Öğretmenlerin aile birliği talepleri karşılıksız bırakılmamalı!
Millî Eğitim Bakanlığı’na çağrımızdır: Öğretmenlerin yaşadığı mağduriyet giderilmeli, ataması gerçekleşmeyen öğretmenler için adil, şeffaf ve kalıcı bir çözüm üretilmelidir.
Protokol kapsamında yapılan atamaların ardından ortaya çıkan depo öğretmen durumunun il millî eğitim müdürlükleri açısından önemli bir planlama problemi olduğu belirtilmektedir. #ProtokoleEmirBizeSabır@tcmeb@mebpgm@tcbestepe
Genel il emrinin verilmediği yaz döneminde protokol kapsamındaki öğretmenlere il emri uygulanması ve bu uygulamanın yarıyıl mazeret döneminde de sürdürülmesi, il emrinin uygulanma kriterlerinin açıklığa kavuşturulmasını gerektiren bir konudur. #ProtokoleEmirBizeSabır@RTErdogan
Aile birliği anayasal bir haktır.
Mazeret atamasında kontenjan yetersizliği nedeniyle ailesinden ayrı kalmak zorunda bırakılan binlerce öğretmenimizin tek talebi İl Emridir.
Ailelerin parçalanmasına daha fazla seyirci kalınmamalı. Sayın Bakanlık, öğretmenlerimizin sesini duyun ve İl Emri uygulamasını hayata geçirin.
#İlEmri #MazeretAtaması #ÖğretmenlerİlEmriBekliyor
“Depo öğretmen” tartışması üzerinden asıl meseleyi kaçırmamak gerekir.
Mazerete bağlı yer değişikliği başvurusu yapan ve mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan yetersizliği nedeniyle yer değişikliği gerçekleşmeyen öğretmenlerin talebi, “depo öğretmen olmak” değildir.
Burada önce talebin temel amacını doğru ortaya koymak gerekir.
Bir öğretmen mazerete bağlı yer değişikliği başvurusu yapıyorsa, bunun temelinde ailesinin bulunduğu yerde görev yapabilme ihtiyacı vardır. Özellikle eş durumu kapsamında başvuran öğretmen açısından mesele yalnızca bir okul değiştirmek değildir. Mesele, ailesiyle aynı yerde yaşayabilmek ve aile bütünlüğünü sağlayabilmektir.
Dolayısıyla “İl emri verilirse öğretmenler depo olur” şeklindeki yaklaşım, konunun özünü farklı bir noktaya taşımaktadır.
Çünkü öğretmenin talebi:
“Beni bir yere yerleştirin, hangi okul olduğu önemli değil.” olmadığı gibi; tam olarak “Mazeretim kabul edildi. Ailemin bulunduğu il'e gelebilmem için bir çözüm üretilsin.”
İl emri neden gündeme geliyor?
Mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde öğretmenin mazereti kabul edilmiş olabilir. Ancak öğretmen, tercih ettiği eğitim kurumlarına kontenjan veya norm yetersizliği nedeniyle yerleşemeyebilir.
İşte tam bu noktada sorun ortaya çıkıyor:
Mazeret kabul edilmiş, fakat mazeretin gerektirdiği fiilî yer değişikliği gerçekleşmemiş oluyor.
Öğretmen açısından sonuç ise değişmiyor: Eşi ve ailesi başka bir yerde, kendisi başka bir yerde görev yapmaya devam ediyor.
İl emri talebi de tam olarak bu noktada gündeme geliyor.
Amaç öğretmeni herhangi bir okulda “bekletmek” değil; mazeretinin bulunduğu il'e ulaştırabilecek bir idari çözüm oluşturmak.
Nitekim il/ilçe emrine atama ile öğretmenin daha sonra görev yapacağı eğitim kurumunun belirlenmesi aynı şey değildir. Bu iki aşamanın birbirinden ayrılması gerekir.
Peki öğretmen neden “depo” olarak anılmak istemiyor?
Çünkü “depo öğretmen” ifadesi, öğretmenin talebini sanki “çalışmadan bir yerde beklemek” şeklinde gösteriyor.
Oysa öğretmenlerin temel talebi bu değil.
Öğretmen:
- ailesinin yanına ulaşmak,
- eşiyle aynı yerde yaşayabilmek,
- çocuklarından ayrı kalmamak,
- kabul edilmiş mazeretinin gerektirdiği yere ulaşabilmek,
- mesleğini sürdürürken aile bütünlüğünü sağlayabilmek
istiyor.
Dolayısıyla burada sorulması gereken soru:
“Öğretmen depo olur mu?” Değil, “Mazereti kabul edildiği hâlde yer değiştiremeyen öğretmenin aile bütünlüğü nasıl sağlanacak?” Sorusudur.
Peki il emri verilirse öğretmen nerede görev yapacak?
Bu elbette idari açıdan tartışılabilir ve çözülmesi gereken bir konudur.
İl emri uygulanacaksa öğretmenlerin hangi kurumlarda görevlendirileceği, ihtiyaçların nasıl değerlendirileceği, normların nasıl kullanılacağı ve görev yerlerinin hangi kriterlerle belirleneceği Bakanlığın planlaması gereken hususlardır.
Ancak bu idari soruların varlığı, aile bütünlüğü sorununu ortadan kaldırmaz.
“Norm sorunu var, o hâlde ailelerinden ayrı kalan öğretmenler için hiçbir çözüm üretilemez.” Kabul edilir bir anlayış değildir.
2025 uygulaması neden ayrıca konuşuluyor?
Burada öğretmenlerin sorduğu önemli bir soru da var.
2025 yılında mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde tercihlerine yerleşemeyen öğretmenler için Bakanlık tarafından mazeret illerindeki ihtiyaçlar doğrultusunda ek bir çözüm uygulanmıştı. Bakan Sn. Yusuf Tekin de bunu, öğretmenlerin aileleriyle bir arada olabilmesi ve “kadim sorumluluk” vurgusuyla açıklamıştı.
Dolayısıyla bugün öğretmenlerin sorduğu soru şu:
Geçtiğimiz yıl aile bütünlüğünün sağlanması amacıyla uygulanan çözüm bu yıl neden uygulanmıyor?
Bu soru, “her yıl kesinlikle aynı uygulama yapılmak zorundadır” iddiasından ziyade, uygulama farklılığının gerekçesinin açıklanması açısından önem taşıyor.
Mazereti kabul edildiği hâlde yer değiştiremeyen öğretmenler, aile bütünlüklerinin sağlanabilmesi için il emri yoluyla mazeretlerinin bulunduğu ile atanabilecekleri bir çözüm talep etmektedir.
İl emri bekleyen öğretmenin asıl amacı depo öğretmen olmak değil; ailesinin yanında olabilmektir.
Bir öğretmenin ailesinden ayrı kalmasının çözümü konuşulurken, önce öğretmenin neden il emri istediğini konuşmak gerekir.
Sorulması gereken “Depo öğretmen olur mu?” değil, “Mazereti kabul edilmiş ve yer değiştirememiş öğretmenin aile bütünlüğü nasıl sağlanacak?” sorusudur.
📌Sayın valim,
Profilinizdeki diğer ünvanları yazma gereği duymadan size şu mevzuatı hatırlatmadan önce depo öğretmenler içinde vali, vali yardımcısı, kaymakam, bakanlık bürokratları, il-ilçe bürokratları, subaylar, astsubaylar, uzman er ve erbaşlar, emniyet görevlileri, sahil güvenlik görevlileri, hakim, savcı ve diğer zorunlu hizmete tabi kamu görevlilerinin eşlerinin de bulunduğunu hatırlatmak isterim!
📌Belki sizin eşinizde öğretmendir!
📌Bu görevlilerin depo öğretmen eşleri ile de aynı önerileriniz geçerli mi?
📌Öğretmenlerin depo öğretmen eşlerini eleştirenler yukarıdaki kamu görevlilerinin eşlerini ve kendilerini eleştirebilecek mi?
📌Buyrun yönetmelik;
📌Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmelik.
📌Bu Yönetmeliğin,
Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun;
a) Kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkânının olmaması veya mevzuatı
uyarınca eşin zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması durumunda bu kapsamdaki eşin bulunduğu yere,
b) Eşlerin her ikisinin de aynı kurumda çalışıyor olması halinde, kurumun daha fazla hizmet ihtiyacı duyduğu yere,
c) Eşlerin farklı kurumda çalışıyor olması halinde kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle her iki
kurumun da öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere,
d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal
güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor
olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere,
(e) Milletvekili, belediye başkanı, muhtar veya noter olan eşlerinin bulunduğu yere,
atanması suretiyle yapılabilir.
📌Aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında
kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün
sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ya da
birinci fıkranın (e) bendinde sayılan görevlerde bulunduğuna ilişkin belgeyi kurumuna ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca yer değiştirme başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir.
📌Genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli hakkında özel yönetmelikte
düzenleme yapılması kaydıyla birinci fıkranın (d) bendine ilişkin farklı usul ve esaslar belirlenebilir.
📌Can Güvenliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği
Memurun can güvenliği mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisinin, eşinin veya
bakmakla yükümlü olduğu çocuklarından birinin bulunduğu yerde kalmasının can güvenliğini tehdit altında bırakacağının
adli veya mülki idare makamlarından alınacak belgeyle belgelendirmesi gerekir.
📌Can güvenliği mazeretine dayalı olarak
yapılacak yer değişikliğinde memur; aynı hizmet bölgesi içindeki başka bir hizmet alanına, görev yaptığı hizmet bölgesinde
ihtiyaç bulunmaması halinde ise diğer hizmet bölgelerine atanabilir.
8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hakkında adli makamlarca işyerinin değiştirilmesine ilişkin koruyucu tedbir
kararı alınan memur, aynı hizmet bölgesi içindeki başka bir hizmet alanına, görev yaptığı hizmet bölgesinde ihtiyaç
bulunmaması halinde ise diğer hizmet bölgelerine atanabilir.
#AileBirligi #ilemrimüjdesi
İL EMRİ VERİLSİN, ÇOCUKLAR ANNE VE BABALARINA KAVUŞSUN!
Mazerete bağlı yer değişikliği talebi karşılanmayan öğretmenlerimiz, ailelerinden ve çocuklarından ayrı yaşamaya mahkûm edilmemelidir.
Anne ve babasının yolunu bekleyen çocukların özlemi daha fazla uzamamalı; aile, sağlık ve diğer haklı mazeretleri bulunan öğretmenlerimizin yaşadığı belirsizlik artık sona ermelidir.
Aile birliğinin korunması anayasal bir sorumluluk, çocukların üstün yararının gözetilmesi ise sosyal devlet ilkesinin gereğidir.
Millî Eğitim Bakanlığından beklentimiz nettir: İl emri uygulaması hayata geçirilmeli; parçalanan aileler birleştirilmeli, çocuklar anne ve babalarına kavuşturulmalıdır.
Öğretmenlerimizin ve ailelerinin feryadı duyulmalı, daha fazla gecikmeden insani ve kalıcı bir çözüm üretilmelidir.
Aileler ayrı kalmasın, çocukların gözyaşı dinsin!
#KadimSorumlulukNeOldu
@tcmeb@Yusuf__Tekin@cftcblnt@2026ilemri
İl emri yapılamadığı için babasından ayrı kalan küçük kızın vedası. Videoyu annesi göndermiş
Bu da benim kızımın babasını gönderirkenki döktüğü gözyaşları. Kimsenin umrunda olmadı maalesef
İl emri verilmedi bize yine ayrılık ve hasret düştü
Haydi biz büyükler hallderiz de, ben çocuğuma açıklayamadım..