LİSANS ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK YAZ DÖNEMİ STAJ DUYURUSU: SON BAŞVURU 12 HAZİRAN 2026
Merkezimiz bünyesindeki EEG ve fNIRS laboratuvarlarına, aşağıda belirtilen tarihlerde ve kontenjan dahilinde lisans öğrencisi stajyer kabul edilecektir.
Başvurular yalnızca aşağıda belirtilen bağlantı üzerinden alınacaktır. Sadece kabul edilen adaylara bilgilendirme e-postası gönderilecek, uygun bulunmayan başvurulara ayrıca dönüş yapılmayacaktır.
Staj başvurularının yalnızca lisans öğrenimine devam eden öğrenciler tarafından yapılması gerekmektedir. Zorunlu staj yükümlülüğü bulunan adaylara öncelik verilecektir.
İlgililere saygı ile duyurulur.
EEG Laboratuvarı: 17 Ağustos 2026- 18 Eylül 2026 – Kontenjan 2 kişi
fNIRS Laboratuvarı : 1 Temmuz-31 Temmuz 2026- Kontenjan 2 kişi
Başvuru yapmak için tıklayınız.
https://t.co/7t03NCM6MW
🧠 “Nöromitlerin İzini Sürmek: Nörobilimi Genç Zihinlerle Buluşturma”
Bugün Akyurt Güzelhisar Ortaokulu öğrencileriyle birlikte nörobilimsel araştırma yöntemlerini deneyimledik; yaygın nöromitleri sorguladık ve beyin hakkında doğru bilinen yanlışları bilimsel veriler ışığında tartıştık.
Genç zihinlerin merakı, soruları ve katılımı gerçekten ilham vericiydi. Bilimi birlikte düşünmek, birlikte keşfetmek çok kıymetliydi.
#Nörobilim #Nöromit #BilimEğitimi #GençZihinler #BilimleBüyüyoruz
🧠 “Nöromitlerin İzini Sürmek: Nörobilimi Genç Zihinlerle Buluşturma”
Gençlerle birlikte nörobilimi konuşuyor, yaygın nöromitleri sorguluyor ve bilimin ışığında beyin hakkında doğru bilinen yanlışları tartışıyoruz.
Avrupa Sinirbilim Dernekleri Federasyonu'nun katkılarıyla...
📅 25 Mart 2026, Çarşamba
🧠 “Nöromitlerin İzini Sürmek: Nörobilimi Genç Zihinlerle Buluşturma”
Gençlerle birlikte nörobilimi konuşuyor, yaygın nöromitleri sorguluyor ve bilimin ışığında beyin hakkında doğru bilinen yanlışları tartışıyoruz.
Avrupa Sinirbilim Dernekleri Federasyonu'nun katkılarıyla...
📅 25 Mart 2026, Çarşamba
Postoperatif deliryum, cerrahi sonrası sık görülen ve hasta sonuçlarını olumsuz etkileyen önemli bir klinik sorundur. Merkezimiz araştırmacılarının da olduğu, Danimarka ve Türkiye’de dört hastanede yürütülen, yaklaşık 20.000 erişkin hastayı kapsayan bu çalışmada, uluslararası kılavuzlarla uyumlu 18 öneriden oluşan Güvenli Beyin Girişimi- Bakım Modülü’nün [Safe Brain Initiative-care module (SBI-CB)] postanestezi bakım ünitesinde (PACU) deliryumu azaltmadaki etkinliği değerlendirildi.
Bu modül cerrahi öncesi, sırası ve sonrasında hastaların iyilik hâlini en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan; sağlık çalışanlarının hem eğitimi hem de farkındalığını, bir dizi protokol ve uygulamayla bütünleştiren kapsamlı yapılandırılmış bir yaklaşımdır. Bulgular, PACU’da postoperatif deliryumun tüm erişkin yaş gruplarında görüldüğünü; özellikle genç ve ileri yaş hastalarda daha sık ortaya çıktığını, genel anestezi ve bir saatin üzerindeki cerrahi sürenin önemli risk faktörleri olduğunu gösterdi. SBI-CB’nin uygulanmasıyla birlikte, uygulamanın her ayı için PACU’da deliryum riskinde anlamlı bir azalma saptandı.
Çalışma, preoperatiften postoperatife uzanan multidisipliner ve yapılandırılmış bakım yaklaşımlarının, klasik olarak riskli kabul edilmeyen hasta gruplarında dahi postoperatif deliryumu azaltabileceğini ve hasta sonuçlarını iyileştirebileceğini göstermektedir.
Yapay zekâ ve tıpta temsiliyet sorunu
Tıp alanı, özellikle üst düzey ve görünür pozisyonlarda, çeşitliliğin sağlanması konusunda hâlen önemli yapısal güçlüklerle karşı karşıyadır. Bu durumun nispeten nötral bir tavır belirlemesi beklenen yapay zeka uygulamalarında bile zaman zaman karşımıza çıkmaktadır.
Merkezimiz araştırmacılarının da dahil olduğu bu çalışmada, anesteziyoloji alanında yapay zekâ ile üretilen görsellerin meslekteki gerçek demografik çeşitliliği ne ölçüde yansıttığı incelenmiştir. DALL·E 2 ve Midjourney ile üretilen toplam 1.200 görselin analizinde, anestezistlerin ağırlıklı olarak beyaz ve erkek olarak temsil edildiği; yaş, etnik köken ve duygusal özellikler açısından belirgin kalıpların öne çıktığı saptanmıştır.
Bulgular, yapay zekâ sistemlerinin tıp alanında dahi mevcut toplumsal kalıp önyargıları yeniden üretebildiğini göstermektedir. Çalışma, sağlık alanında daha adil, kapsayıcı ve gerçeğe uygun yapay zekâ uygulamaları için eğitim verilerinin çeşitlendirilmesi ve önyargı azaltıcı yaklaşımların gerekliliğine dikkat çekmektedir.
Kolesterol metabolizması ve nörogelişim için hayati önem taşıyan Karaciğer X Reseptörü Beta (LXRB) üretimini kodlayan NR1H2 geninin otizm spektrum bozukluğu (OSB) ile olan ilişkisi merkezimiz araştırmacılarınca incelenmiştir.
Araştırmanın sonuçlarına göre OSB grubunda toplam kolesterol, LDL ve trigliserit düzeyleri anlamlı olarak daha yüksekken, LXR’nin önemli ligandlarından 27-Hidroksikolesterol belirgin şekilde daha düşük saptandı ve bu biyobelirtecin OSB’yi ayırt etme potansiyeli olduğunu gösterdi. NR1H2’nin düzenleyici bölgelerindeki rs2695121 ve rs17373080 varyantlarının genotip ve alel dağılımlarında ise gruplar arasında fark gözlenmedi.
Bulgular, daha önce nörodejenerasyonla ilişkilendirilen oksterol metabolizması bozukluklarının OSB için olası bir risk faktörü olabileceğini ve hastalığın heterojen yapısına katkı sağlayabileceğini düşündürmektedir.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının 87. yılında saygı ve rahmetle anıyoruz.
Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve vatan uğruna fedakârca görev yapan tüm şehit ve gazilerimizi bir kez daha saygı, özlem ve rahmetle anıyoruz.
BREAKING NEWS
The 2025 #NobelPrize in Physiology or Medicine has been awarded to Mary E. Brunkow, Fred Ramsdell and Shimon Sakaguchi “for their discoveries concerning peripheral immune tolerance.”