Üstadım, benim teşhis ve teklifim tam da burada başlıyor aslında. Çünkü bu yazının anlattığı şey sadece bir şehri eleştirmek değil; hızlı büyüyen, yoğun göç alan, ekonomik baskıyla şekillenen şehirlerin sosyolojik dönüşümünü anlatıyor.
Kültürü korumak çok değerli ama yaşadığın şehrin ortak yaşam kültürüne de uyum sağlamak gerekiyor. Çünkü şehir dediğimiz şey sadece binalar değil; insanların birbirine tahammülü, saygısı ve birlikte yaşayabilme becerisidir.
Gaziantep özelinde baktığımda sorunların temelinde biraz şu var:
Sürekli rekabet hali, ekonomik baskı, sosyal kıyas, hızlı büyüme ve göçle birlikte oluşan aidiyet karmaşası… Bunlar insanları hem yoruyor hem de şehirde sosyal gerilim oluşturuyor.
Ama çözüm yine toplumun içinde.
Daha fazla şehir bilinci, daha fazla empati, daha fazla sosyal uyum ve insanların birbirinin yaşam alanına saygı duyması gerekiyor. İnsan kendi kültürünü yaşatırken yaşadığı şehrin kültürünü de sahiplenirse, ayrışma yerine ortak aidiyet oluşur.
Çünkü güçlü şehir; sadece para kazanan değil, birlikte yaşamayı başarabilen şehirdir.
📍 Gündemi sarsan fotoğrafta 2 Cumhuriyet Savcısı meslekten ihraç edildi!
Bu masa öyle alelade bir masa değil. 2 savcı, tam 9 şüpheli ile aynı masada yemek yiyor, alkol alıyor. Üstelik bu fotoğraf restoranın sayfasında alenen paylaşılıyor!
Bakın bu savcılar neler neler yapmışlar:
— Şüpheli olması gereken kişinin “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadesi alınıyor ve UYAP sistemine “tanık” olarak kaydediliyor!
— İhbar üzerine basılması gereken mekana jandarma gidiyor. Savcı M.A, jandarmayı arayıp “insanları fazla rahatsız ediyorsunuz” diyor!
— Savcı H.S, şüpheliyi arayıp “bu hafta fazla zıplamayın” diyerek yapılacak operasyonu önceden ima ediyor.
— Savcılar önlerindeki şüphelilere ilişkin dosyaları sürüncemede bırakıyor, hiçbir işlem yapmıyor. Şüpheliler de yeni suçlar işlemeye devam ediyorlar!” (Son TV)
Bununla kalmamalı:
1– Bu savcıların verdiği tüm kararlar tekrar incelenmeli!
2– Bu savcılara mülakatta referans olan kişiler tek tek irdelenmeli!
Yeter artık her gün böyle olayları duymaktan yorulduk!