@ekimin_yedisi@Aygan0734 Ezik sensin neyin fiyatını baz alıp yazıyorsun? 30 tane yumurta o gün kaç liraydı şimdi ne kadar ezik hemen de engellemiş. Sanırım ana okulu mezunusun, sen sie
@sadeceyn_2020 @DogruTarih1881@Aygan0734@fth_klndr61@gundemedairhs Komşun sana hakaret edince sonra gidip boynuna mı sarılıyorsun? Az omurgalı olun be (neden engelleyip kaçıyorsun dansöz? Apo içerden çıkmak istemiyorsa neden çıkarmak için uğraşıyorsunuz?)
İSKİLİPLİ ATIF'IN
OSMANLI SİCİLİ DE BOZUK ÇIKTI
Necip Fazıl'ın ve siyasal islamcıların, mazlum, şehit, mağdur ilan ettiği İskilipli Atıf'ın Osmanlı siciline niye bakılmaz? Ömrünün son beş yılı üzerinde tepinmek yanlıştır.. Bu durum anlaşılır şey değildir.
Tarihe kendi tezimizi destekleyecek tek yanlı bilgi toplayarak değil bizi gerçeğe götürecek çok yönlü bilgileri topladıktan sonra karar vermeliyiz.
İskilipli Atıf, Atatürk ve Cumhuriyet ile kavgalı peki Abdülhamit ve Osmanlı ile dost muydu?
1905 yılında, dengesiz davranışları yüzünden Abdülhamit tarafından Bodrum'a sürüldü. Osmanlı Döneminde müderrislerin cami kapılarında cer açması (para toplaması) yasaktı, çünkü devletten en yüksek maaşı alıyorlardı. Bodrumda para toplarken ihbar edilmesi üzerine suçüstü yakalandı. Cebini doldurduktan sonra eski medrese arkadaşlarından Kırımlı İbrahim Efendi'nin pasaportunu çalarak Kırım'a kaçtı. Zaten vaazlarından sonra cami cemaatinden para toplaması da bu kaçma planının hazırlığıydı.
II. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'a döndü. Bu defa katıldığı 31 Mart İsyanı'nda Beyazıt Meydanı'nda "Din elden gidiyor, başında fes olanlar kafirdir, kafirlerin kellesini kesin" bağrışları yüzünden İngiliz provakasyonuna destek verdiği için tutuklandı. Cezası idamdı ama Osmanlı geleneğinde müderrislere idam cezası verilemiyordu, bir haftalık hapisten sonra serbest bırakıldı.
Bu maceraperest İskilipli Atıf günümüz Müslüm Gündüz'ün bir benzeriydi. 1913'te, Başbakan Mahmud Şevket Paşa'nın öldürülmesi olayında suçlu bulunarak 5,5 yıllığına Sinop'a sürüldü. Sonra, Kuvvayı Milliye karşıtıdır. İngiliz casusu Robert Frew'in kurdurduğu İngiliz Muhipler Cemiyeti kurucusu ve yöneticisidir. Bu İngiliz maşası Alemdar gazetesi'nde "Dinin ve devletin anahtarını İngiliz'in eline vermekte beis yoktur" diyecek kadar da Osmanlı düşmanıdır.
İskilipli Atıf dengesiz biriydi. Sadece Cumhuriyetle değil Osmanlı ile de kavgalıydı... Yukarıya sıraladığım bilgiler işlerine gelmediği için "Siyasal İslamcılar" tarafından görülmez, yok sayılır, inkar edilir...
Siz, "Dünya tepsi gibi düzdür" deseniz de dünya yuvarlaktır ve dönmeye devam ediyor.
Tek yanlı bilgilerle hüküm verenlere verdiğim rahatsızlık için özür dilerim.
Alper Aksoy
BUGÜN AKLIMA TAKILANLAR
Mücahit Ören ve Melih Gökçek işledikleri suçlar için adil şekilde yargılanmalı.
Dünya #Epstine skandalları ile çalkalanıyor ve Narin Güran'ın katilleri için 40 yıllık aile dostumuz diyenler Galip Ensarioğlu neden sorgulanmadı?Bahçeli isimli siyasi ne dedi?Anadolu Huzura Öcalan Umuda dedi! Bu cümleyi kuran şahıs 1999'dan 2023'e kadar Türk Kürt kardeş pkk kalleş diyerek seçimlerde oy toplamadı mı?Bozkurt sandık yanıldık ...
Şehit annesi Pakize Akbaba bakın 2024 yılında Devlet Bahçeli için ne demişti?
Bahçeli sen kimsin ki benim çocuğumun katilini affedesin" diyen Akbaba "Tüm kirli planlarınızın farkındayız. Elbirliğiyle Anayasa'yı değiştirip federasyona geçmek için bu vatana, aziz şehitlerimize ve biz şehit ailelerine zulmediyorsunuz. Allah da size zulmetsin!" açıklamasını yaptı.
Sistematik olarak Türk çocukları katledilirken müzik endüstrisinde 7+1 kanalında yarışmada Jürilik yapan yerine göre yandaş yerine göre Candaş olan Murat Boz mesela bu klibinde neyi anlatıyordu?Toplumsal olaylarda niye sessiz kalır bir insan?11 milyon takipçili Instagram ve 2 milyon 300 bin takipçili x hesabında Türk toplumunun yaşadığı zorluklar, acılar ile ilgili ne var?
Bu arada adım epstein dosyasında geçtiği belirtilen Fettah Tamince 'nin Rixos Otelinde o da konser verenler arasındaymış...
Türk çocukları öldürülürken susanlar #gülbenergeniistemiyoruz diye tag açanlar Bakın Türk çocukları için ne yazıyorlar.. Hadi bulun Şunu buna yazın yazabilirseniz
Fettah Tamince Savarona'da nasıl takipsizlik aldı?
Alican Uludağ
ABD Adalet Bakanlığı'nın Epstein davasına ilişkin açıkladığı milyonlarca belge arasında Rixos Otelleri sahibi Fettah Tamince'nin adının geçmesi Savarona fuhuş dosyasını yeniden gündeme getirdi.
Çocuk istismarı &fuhuş ağıyla suçlanan Epstein dosyasına ilişkin kamuoyuna açıklanan yaklaşık 3milyon belge,Türkiye bağlantılı bazı iddiaları gündeme taşıdı.
2017 yılında Antalya'daki Rixos Premium Belek Oteli'ne genç kadınların"masöz stajyeri"olarak yönlendirilmesine ilişkin e-posta yazışmaları yer aldı.Yazışmalarda Rixos Otelleri'nin sahibi Fettah Tamince’ye teşekkür etmesi, gözleri Türkiye'de 2010 yılında Savarona yatında yürütülen fuhuş soruşturmasına çevirdi.Rixos Hotels açıklamasında,"belgelerin gerçeği yansıtmadığını"belirtti.
Savarona davasında da Fettah Tamince,Rixos Premium Belek'in adı vardı.Savarona fuhuş dosyası nedir?Dönemin Antalya Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan,2010 yılında Atatürk'ün yatı olarak bilinen Savarona'nın fuhuş amacıyla kullanıldığı ihbarı üzerine, Antalya Jandarma Komutanlığı'nda talimat verdi.Jandarma,7ay boyunca Kazak iş insanı Tevfik Arif liderliğinde olduğu iddia edilen bir suç örgütünü fuhuş ve insan ticareti suçlarından izlemeye aldı.
Soruşturma kapsamında Ukrayna ve Rusya'dan getirilen arasında 18 yaşından küçük kız çocuklarının da olduğu kadınların Antalya'da Kazak,Kırgız ve Rus oligarklara sunulduğu tespit edildi.
Savcıya göre,ABD Başkanı Donald Trump'la da bir dönem ortaklığı bulunan iş insanı Tevfik Arif liderliğindeki suç örgütünün amacı, "yurt dışındaki kaynağı belirsiz parayı Türkiye'ye getirmek için yabancı iş adamlarını ikna etmek"ti.
Çeteyi takip eden Jandarma,15 Mart 2010 tarihinde Antalya Havalimanı'na Rusya'dan şüpheli Musa Çelik tarafından getirtilen kadınların Rixos Hotel Premium Belek'e götürüldüğünü tespit etti. Yol kontrolü süsü veren Jandarmanın durdurduğu araçta, yaşı 18'den küçük Rus uyruklu kız çocukları çıktı.Kız çocuklarının otele götürüldüğünü tespit eden Jandarma, bu kişilerin otelde kayıt dışı kaldıklarını da belirledi.
Soruşturma sırasında çetenin Savarona'yı 8 Haziran 2010 tarihinde günlüğü 50 bin dolara kiraladığı da tespit edildi. İstanbul'dan getirilen yabancı uyruklu 10 kadın,uçakla İzmir'e götürüldü Çeşme'de demirleyen yata bindirildi.Bu süreçte hayat kadınlarının Tamince’nin sahibi olduğu Bodrum Rixos Otel'de kaldıkları da yine savcılık tarafından belirlendi.
Savarona yatına baskın
28 Haziran 2010'da Savarona yatına baskın düzenleyen Jandarma,yat içerisinde Rus ve Kazak iş insanlarını yabancı uyruklu kadınlarla yakaladı.Bunlar arasında Kazak iş insanı Aleksander Maskhevich'de yer aldı.
Savcı Yusuf Hakkı Doğan,o dönem örgüt lideri olmakla suçlanan Kazak işadamı Tevfik Arif'in arasında bulunduğu 10 şüpheliye dava açtı. Dava sonunda Tevfik Arif beraat ederken,diğer şüpheliler ise çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.
Soruşturmayı genişleten Savcı Doğan'ın,24 Mart 2011'de Fettah Tamince'nin şüpheli olarak ifadesini aldığı da anlaşıldı. Tamince,Tevfik Arif'i eski ortağı olması nedeniyle tanıdığını, 2007'den sonra ortaklıktan ayrıldığını iddia etti. Aleksander Maskhevich'i tanıdığını söyleyen Tamince,ancak ticari ortaklığının olmadığını kaydetti.
Fettah Tamince savunması
Ben Tevfik Arif'in bu eylemleri hakkında kesinlikle bilgi sahibi değilim.Bilgim olsaydı bu tür şeylere müsaade etmeyeceğimi de söyleyebilirim. Küçük yaştaki bayan müşterilerin o tarihlerde neden kaydedilmediği konusunda bilgi sahibi değilim.Bizim müşterilerin bu küçük yaştaki bayanlar da olabilir,suç işleyen insanlar da olabilir herhangi 1 şekilde kayıt dışı birtakım müşterilerin bırakılması söz konusu değildir.Bizim bundan bilgi sahibi olmamız asla mümkün değildir. Ben o tarihte yani 15.03.2010 tarihinde otele gelen 18 yaşından küçük bayanların kaydedilip edilmediği konusunda bilgi sahibi değilim.Bu olay tamamen benim bilgim dışımda olmuştur. Esas o konuda sorumlu olanlar resepsiyon müdürü veya ilgili müdürlerdir."
Feti Yıldız tarih seni asla ve asla affetmeyecek ama en çok da Şehit aileleri..
20 sene sonra seni #hepbahane hep kandırıldık hikayesi diye anılacaksın... 60 bin Türkün katili için anlaşılmışlar..
Şehitlerden geriye #kalan yakınları sizleri ah ile anacaklar..
Feti Yıldız ve Devlet Bahçeli'nin açıklamalarını Alpaslan Türkeş görse ne derdi? Ayyüce Türkeş ve Kutalmış Türkeş'e bakınca ne diyeceğini az çok anlarsınız.. 60 bin Türkün katili için mecliste slogan atan bu kadını unutmadık unutmayacağız ...
ŞEYTAN DİYOR Kİ?
Son dönemde ardı ardına uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan insanların yüzde yetmişi serbest bırakıldı . Son dönemde Aziz İhsan Aktaş yüzünden Muhalif Belediye başkanları tutuklanırken iktidar belediyeleri hatta Özlem Çerçioğlu gibi Lütfü Savaş gibilerin hiçbir şekilde yargılanmaması aklıma Sezen Aksu'nun şarkısı MASUM DEĞİLİZ'i getiriyor..
O şarkının en can alıcı sözleri neydi? Hatırlatalım mı?
Eller günahkar
Diller günahkar
Bir çağ yangını bu bütün
Dünya günahkar
Masum değiliz hiçbirimiz
Masum değiliz hiçbirimiz
Şimdi şeytan diyor ki kısmına geçeyim mi?
Acaba diyorum bu #epstein dosyasında Türkiye'den tam olarak kaç kişinin adı var? Ve bu kisiler açıklanana kadar daha doğrusu açıklanmadan birileri herkesi kirli gösterip o dosya açıldığında temiz olanların itibar suikastine kurban gitmesinin yolu mu açıldı,
Siz, paylaştığım videoyu izlerken bende uzun süredir halini hatırını sormayı ihmal ettiğim takipçilerinden bir kısmını paylaşıyorum .. Kaliteli ve vatansever güzel insanlar hepinize selam olsun.
@Adler16392917@1923_1_TURK@arkin_gelenbe@ErolYlmz25@kalemiticeyn_@enkralindan@HKMETKARAKUS@uluser@ankunalfat@sevdalinakisler@CgrTzc@bahar_aydogmuss@drn1923
Umut hakkı ha..!
Kime verilecek Umut Hakkı?
kime isteniyor Umut hakkı?
Otizmli Çocuklar dayak yerken
Emekliler kirasını ödeyemezken
Okullara çocuklar aç giderken
Feti Yıldız sen kim adına kimden izin alarak bir vatan haini için Umut Hakkı istiyorsun?
Bu milleti #HiçDüşünenYok mu?
4 gündür yine
TÜRKSÜZ Türkçülük yapmaya çalışan Suriye Milliyetçi Hareket mensupları
Atatürksüz Atatürkçülük yapmaya çalışan Tabelasını Cumhuriyetsiz Halksız Parti olarak değiştirmeye çalışan çakma Atatürkçüler
Dini cilekli sakız yapıp şişirip şişirip patlatan dinsiz dindarlık projesine hizmet edenler topluca saldırıya geçmiş..
Bu yazımı gören arkadaşlar her biriniz on yorum yaparak X'in kısıtlamasını kaldırabilmem içinde yardım ederseniz sevinirim..
İLGİNÇ BİR ANALİZ
Ahmet Takan Yeni Çag Gazetesi
MHP-DEM Eş Genel Başkanı Özgür Özel o işi çözer... Tereyağından kıl çeker gibi
Meclis İmralı Komisyonunun dünkü toplantısıdan sonra MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Umut hakkı konusunda uzlaştık. Sıkıntı yok.” dedi. Ankara’nın havası iyice ağırlaştı!.. Yıldız’ın cümlesinden çıkarılan derin manalar siyasetin CHP cephesine de bomba gibi düştü.
Ortaya çıkan “CHP, Abdullah Öcalan için istenen umut hakkına onay verdi” algısını kırmak için bazı CHP’liler sosyal medya üzerinden “yok öyle bir şey“ mesajları attılar. Ancak, cin şişeden çıkmıştı bir kere…
Özgür Özel’in ağzından resmi bir açıklama gelene kadar beklemek gerek…
Peki, CHP’nin tavrı ne olur?..
Özgür Özel’i de beklemeye gerek yok aslında!..
Ne olacağı, orada, Meclis İmralı komisyonu CHP üyelerinin hazırlayıp TBMM Başkanlığı’na sunduğu raporda açık açık anlatılıyor. O raporu bir daha hatırlayalım;
Daha önsözde “Ülkemizde; sistematik olarak Anayasanın, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının, sadece yürütme organı değil, yargı makamları tarafından bile dikkate alınmadığı ve uygulanmadığı bir “anayasasızlaştırma projesi” yürürlüktedir“ denilerek umut hakkına onay vereceklerinin işaret fişeğini atmışlardı.
Devam edelim o rapordan;
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, siyasi parti genel başkanlığı yapmış olan Selahattin Demirtaş’ın siyasi saiklerle yargılandığı gerekçesiyle derhal serbest bırakılmasına karar vermiş ve fakat mahkumiyeti devam etmektedir (B. No: 13609/20) Benzer biçimde AİHM, Figen Yüksekdağ hakkında da ihlal kararı vermiştir (https://t.co/bnZtdORMwi: 10207/21 ve 10209/21) Yine AİHM, yayıncı Osman Kavala hakkında uzun süreli tutukluluk nedeniyle hak ihlali kararı vermesine rağmen; serbest bırakılmamamıştır. (B. No: 28749/18).”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Salı günü Meclis grup toplantısında Selahattin Demirtaş için “yuvaya dönsün” çağrısını da hatırlayın!..
Devam edelim o rapordan;
“Öneri : Anayasanın 90. ve 153. maddeleri hükmü gereği, Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tüm kararları uygulanmalıdır. Bunun için hiçbir kanuni düzenleme yapılmasına gerek yoktur. Komisyon olarak bir karar alarak siyasal iktidarı ve TBMM Başkanlığını, Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tüm kararlarına uymaya davet edilmesi gerekmektedir. Böylece, hemen bugün, Anayasaya aykırı olarak konan idari ve siyasi engeller ortadan kaldırılarak Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanabilir.”
Devam edelim o rapordan;
“Muğlak ifadelerle dolu 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda; uluslararası hukuktaki güncel gelişmeler çerçevesinde yeniden kaleme alınmalıdır. 3713 sayılı Kanunda öngörülen suçların unsurlarındaki belirsizlik ve iktidarın dönemsel siyasal tercihlerine göre değişen yaklaşımları, bir yandan ülkemizde büyük acılara yol açan terör örgütleri ve eylemlerine karşı etkili bir mücadeleye engel olmakta; diğer yandan düşüncelerin özgürce dile getirilmesinin ve demokratik hakların kullanılmasının da önüne geçmektedir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu muğlak ifadelerden arındırılmalı, ifade özgürlüğünü engelleyen hükümler kanundan çıkarılmalıdır. İfade özgürlüğünün sınırlanmasında cebir ve şiddet içeren eylemleri övme ve bunları alenen teşvik dışında, hukuki belirlilik ilkesine aykırı ölçütlere başvurulmamalıdır. Terör ve örgüt üyeliği tanımı, açık ve herkes tarafından ortak bir şekilde anlaşılacak netlikte ve toplumsal tam bir mutabakat sağlanarak gözden geçirilmelidir
DEM Parti’nin 24.09. 2024’te terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın salıverilmesi ile ilgili verdiği kanun teklifinin ilk maddesi neydi?
“3713 sayılı Kanunun 17’ nci maddesinin dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.”
50 binin üstünde #kayıp yüzbinlerce ayıp yaşandı.. Grand İsias , Ebrar Sitesi...Yollarda Bulurum bir şarkı değil sevdiklerinin cesetleri başında ağlayan insanların feryadı oldu #6ŞubatDepremi#HatayHalaAğlıyor#AdıyamanAcıyaman
Böcek ailesinin hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma netlik kazandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak, Muhammed Moeen Ud Dın Chıstı hakkında “Bilinçli Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne Neden Olma” ve Rustemsha Batyrov hakkında ise “Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne Neden Olma” suçundan iddianame hazırlandı.