Hanimefendi tabi ki sahil ve kiyilar kamusal alan ancak sahil yanda oturanı maruz bırakacak bir ses acip bam güm halay çekme yeri degil. Sağını solunu rahatsiz etmeden oturur, denizine girer,sohbetini edersin. Makul sesle müziğini dinlersin.
Ben bu bölgede denize giriyorum. Be��enmeyen gelmesin :)
Yukarıdaki sitelerde oturup koşu yapanların bir k��smı, ücretsiz halk plajını videoya çekip sosyal medyada paylaşıyor, birbirine gönderip dalga geçiyor. Sonra da dönüp kıyı kanunundan, kamusal alandan, hukuktan bahsediyor.
Oturduğunuz o evlerin, bindiğiniz o arabaların kaç tanesi gerçekten kendi alın terinizin ürünü? Babanızın, dedenizin serveti üzerine kurduğunuz hayat size insanlardan üstün olduğunuz hissini vermiş olabilir ama kötü haber: Değilsiniz. :)
Bu ülke de bu kıyılar da bu deniz de sizin değil.
Sizin hasta ruhlu ve sınıfsal kibriniz gözlerinizi kör etse de kölelik kaldırıldı.
İnsanların denize girmesini, iki saat nefes almasını bile küçümseyen bu sınıf kibri, en az karakteriniz kadar mide bulandırıcı.
Sizin ayrıcalık sandığınız şey, aslında sadece miras aldığınız kibir.
Özgür Özel 100 den fazla miting yaptı ,
Her hafta Grup konuşması yaptı ,
Onlarca kez TV ye çıktı ,
Bir kez olsun Can Atalay serbest kalacak demedi,
Gazetecileri serbest bırakın demedi , . Selahattin Demirtaş serbest kalacak demedi ,
İşte muhalefet böyle yapılır,
Bilge Lider sayın Kılıçdaroğlu siyaset dersi vermiş .
Bizim umut siz değilsiniz mesela. 63 yaşından 78 yaşına kadar son saniyesine kadar umudu size bağladık,hayallerimiz içimizde patladi. Bizim umudumuzu ve ümidimizi yok ettiniz. Ağzınızla kuş tutsanız ne fayda,geçmişler olsun. Ayrica yaziklar da olsun.
Özgür Özel, daha birkaç gün önce “Sana otobüs de alacağız” diyen teyzelerinin desteğiyle ayakta olduklarını söylemişti.
Bugün ise 113 milyon TL bağış toplandığını açıklıyorlar.
Demek ki emekli maaşları, söylenildiği kadar yetersiz değilmiş…
Hem kendi geçimlerini sağlıyorlar hem de milyonlarca liralık siyasi bağış yapabilecek kadar artanı kalıyor.
İşin en ilginç yanı ise şu:
Yeni partiyi kurmaya hazırlanan bazı isimler; milletvekili maaşlarını, emekli milletvekili maaşlarını ve diğer gelirlerini kendilerine ayırırken, siyasetin finansmanını emekli teyzelerin omuzlarına bırakıyor.
Gerçekten “sosyal demokrat” dayanışmasının çok farklı bir yorumu…
Tasarruf hep başkasının cebinden başlayınca, siyaset de oldukça konforlu oluyor.
Hapse giren genç sanatçı Deniz Göktaş'a üzülmeyi bıraktılar.
Kemal Bey'e "sal CHP'yi" dedi diye seviniyorlar.
Kalitesizliğin ve vicdansızlığın bu kadarına da el insaf.
Utanmasalar iyi bari Deniz Göktaş hapse girdi, diyecekler.
Demediğini biliyoruz ama.. Tutun ki demiş olsa da bu Kemal Bey'in yaptığı işin değerini azaltmaz.
@herkesicinCHP
Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP Genel Başkan olduğu CHP %31,9 ile birinci parti.
Millet arınmak istiyor
CHP: %31,90
AK Parti: %28,09
DEM Parti: %8,42
Zafer Partisi: %6,53
İYİ Parti: %6,25
MHP: %6,05
Anahtar Parti: %4,16
Yeniden Refah Partisi: %3,47
TİP: %1,51
Yav Nurhan bey biz salı pazarına gidemez demedik ki. Halkın gözüne giremez dedik. Halk dediğiniz de oyle toplasan 100 kisili yerde sevilmekte olmuyor. Halk o kadar küçük bi kitle degil. Halk onu kendi partisine gazla girmesiyle tanır,pazar gezmesi ile degil.
Sevinmedim Barış bey. Yeminler olsun sevinmedim gördüğümüze. Adamların cok sevdiğim bi şarkısı var "eski dostum tankla gelmis." Sizinkiler de o hesap. Eski baskan butlanla gelmis.
Karne heyecanı yaşayan tüm evlatlarımızı yürekten kutluyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aklı, bilimi ve eğitimi merkeze alan Cumhuriyet idealini yaşatacak olanlar; bugün sıralarında emek veren, öğrenen, düşünen ve hayal kuran çocuklarımızdır.
Onları büyük bir özveriyle yetiştiren öğretmenlerimize, emek veren ailelerimize teşekkür ediyorum.
Her çocuğun eşit, nitelikli ve çağdaş eğitim hakkına kavuştuğu; hiçbir evladımızın yoksulluk nedeniyle geride kalmadığı bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.
Tüm öğrencilerimize iyi tatiller diliyorum.
Tayyip Erdoğan’ı hayatında bir dakika bile sevmemişmiş…
15 Temmuz gecesi bir an bile mi sevmedin? İsrail’e “One Minute” dediği gün de mi sevmedin? Herkesin önünde titrediği paşaya MGK’da “kes ulan” deyip ayar verdiğinde de mi sevmedin? Askeri vesayeti bitirmesine de mi sevinmedin? “Barış için gerekirse baldıran zehiri içerim” dediğinde de mi sevmedin? Her şeyi geçtim, “Dünya Beş’ten Büyüktür” cümlesini de mi sevmedin?
Demek ki sorun sende…
Hiçbir inancı, hayatımın hiçbir döneminde siyasetin ve propagandanın malzemesi yapmayı doğru görmedim. İslam inancının en müstesna zamanlarından olan Muharrem ayının ve Aşura gününün de siyasi polemiklere, gerilimlere, kavgalara, propaganda hesaplarına ve istismara konu edilmesine müsaade etmeyecek; en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız.
Bizim nazarımızda toplumsal ve manevi değerler; siyasi ikbal hesaplarından ve günlük siyasi kazanımlardan çok daha kıymetlidir. Bu değerlere karşı gösterilmesi gereken özen, her türlü siyasi hesap ve beklentinin üzerindedir.
Bu anlayışla, programımızda yer almasına rağmen, içinde oluşan atmosfer nedeniyle Aşura etkinliğine fiziken katılmamanın daha doğru, daha anlamlı ve daha isabetli olacağı kanaatine vardık. Çünkü bazı zamanlarda en doğru duruş, kalabalıkların içinde görünmek değil; inancın siyasete malzeme edilmesine ortak olmamaktır.
Aşura etkinliğine yönelik mesajımı, gönül birlikteliğimizin ve muhabbetimizin bir nişanesi olarak sizlerle paylaşıyor; bizi en doğru anlayacağına inandığım bütün canlarımızı en kalbi duygularımla selamlıyor, Muharrem ayının ve Aşura’nın birlik, kardeşlik ve hakikat ikliminin hepimize hayırlar getirmesini diliyorum.
Türkiye’nin sakin gücü, birleştirici lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’a geliyor!
İstanbul’u yeniden CHP’li belediyecilikle buluşturan siyasi iradenin mimarı, milyonların umudu ve demokrasi mücadelesinin sembol ismi hemşehrileriyle buluşuyor.
İstanbul tek yürek, Genel Başkanını bekliyor!
25 Haziran Perşembe günü saat 08.00’de Dudullu Çamlıca Gişeleri’nde gerçekleşecek büyük buluşmada sen de yerini al.
Birlik için, dayanışma için, umut için...
Seni bekliyoruz Sayın Genel Başkanım!
Sayın Genel Başkanımız, kendisine ulaşan bilgiler doğrultusunda bazı belediye başkanları hakkında; eski bir yol arkadaşı ve partinin yeni Genel Başkanı olarak Sayın Özgür Özel’i makamı devrederken uyarmış, tecrübelerini paylaşmıştır.
Bugün o belediyelerle ilgili dosyaların ortaya çıkması bile, Sayın Özel’in partinin önceki Genel Başkanı ile ilişkisini ne kadar yanlış ve eksik kurduğunu göstermiyor mu?
Biraz hakkaniyet, biraz vicdan…
@thecgrr@avumityigit Avukatinizin hata yaptigini düşünüyorsanız bunun da takip edilebilir süreçleri var. Koca bir mesleğe "karı kız icin okuyorlar" demek yerine bunu deneyebilirsiniz.