Gazeteci Burhan Can Terzi, “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlamasıyla gözaltına alındı.
Gerekçe yanlış çıkan bir transfer haberi ise soruyorum:
Transfer haberi yanlış çıktı diye gazeteciyi “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlamasıyla şikayet etmek ,gözaltına almak nedir arkadaş?
Kulüp olarak çıkarsın, “Bu haber doğru değildir” dersin. Gazeteciye tekzip gönderirsin. Gerekirse cevap ve düzeltme hakkını kullanırsın.
TCK 217/A ise açık: Gerçeğe aykırı bilginin iç/dış güvenlik, kamu düzeni veya genel sağlıkla ilgili olması; ayrıca halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle ve kamu barışını bozmaya elverişli şekilde yayılması gerekiyor.
Bir transfer haberi bunun neresinde?
Bir futbolcunun Galatasaray’a transfer olacağı yönündeki haber ülkenin iç güvenliğini mi ilgilendiriyor?
Dış güvenliğini mi? Genel sağlığı mı?
Kamu düzenini mi? Transfer haberi toplumda korku ve panik yaratmak amacıyla mı yapıldı?
Bir gazetecinin aldığı kulis bilgisi yanlış çıkabilir. Transfer son anda yatabilir. Yönetici fikir değiştirebilir. Menajer başka kulüple anlaşabilir. Kaynak yanlış bilgi vermiş olabilir.
Ama her yanlış çıkan kulis haberi ceza soruşturmasına dönüşürse gazetecilik nasıl yapılacak?
🗣️ Hukukçu Uğur Poyraz:
“Bu işin arkasında başka bir hinlik var.
Bu da Erdoğan’ı bir dönem daha seçtirmenin yolunu bulmak.
Çünkü seçimlerle artık bunu yapamayacağı için, Kürtlerin de oyunu alayım; Kürtler içinde de ‘Erdoğan elimize düştü, alabildiğimizi alalım’ anlayışı, bir ‘al gülüm ver gülüm’ ilişkisine dönüştü.
Bunu görmeyenler kusura bakmasın; esas paranoyaklık budur.” m.
Beş, bu yasa sürecin başlangıç kapısı. Anayasa değişikliğine gitmesi ise kaçınılmaz sonucu. İmralı’dan gelen açıklamalar da PKK yayınlarında yapılan değerlendirmeler de “tarihsel” dediği sorunun çözümü için anayasal düzenlemeleri işaret ediyor. Bu hedef iktidarın yeni anayasa niyetiyle de çakışıyor. Haliyle çerçeve yasanın özü bir tür erken anayasa mutabakatı içeriyor.
https://t.co/WeJWnOjDon
⚫️9 bin PKK'lı teröristi affedecekler!
👉Bir telaş, bir heyecan, bir mutluluk!
💡Yasayı bir an önce Meclis'ten geçirmek istiyorlar.
👉Pazartesi günü saat 14.00'te açılması gereken Meclis'in sabah saat 11.00'de açılması için önerge verdiler.
👉İhanet sürecinin destekçileri tarafından önerge kabul edildi.
👉Yasanın 3 saat önce tartışılması, onaylanması ve "teröristlere müjdeli haberlerin verilmesi" için büyük bir yarış ve çaba içerisindeler.
🇹🇷Tarih önünde hesap vereceksiniz!
#İhanetinZamanAşımıYoktur
Yeni Anayasa, Başkanlık Sistemi Uyarısı - YIL 2011!
İthal Başkanlık Sistemi belgesinden bir kesit.
YouTube'dan İzleyin : https://t.co/G7UQGtikbs
Herkes küresel elitin dayattığı ‘FEDERASYON ANAYASASI’na karşı nasıl tavır alacağını belirlesin…
“Çerçeve Yasa” TBMM ADALET KOMİSYONUNDA
AK Parti,
MHP,
DEM Parti ve
YENİ Parti’nin “evet” oylarıyla kabul edildi !
-bölümün devamı YouTube’da-
#yenianayasa #Banuavar #başkanlıksistemi #siyaset
Gözaltına alınıyoruz!
Enerji Bakanlığı önüne girişimiz polis tarafından engellendi. Yıldızlar SSS Holding tüm memleketi soyarken izleyen Enerji Bakanlığı şimdi madenciyi gözaltına aldırıyor.
Yine geleceğiz!
#HoldingSoyuyorBakanBakıyor#BayraktarSorumlusun
Yılın haberi!
İnanılır gibi değil!
Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşma yaptığı ve rozet taktığı Sarıyer'deki salon, cast ajanslarından kişi başına 950 liraya toplanan figüranlarla doldurulmuş!(Birgün Gazetesi-Ebru Çelik)
Türkiye’de pek konuşulmayan bir gerçek. Konu aslında çok katmanlı ama size İtalyadan bir örnek. Tarım rayına oturmadan Türkiye sanayide rekabetçi olamaz! Bir de bu açıdan bakın…
Atatürk Döneminde Kurulan Fabrikalar
"Mustafa Kemal'in 35 tane fabrika açtığı külliyen yalan; 6 tane fabrika kuruyor, onlar da şarap ve benzeri fabrikalar!" diyen bu Akit şeyi yalan söylüyor.
Osmanlı'dan yüzde 85'i yabancıların kontrolünde çok yetersiz bir sanayi, az çok işleyen 4 önemli fabrika ve bazı askeri fabrikalardan kalanları devralan Cumhuriyet, çok zor koşullara rağmen hem Osmanlı borcunu öderken hem de çok dikkat çekici bir ekonomik kalkınmaya imza attı. Genç Cumhuriyet, özellikle 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrası başlayan Planlı Devletçi Kalkınma döneminde çok sayıda fabrika kurdu. Atatürk dönemindeki en büyük fabrikaları 1933'te kurulan Sümerbank kurdu. Ayrıca ilk büyük şeker fabrikaları da bu dönemde kuruldu. Çok daha önemlisi Atatürk döneminde Sümerbank gibi kurumlarının kurduğu fabrikalar, sadece birer sanayi işletmesi degil, aynı zamanda okulu, kreşi, hastanesi, sineması, spor sahaları olan birer sosyo-kültürel fabrikaydı.
Atatürk döneminde 1923-1938 yılları arasında kurulan fabrikalardan bazıları şunlar:
👉Eskişehir Hava Tamirhanesi (Eskişehir Tayyare Tamir Fabrikası)1926
👉Alpullu Şeker Fabrikası1926
👉Uşak Şeker Fabrikası1926
👉Kayseri Uçak Fabrikası (TOMTAŞ Tayyare ve Motor Türk A.Ş) 1926
👉İstanbul Kurt Çimento Fabrikası 1926
👉Ankara Çimento Fabrikası 1926
👉Kayseri Bünyan Dokuma Fabrikası1927
👉Eskişehir Kiremit Fabrikası1927
👉Kırıkkale Çelik Döküm ve Haddehanesi 1929-1932
👉Ankara Maltepe Havagazı Fabrikası1929
👉İstanbul Otomobil (Ford) Montaj Fabrikası 1929
👉 Kartal Yunus Çimento Fabrikası 1929
👉 Zeytinburnu Çimento Fabrikası 1930
👉Eskişehir Şeker Fabrikası1933
👉Turhal Şeker Fabrikaları 1934
👉Keçiborlu Kükürt Fabrikası1934
👉Zonguldak Kömür Yıkama Lavuarı1934
👉İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası1934 -temel atma-
👉Zonguldak Antrasit Fabrikası 1935
👉İsparta Gülyağı Fabrikası1935
👉Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası1935
👉Kayseri Bez Fabrikası1935
👉Malatya Bez Fabrikası1936 -temel atma-
👉Malatya Sigara Fabrikası1937 -temel atma-
👉Konya Ereğli Bez Fabrikası 1937
👉Nazilli Basma Fabrikası1937
👉Karabük Demir Çelik Fabrikası1937 -temel atma-
👉Bursa Merinos Fabrikası1938
👉Gemlik Suni İpek Fabrikası1938
👉Bitlis Sigara Fabrikası1925-1939
👉Sivas Çimento Fabrikası 1938 -temel atma-
Ayrıca bu dönemde Gölcük Tersanesi ve Çubuk Barajı yapılmış, ayrıca çeşitli silah fabrikaları ile Şakir Zumre, Nuri Demirağ gibi özel girişimciler tarafından da çeşitli fabrikalar kurulmuştu.
Ancak şunu belirtmeliyim ki, 30 ile 50 arasında fabrikaya yer veren bu ve benzeri listeler Atatürk döneminde açılan tüm fabrikaların listesi değil, bu listeler belli başlı fabrikaların listesidir; Atatürk döneminde açılan tüm fabrikalar çok daha fazladır. Bu fabrikaların bazılarını devlet (bankalar), bazılarını yerli ve yabancı şirketler, bazılarını çeşitli girişimciler kurmuştur. (Ekteki 1938 tarihli Akşam gazetesine bakınız) Bazıları kısa ömürlü, bazıları uzun ömürlü olmuştur.
Peki bu Atatürk düşmanlarının "Mustafa Kemal 6 -7 fabrika açtı" iddiası neye dayanıyor? Bu iddia, 29 Ekim 1938 tarihli Ulus gazetesinde yer alan 15. yıl tablosunun carpıtılmasına dayanıyor.
Şöyle ki:
Ulus gazetesinin 15. yıl tablosunda yer verilen fabrikalar Atatürk döneminde açılan tüm fabrikalar değildir; sadece Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamında 1933'te kurulan Sümerbank'ın 5 yılda kurup açtığı 7 ve temelini attığı 4, toplam 11 fabrikadır. Ancak gelin görün ki Akit şeyi bunu bile doğru hesaplayamamış:
Sümerbank’ın, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamında, 1934-1939 yılları arasında kurduğu fabrikalar şunlardı:
1- Kayseri Bez Fabrikası (1935)
2- İzmit Kâğıt Fabrikası (1936)
3- Ereğli Bez Fabrikası (1937)
4- Nazilli Bez Fabrikası (1937)
5- Gemlik Suni İpek Fabrikası (1938)
6- Bursa Merinos Fabrikası (1938)
7- Karabük Demir Çelik Fabrikası (1939)
Ayrıca bu fabrikalar dünya ölçeğinde fabrikalardır.
Atatürk düşmanlarının bu fabrika çarpıtmasına verdiğim ayrıntılı yanıt için bkz.👇
https://t.co/RfDWKwSY2i
Tarım Bakanlığı= Olası büyük bir depremde, gıda ve tarıma yönelik hiç bir çalışması olmayan bakanlık. Diyelim ki var, kimsenin haberi yok=boşa yapılmış , anlamsız.
🗣️ Hukukçu Afşin Hatipoğlu:
• “ Cumhuriyete 7 vakit laf söylüyorsunuz, o cumhuriyet sayesinde iktidara geldiniz çeyrek asırdır ayrılmıyorsunuz.”
• “Enflasyonu %30’un altına indirmeye gücün yetmedikçe CHP belediyesine yetiyo.”
• “Senin gücün eğitime yetmedikçe Ekrem İmamoğlu’na yöneliyorsun.”
• “Bina var, içinde adalet yok. Okul var, içinde eğitim yok. Banka var, içinde para yok.”
Resmi verilere göre Irak’tan 3 ayda domates, üzüm, pirinç, mısır ithal ettik. Aynı dönemde Türk çiftçisin ürünü elinde kaldı.
Aynı dönemde Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yapılan usulsüzlükler nedeniyle Uluslararası Tahkim Mahkemesi Türkiye aleyhine 1 Milyar 471 milyon dolarlık cezaya hükmetti. Bu cezaya 5 yıllık faiz işledi. İşleyen faiz ile birlikte Türkiye’nin yükümlülüğü 2 milyar doların üzerine çıktı.
Irak’tan ithalatın aylık dağılımı şöyle;
ocak ayında 7 bin 181 ton ile zirve görülürken, şubat ayında 2 bin 875 ton, mart ayında ise 640 ton ürün Irak’tan Türkiye’ye gönderildi. Ürün bazlı dağılımda ise 9 bin 109 ton patates; 837 ton mısır ve 496 ton soğan takip etti. Listenin geri kalanında ise domates,üzüm, pirinç ve yerel meyveler yer aldı.
Dün de 3000 ton kurusoğan Türkiye’ye geldi.
Koskoca İzmit’in belediye başkanı bir apartman dairesinde yaşıyor.
Üstelik yaşadığı semt İzmit’in en mütevazi semti.
Bir de akp li belediye başkanlarının oturdukları evlere bakın.
Söyleyeceklerim bu kadar
AKP ve İsrail’in işbirliğini belgeledik!
Irak-Türkiye ham petrol boru hattında;
Irak Devletine ait petrolün izinsiz olarak taşınması ve Irak’ın belirlediği fiyatların altında satılmasıyla ilgili yasa dışı yoldan bir işbirliği kurulduğunu tespit ettik.
İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve birkaç ülkenin, ucuza satın aldığı bu kaçak ve kelepir petrol ticaretindeki AKP’nin rolü nedeniyle;
Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin Türkiye’ye verdiği cezayı Meclis’te açıkladık!
Ceza: 673 Milyon Dolar
Güncel Kurla 32 Milyar Lira!
Not: Söz konusu kelepir petrol satışına sebep olmaktan kaynaklanan bu ceza tutarı, Nihai Tahkim Kararı’nda belirtilen toplam 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık cezanın, 673 Milyon Dolarlık kısmını oluşturuyor.
Toplu iğne öyle mi?
Atatürk'ün genç Türkiye Cumhuriyeti 1929 Dünya Ekonomik Buhranına rağmen 1930'lardaki Planı Devletçi kalkınma ile birçok alanda kendi kendine yeten bir ülke haline gelmişti.
2 Mart 1937 tarihli gazeteler (Ulus, Cumhuriyet, Türkdili ve Kurun) şöyle yazıyordu:
- Yeni bütçe 229.676.000 lira
- Bütçede 17 milyon lira fazlalık var.
- Ne bir vergi artırılacak ne de yeni vergi konacak.
Ayrıca bütçenin en büyük ikinci giderinin 53.328.100 lira ile Düyunu Umumiye gideri, yani Osmanlı Borcu olduğu görülüyor. Bu gider, 46.733.220 liralık Milli Savunma (kara kuvvetleri) bütçesinden bile fazlaydı.
İşte bugün Atatürk ve Cumhuriyet karşıtlarının küçümsemeye çalıştıkları Atatürk Türkiye'sinden bir tablo!