep gibi çok özel eserlerin restorasyonları ve fonksiyonel kazanımları İBB Miras markasıyla hayat buldu.
Altı yıl içerisinde daha önce örneği olmayan bir çalışmayla 50.000’e yakın kültür varlığının bakım ve onarımını yaptık.
Sevgili Milletim, Sevgili Hemşehrilerim…
Bizden önceki yönetimlerle kıyaslandığımızda herkes görecektir ki İstanbul’da daha az kaynakla, kamu yararına çok daha fazla iş yaptık.
Çok daha fazla metro, çok daha fazla altyapı yatırımı, çok daha fazla yeşil alan, çok daha fazla sosyal destek, çok daha fazla sosyal, kültürel yatırım.
Peki, bu nasıl mümkün oldu? Dürüst ve liyakatli yönetimimiz sayesinde mümkün oldu.
6 yılda 1.600 denetimden geçtik ve hepsinden aklanarak çıktık.
Bu yüzden, sizler de biliyorsunuz ki, burada yol arkadaşlarımla yargılanmamızın sebebi “yolsuzluk” değil; tam tersine yolsuzluğa, İstanbul’un talanına ve yüz milyarlarca dolarlık imar rantına dur demiş olmamızdır!
“2024 seçimlerinden sonra Türkiye'nin birinci partisi olup, birçok belediyeyi kazanan bizler, kapsayıcı bir modelle bütün partileri davet ederek bir seçim tavrımız olmuştu.
Sadece Cumhur İttifakı “biz katılmayız, rakip çıkaracağız” dediler. Onun dışındaki bütün partileri yönetimimize alarak yönetim hazırladık ve ben Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı seçildim.
Ardından 19 Mart darbesinden sonra değerli belediye başkanımız Zeydan Karalar seçilmişti, ne yazık ki ona da operasyon yapıldı, burada hapiste birlikteydik, tahliye oldu, görevine dönemedi.
Onun yerine Vahap Seçer başkanımız, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı, ne yazık ki geçen hafta yine aynı usulle, aynı tavırla, aynı tutumla şafak vakti bir operasyonla devre dışı bırakıldı ve 4. kez seçim yapıldı.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız, kıymetli arkadaşımız Ayşe Ünlüce dün Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı seçildi.
Ayşe başkanımı tebrik ediyorum.”
📍 Silivri