insanın içi parçalanıyor. yaşlı bir insan şeker hastalığı ilerlediği için hapiste bacağı kesilecekmiş. infaz erteleme böyle bir durumda verilmeyecek de ne zaman verilecek. milletvekilleri de Abdullah Tırpan'ı hapiste ziyaret etmiş ve durumunun ciddiyetini görmüş. değil bir hukukçu insan olarak bu duruma duyarsız kalmak imkansız. @adalet_bakanlik
Kalbim duracak gibi... Gece bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah amca, iltihap yayıldığı için bugün ikinci kez ameliyata alınıyor. "Tedavisine izin verin, ayağı kesilecek" diye aylarca yalvardık, duymadınız. Şimdi ise koca bir ailenin gözleri önünde bir babayı parça parça yitiriyoruz.
Yaptığınız bu ihmalin, bu haksızlığın telafisi yok. Ama hiç değilse ameliyattan sonra o hastalıklı, çaresiz haliyle o hücreye geri atmayın. İnsanlığınızı tamamen kaybetmediyseniz derhal İNFAZ ERTELEME verin!
@adalet_bakanlik@ADLITIPKURUMU@AysenurArslantv@cemre_birand2
AbdullahTırpana UmutOl
📍'Abdullah Tırpan’ın kızı: “Kalbim duracak, Babamın iltihabı yayılmış, bacağı ikinci kez kesilecek”'📍
📍'Gergerlioğlu: “Bu Adam Burada Ölür Demiştim”'📍
📰Detaylar: https://t.co/Lc4UJhVhRb
⭕️ “Boşuna mı okuttum ben bu çocuğu?
⭕️Hırsızlar dışarıda, oğlum içeride!”
Tutuklu gazeteci İsmail Arı'nın eşi Dila Arı ve babası Veli Arı yaşadıkları süreci anlattı:
⭕️ Dila Arı:
• İfade vermek hayatımızda günlük bir rutindi. İsmail son zamanlarda bana söylemiyordu bile. Endişelenmemi de istemiyordu.
• O gün de bahsetmedi, gün içinde konuşmamızda her zamanki yoğunluğundan bahsetti. Sonra birden avukatı aradı ve ‘İsmail gözaltında’ dedi.
• Şaşkınlık içerisinde gazeteye gittim. Nispeten daha rahattık. Hiç normal değil ama, en fazla adli kontrol verilir diye düşünüyorduk.
• Kesinlikle beklemiyordum tutuklama. Savcı İsmail’i tanıyordu, daha önce de ifadelerini almıştı. İsmail kendi ayağıyla ifade vermeye gitmişti.
• Buna rağmen, ifade bittikten kısa bir süre sonra tutuklama talep edildi. O andan sonra, iş bambaşka bir hale doğru gitti bizim için.
• Avukatların ellerini yana açıp ‘Tutuklandı’ demesiyle öğrendim.
• Mahkeme çıkışında İsmail büyük bir hayal kırıklığı yaşıyordu. Ve evet biz şu an öfkeli değil, çok bıkkınız.
• Sarıldık; ‘üzülme’ dedi bana. ‘Geçecek’ dedi. ‘Seni seviyorum; kendine iyi bak’ dedi. Böyle vedalaştık.
👉🏻 Baba Veli Arı:
• Bu ülkede tırnak ucu kadar adalet yok. Hırsızlar dışarıda, benim oğlum suçsuz yere içeride.
• Doğruları söyleyeni dokuz köyden kovarlar, diye bir söz var; onu yaşıyor benim oğlum. Oğlumun bir suçu yok.
• Boşuna mı okuttum bu çocuğu? Bu ülkeye faydalı olsun diye okuttuk. Ama sonuçta dönüp dolaşıp iki kez genç yaşında cezaevine giriyor.
• Bu dünyanın üstü varsa altı da var; beni de içeri atsınlar. Vallahi hepimiz çok kötüyüz. (Barış Pehlivan)
Ekrem İmamoğlu, AKP’ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Kurultay Davası’nda aynı suçlamayla yargılandığını hatırlattı.
İmamoğlu, “Rozeti değiştirdi ve bizim hakkımızda hapis cezası istenirken onun beraati talep edildi. Onun rozeti makam aracı oldu ve o araca binen hızla aklanır oldu. Bu adalet midir? Değildir. Bu milleti aldatırız sanan küçük beyinlilere sesleniyorum. Millet karşılığını verir” dedi.
Gazeteci İsmail Arı, tutuklandıktan sonra Sincan 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda daha önce 75 gün kaldığı aynı koğuşa (A10) konuldu. Koğuşa girdiğinde o dönem tutuklu olan bazı arkadaşları yine oradaydı. Avukatıyla görüşen İsmail Arı, 28 kişilik koğuşta şu an 62 kişi olduğunu ve yine yerde yattığını bildirdi. İlk tutukluluk sürecinde koğuş mevcudu 54'tü.
Dostlar sizden içten bir ricam var: Beğenip geçmek sesimizi duyurmaya yetmiyor.
Bizi erişim engelleriyle susturamamaları için paylaşımlarımı kendi sayfanızda yayarak sesimize ses katın.
Pasif beğeni değil, eylemli destek lazım! ✊🇹🇷
Bilgilendirme - 2019 yılında Rabia Naz’ın şüpheli ölümünü araştırmak için gazeteci arkadaşım Canan Coşkun’la birlikte Giresun’un Eynesil ilçesine gitmiştik. Orada gazetecilik faaliyetimizi sürdürürken yaşadığımız bir olay nedeniyle gözaltına alındık. Bütün ekipmanlarımıza el konuldu, hakkımızda dört yıl süren yurt dışına çıkış yasağı uygulandı.
Aradan yedi yıl geçti. Geçtiğimiz aylarda hakkımızda “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “kasten yaralama” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarıyla dava açıldı.
Bugün bu davanın ilk duruşması görüldü.
Ben İzmir’den, Canan İstanbul’dan SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldık. Savunmalarımızı yaptık. Duruşma, tanıkların dinlenmesi için ocak ayının son haftasına ertelendi.
Yedi yıl önce yaşanan bir olayla ilgili, yedi yıl sonra böyle bir iddianame hazırlanıp dava açılması başlı başına bir soru işareti. Bununla birlikte bu davanın Rabia Naz’ın şüpheli ölümünü ve yıllardır cevapsız kalan soruları yeniden gündeme getirmesi bakımından önemli olduğunu düşünüyorum.
Biz 2019 yılında Eynesil’e gazetecilik yapmak için gitmiştik. Bugün de mahkemede, yaptığımız gazeteciliği savunduk. Bundan sonra da gazetecilik yapmaya ve yaptığımızı savunmaya devam edeceğiz.
Ve elbette Şaban Vatan’ın yıllardır sorduğu asıl soruyu sormaktan vazgeçmeyeceğiz: Rabia Naz’a ne oldu?
#GazetecilikSuçDeğildir
#RabiaNazaNeOldu
(Bu süreçte dayanışma gösteren herkese ve tabii ki avukatım sevgili Sena Yazıbağlı Selanik’e teşekkür ediyorum. @senayazibagli )
SORUYOR: "Birisini okutmak niye bu kadar basit bir şey değil?"
Yanıt vermek isteyen bir iktidar mensubu var mı?
Okutmaktan vazgeçtik, #biröğünücretsizokulyemeği vermek neden basit bir şey değil.
Yıllardır soruyoruz, her şeye para buluyorsunuz, aç çocuklara yıllardır neden bütçenizde n bir parça ayıramadınız?
Merrill Lynch daha önce Mehmet Şimşek'in uzun yıllar çalıştığı küresel yatırım ve finans kuruluşu.
Fon skandalı patlamadan hemen önce hisseleri satıp çıkmış.
8 Milyar kar etmiş.
Millete gelen vurmuş giden vurmuş.
Mehmet Şimşek açıkla bilgi kimden sızdı?
https://t.co/PomuSe96FN
İYİ Parti Gn Bşk Yrd. ve Samsun vekili Erhan Usta çok iyi bir video konuşması hazırlamış.
Cevdet Yılmaz Yüce Divan' da yargılanmalıdır diyor.
En azından Whatsapp grubundan ayrılsın ona da razıyız.