“Konuşmadan önce sözlerinizi üç kapıdan geçirin: Gerçek mi? Gerekli mi? Nazik mi?”
— Mevlânâ
Her doğru söylenmek zorunda değildir.
Her gerekli söz de sert olmak zorunda değildir.
Bazen susmak, söyleyebileceğin en olgun sözdür.
Yasaklar ilk olarak 1984'te sahnelenmiş...
Kenan Evren Cumhurbaşkanıyken...
Kuyu tipine atılan oyuncu yok.
Şimdi sahnelenebilir mi?
Cihat Tamer cevaplamış👇👇
Şu güçlü sese, şu ses rengine, müzik kulağına bak, ne detone oldu, ne surtone, yorumun güzelliğe, şarkıcıyım diye geçinen, trilyonlar kazanan, kendini sanatçı sananlar tırnağın olamaz. Mekanın cennet olsun🙏
🇹🇷 Zehra Güneş’in paylaşımı.
“Merhaba, ben Zehra ...
Çocukken fiziksel farklılıklarım en büyük kaygımdı; büyüdükçe, en büyük gücün farklılıklarımız olduğunu öğrendim.
Bunu öğrenmek için hızla büyümek zorundaydım, o sırada çocuk olduğumu fark edemedim.
Herkes senden güçlü olmanı beklerken, sen yorulabileceğini zamanla öğrendin.
Bazen şüpheye düştüğünde, sana senden çok inanan bir kişinin dahi olması yeter.
Sonra sonra senin hakkında ne düşünüldüğünü değil, senin kendin hakkında ne düşündüğünü önemsemeyi öğrendin.
Kaybettiğim günler oldu; ama hiçbir kayıp seni başladığın yere geri götürmedi.
Sonra anladım; mesele hiç düşmemek değil, her düştüğünde yeniden kendin olabilmekmiş.
İçimdeki küçük kız için, hiç tanımadığım binlerce kız çocuğu ve genç arkadaşlarım için, tüm farklılıklarımızdan güç alarak bu kupayı kaldırıyorum. Hepimiz iyi ki varız.”
Seksenler dizisinde Ergun Plak sanırım casting dedikleri şeye tam oturan bir oyunculuk eseriydi. Sadri Alışık’ın “ah müjgan ah” duygusunu büsbütün veriyordu Ergun. O yüzden çok sevdik bence.
Her rolün üstesinden geldi elbet ama o dizideki Serhat Kılıç rol yapmıyordu sanki. Sevdiği kıza mahçup, ürkek, çocuksu ve eksilmeyen bir arzuyla bakışı, gülümsemesi, üzülmesi, sevinmesi çok sahiciydi, unutamadık. Sadri Alışık’ın bu da mı gol değil hakim bey deyişini unutamadığımız gibi. Orada hakim “gol be gol!” diyordu. Burada ise sevinci maalesef kursakta kalan, tamamlanmamış bir hikaye var..
Allah rahmet eylesin.
Fatih Altaylı, oyuncu Serhat Kılıç'ın ölümünün ardından olay yeri fotoğraflarının medyaya servis edilmesine tepki gösterdi:
"Hayatını kaybeden bir adamın evine giriliyor. Elbette görev gereği olay yerinin fotoğrafları çekiliyor. Daha sonra niyeyse mevtayı itibarsızlaştırmak için 'devlete' emanet bu fotoğraflar medyaya servis ediliyor.
Ve hayatını kaybeden sanatçı sanki sefih ve hatta sefil bir hayat süren birisiymiş gibi gösterilmek isteniyor!
Niye? Bilmiyorum.
Belki muhalif olduğu için, belki geziye katıldığı için, belki sadece ve sadece bekar olduğu için. Bilmiyoruz gerçekten.
Sigara kağıtları sanki uyuşturucu müptelasıymış gibi gösteriliyor. Ağrılar içinde bir hayat süren ve tedavi gören sanatçı sanki ağır ilaçlar kullanan bir bağımlı gibi gösterilmeye çalışılıyor.
Birileri aklınca Serhat Kılıç’ı itibarsızlaştırmaya çalışıyor ama sonuçta itibarsızlaştırılan ne yazık ki devlet oluyor!
Ne gerek var böyle bir şeye! Ölmüş gitmiş işte."
Oyuncu Eren Vurdem'den hayatını kaybeden Serhat Kılıç'a veda mesajı:
"Bugün canım abimi, yoldaşımı, mentörümü, Serhat Kılıç'ı toprağa verdim. Onu kelimelere sığdırmak çok zor ama bilmeyenler için biraz anlatayım:
51 yaşındaydı ama kalbi tıpkı bir çocuğunki gibiydi. 10 yılı aşkın abi-kardeşliğimiz boyunca bir kez bile birinin arkasından kötü düşündüğünü, birisi için kötü bir laf ettiğini duymadım. Aklının fitneye, fesata çalıştığını bir an bile görmedim. İçi sadece merhamet doluydu.
Senaryomu yazıp filmimi çekmek için çabalarken hep omuz başımdaydı. 'Filminde tek kuruş almadan oynarım' demekle kalmayıp, kendi cebindeki parayı bana teklif edecek kadar büyük, yüce gönüllü bir adamdı.
Ölüm haktır ve gidenin ardından yapılacak en güzel, en doğru şey isyan etmek veya gösteriş yapmak değil; Yüce Allah'tan rahmet dilemektir.
Adli tıpta, merhum abimin babası Mehmet Ali amcayla beraber omuz omuza verip cenazeyi teslim almaya gittiğimizde, resmi işlemler için bizden bedeni son kez teşhis edip onaylamamızı istediler. Bunun için yanına girdiğimizde, o an çok net bir şeyle yüzleştim: Gördüğüm şey sadece bir bedendi, içindeki o güzel ışık çoktan gitmişti. Beden sadece bir kafesti; kafesin kapısı açılmış ve ruh bir kuş gibi uçup gitmişti. Geriye yalnızca boş bir kafes kalmıştı. İşte o an Koca Yunus'un ne demek istediğini çok daha iyi anladım: Aşıklar ölmez, ölen hayvandır...
O yüzden, onu gerçekten ve yürekten seven insanlardan tek bir ricam var: Lütfen bu yazıyı gören ve okuyan herkes Serhat abim için içinden gelerek bir Fatiha okusun ve ruhuna armağan etsin.
Onun için Allah'a güzel dileklerde bulunun, çünkü gidenin ardından asıl ihtiyacı olan budur. Rabbim mekanını cennet eylesin. Allah bütün günahlarını, taksiratını affetsin.
Seni çok seviyorum. Ahirette görüşmek üzere abi..."
Herkes TRT'ye verdiği röportajı paylaşıyor ama Eda Erdem'in şampiyonluk sonrası direkt salona seslendiği konuşması çok daha coşkuluydu.
#FileninSultanları
Serhat Kılıç'ın "Gangsta's Paradise" performansı viral oldu
Yıllar önce Mesut Yar'ın sunduğu Burada Laf Çok programına konuk olan Oyuncu Serhat Kılıç, söylediği "Gangsta's Paradise" adlı şarkıyla programa damgasını vurmuştu. Programdaki diğer konuk ise 2021 yılında hayata veda eden ünlü oyuncu Rasim Öztekin. Sanatçının vefatının ardından o performans tekrar en çok izlenenler arasına girdi.. #SerhatKılıç #serhatmustafakılıç #GanstasParadise