Ariflerden birine;
“İbadet nedir” diye sordular:
O da “İbadet, Allah’ın Razı olduğu şeyi yapmaktır.” dedi.
“Peki ya Kulluk nedir” diye sordular:
O da “Allah’ın yaptığı şeye Râzı olmaktır.” diye cevap verdi...
Biri yazmış bize acıyarak:
-Eskiden ben de camiye çok giderdim.
Öyle değil, şöyle demelisin:
-Eskiden cami beni çok çağırır, bağrına basardı. Şimdi niyeyse artık hiç çağırmıyor!
Caminin çağırmadığı kişi camiye gidemez,
Namazın kendisini kılmak istemediği kişi namaz kılamaz.
Ölüm bizi doğumla eşitler.
Doğarken hiç bir şey getirmeyen insan, ölürken de hiç bir şey götüremez.
Günahlar, sevaplar hariç.
Lâkin insan, bu dünyada götüreceklerinin (sevaplar-günahlar) değil, bırakacaklarının (mal-servet-şöhret) kaygısı peşindedir.
Bir kaygı kontrolü yap!
Efendim demişsiniz ki:
'Şaşarım şu insana ki dert etmemesi gerekeni dert eder de, dert etmesi gerekeni hiç dert etmez!'
Anlamadık, bu ne demektir?
Cevap verdi:
"Allah rızkınıza kefildir, imanınıza değil; o yüzden rızkınızı değil imanınızı dert edinin."
Hz. Ali