@HayriKozanoglu Gösterisini reklamsız yüklemesi bence onları en korkutan şey oldu inandıkları tek şey para ve parayı elinin tersiyle iten bir adam ,satın alınamaz o zaman yapılacak tek şey korkutmak ve sindirmek .
Gemi 7 ve 3 yıl önce iki kez kaza yapmış, hasara rağmen sadece 'yama' ile yüzdürülmüş. Fiberglas yapılı, uzak yola uygun değil.
Gemiyi kullanan kişinin KAPTANLIK EHLİYETİ YOK! Yolcu listesinde adı geçiyor.
Bu sadece gemi personeli ile geçiştirilecek bir konu değil.
KKTC deniz otoritesi, hatta Türkiye Mersin deniz otoritesi sorumlu personelleri, feribotun sahibi şirketin ortakları ve sorumlu yöneticileri…
Bunların tamamının hesap vermesi gerekiyor
AYM Kararları imiş,AİHM imiş,AİHS imiş hepsini geçeceksiniz onlar geride kaldı ve Türkiye yüzyılına göre değiller peki ne var,ne olmalı?Bilmek için müneccimbaşı,medyum olmaya gerek yok!Dostum var,dostum mahkemeleri,dostum görüşmeleri,dostum sözleşmeleri var(!)Herkes buna göre kendini hazırlasın.Veee ayağını denk alsın!!!!
Ben bu meseleyi kafamdan atamıyorum gerçekten. 400 sayfayı satır satır yazan Ekrem İmamoğlu’nun kitabına erişmemiz için YENİ Parti bundan çok daha fazlasını yapmalı. PDF istiyoruz. Lütfen destek olun hashtage, rica ediyorum dostlarım. #KitabıYayımla
Olur da bu iktidarın gidici olduğu anlaşılırsa (ihtimalin güçlenmesi bile yeter), ülkeden kaç milyar dolar kaçırılacağını tahmin bile edemiyorum. 10 milyarlarca olacağı kesin de çok daha fazlası da kaçabilir.
İ. Melih Gökçek parasını kaçırıyorsa diğerleri daha ne kadar bekler?
Adamların gençlik kolları başkanı bile milyon liralık saat takıyor, dış kapılarının mandalı tipler son model Auidelerde pudra şekeri çekiyor.
Gerisini siz düşünün.
Rojin Kabaiş cinayetini örtbas için yapılanlar maalesef Gülistan Doku’da gördüklerinizden çok daha vahim.
Bu hafta devlet büyükleri (Erdoğan ailesi ve MİT başkanı) nezdinde bazı girişimlerde bulunacağım, raporları gönderip tüm Van bürokrasisi, bazı Diyarbakır savcıları ve yeni-eski baro başkanlarının görevden alınmalarını, ayrıca Rojin Kabaiş ve Narin Güran’ın gerçek katillerinin derhal adalet önünde hesap vermelerini ve söz konusu güruhun kontrolündeki medya/sosyal medya trollerinin tasfiyesini talep edeceğim.
Eğer sonuç alamazsam, tespit ve bulgularımı içeren videoyu, doğu ve güneydoğudaki 500binden fazla cep telefonuna direkt olarak gönderip halkımızı bilgilendireceğim.
Devletteki çürük elmalar temizlenmedikçe, hiçbirimiz ve çocuklarımız güvende değiliz.
Ucu nereye giderse gitsin, çocuklarımıza tecavüz edip, katledip derelere göllere atan güruhla mücadele etmek insanlık görevimizdir.
Ben üç çocuk sahibi bir anneyim.
35 yıllık avukatım,
1 yıl belediye başkanlığı yaptım, 1,5 yıldır hapis yatıyorum.
Suçum yok, delil yok, suç iddiası olan kişilerle temasım yok.
Buna rağmen tutukluluğum devam ediyor. İddiaların hepsinden suçlu bulunsaydım bile yattığım süre göz önünde bulundurulup salınmam gerekirdi.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu tip bir mağduriyet yaşatılan ilk kişiyim.
Benden ne isteniyor?
Çocuklarıma ve memleketime kavuşmak için ne yapmalıyım?
Bence şu da olacak: Göstermelik de olsa Melih Gökçek’i de alacaklar. Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden biri olan Gökçek’in yolsuzluklarını durduk yere gündeme getirmeye kimse kolay kolay cesaret edemez. Toplumda ciddi tepki çeken muhalif belediye başkanlarına yönelik operasyonların yarattığı tepkiyi dengelemek için, kendilerinden birini feda etmiş gibi gösterecekler. Topluma da, “Bakın, bizden de birilerini aldık” mesajı verecekler.
@haciykk Ya onca para alıp gazeteciyim diye ortada dolaşıyorsun bari gündemi takip et ne demişler bak diyeceğimde demiyorum çünkü senin gazeteci olmak gibi bir bu ne derdin yok .Ne kadar yalan ,iftira atarsan o kadar para alıyorsun
muhalif olarak bilinen gazeteciye herkes tarafından yolsuzluk yaptığı bilinen hatta akp’li bülent arınç’ın bile “savcı çağırırsa gider ifade veririm” dediği melih gökçek’in bir yolsuzluğunu daha ifşa ettirip akplilere de dokunuluyor algısı oluşturuyorlar. halk ayakta uyutuluyor.
Bir kaç gün önce bir arkadaşa araç almaya gittik. Dört tosun satmıştı ve bir de bu yıl kayısı parasını eklemişti üzerine. Toplam hepsi 700 bün civarı bir şey. Önceden bulduğu 2010 model bir Volvo s40. Araç oldukça bakımsızdı. Bir tur atayım dedim traktöre binmişim gibi hissettim kendimi. Bir saat pazarlık sürdü. Ona göre fiyat düşürmesini istedik. Neticede 10 bin lira için anlaşamadılar.
Geri tarafta eski İçişleri bakanı İdris Naim Şahin’in şahsına tahsis edilmiş sırf 3 resmî araç. Hepsi en üst model araçlar. Bunların yakıtları, bakımları, çakarlı, Şöfür maaşları ve trafikte ki pozisyonları. Her biri bir şehirde bulunuyormuş. Hangi şehire giderse güya onu kullanıyormuş. (Kendi beyanı.) Fakat araçların PTS kayıtları öyle demiyor. Her gün gezmişler. Araçların gündeme gelmesi nedeni “Kuriş suç örgütü” liderine tahsis edildiği ortaya çıkması.
Şunu belirtmek istiyorum. Bir yandan etiyle canıyla baktığı hayvanları satarak hurda bir araç alıp kullanmak isteyen vatandaş. Öte yandan bakanlık yaptı diye şahsına sunulan konfor listesi. Ve nice İdris Naim Şahin’ler var olduğunu düşünürsek. İşte bu adalet dağılımındaki dengesizlikler eşitlenmedikçe kimse mutlu, huzurlu olmayacak bu ülkede.
Baskı rejimi tam mesaide
•Hak arayana halkı kin ve düşmanlığa tahrik
•Gazetecilik yapana yanıltıcı bilgiyi yayma
•Eleştirene devlet büyüklerine hakaret
•Ağzını açana halkın dini değerlerini aşağılama
•Çıkmayan kitaba otoriteyi sarsma suçlaması
https://t.co/tgSDa4zAQs
Bugünün BirGün'ü
@TugrulTurkes geç olsa da ses verdi darısı diğer AKP mv.nin başına sarayda ki bir avuç atanmışın şımarıkça kurduğu hegemonyaya artık tüm seçilmiş vekillerin dur deme zamanı gelmedi mi ? @Akparti
SESAR adlı şirketin 13 Haziran 2003 tarihli, 012730 sıra numaralı faturası Melih Gökçek adına kesilmiş.
Toplam tutar o günün parasıyla yaklaşık 354 milyar TL.
Faturanın açıklama kısmında şu kalemler yazılı
• Danışmanlık ücreti (Ağustos 2002-Ocak 2003)
• “AKP Başkanı R.T. Erdoğan’ın Tutarsızlıkları” araştırması
• “AKP’nin iktidara gelmesi nasıl önlenir” araştırması
• “R.T. Erdoğan iktidara geldiğinde nasıl yıpratılır” araştırması
Yargı sistemimize göre İ. Melih Gökçek'in sabahın köründe evden alınması, gözaltı ve muayene sırasında videolarının çekilip yayınlanması, mallarına elkonulması, şirketlerine kayyım atanması gerekmiyor mu ?
Bugüne kadar herkese bunlar yapıldığı için sordum.
Komedyen İmran Deniz Göktaş vakası hakkında hazırladığım 47 sayfalık bilimsel mütalaayı, bu vakada gündeme gelen hukuki meselelerin anayasa ve insan hakları hukuku bakımından kayda geçirilmesi ve kamusal tartışmaya katkı sunması ümidiyle buradan da paylaşıyorum.
Raporda; kelepçe uygulamasından gözaltı ve tutuklamaya, Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlarından “kuyu tipi” hapishane koşullarına kadar uzanan hukuki sorunları, ağırlıklı olarak AYM ve İHAM içtihatları çerçevesinde inceledim.
Mizaha, komikse gülüp geçilecek; beğenilmiyorsa gülmeyip geçilecek günler de gelecektir.
Rapora buradan ulaşabilirsiniz:
https://t.co/PRDxwYG3ZO
İmamoğlu’nun basılmayan kitabına yasak gelmiş. Tayyip Erdoğan cezaevindeyken şiir kaseti doldurmuştu. Ve bizler, ona haksızlık yapıldığına inananlar, o kasetleri alıp serbestçe dinledik.
Nereden nereye değil mi?
Ankara’daki Ankaparkın geleceği için anket açılmış, halk yeşil alan istemiş. Kadıköy’e camii yapacağınıza niçin halka ne istediğini sormazsınız? Üstelik biliyorsunuz ki doldurulmuş toprağa yapılan bir camii bir süre sonra çökecek, çatlayacaktır. Floridadaki örneklere bakın