@CAVDARMAHMUZU Minareyi çalıp kılıf bulma konusunda üstünüze yok. Biz savaşta değiliz, bebek katili şerefsiz bir örgüt ile neyin barışından bahsediyorsunuz siz?
@Ulkucu_Irade_ Palavranızı silk'sinler sizin. Geçen seçimlerde pkkyı bitirdik diye propaganda yapıp seçim kazandınız peki biten bişey ile masaya oturup anlaşma yapmanızın sebebi nedir...
Bir millet, şehitlerini unutursa istikbalini de unutur.
Şehadetlerinin yıl dönümünde Eren Bülbül ile kahraman Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'i rahmet ve minnetle anıyorum.
Aziz şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak boynumuzun borcudur.
2023’te rakibini PKK ile gizli iş birliği yapmakla suçla, “Bunları seçerseniz Apo’yu serbest bırakırlar” diyerek milleti korkut.
Aradan üç yıl geçsin…
Bugün, dün suçladıklarınla aynı süreçte buluşup PKK’lıları affetmek için yasal düzenleme yap.
Peki şimdi ne oldu ?
Dün söylediklerin mi yalandı, bugün yaptıkların mı?
Eğer bugün yaptığın doğruysa, 2023’te millete anlattıkların neydi?
Terörün bitmesini herkes ister. Benim itirazım buna değil.
Benim itirazım; “terörü bitiriyoruz” paketi ile sunulan ülkeyi bölünmenin eşiğine sürükleyen bir sinsi planın ilk adımının atılmasınadır.
Daha önce de “merak etmeyin, böyle olmayacak” denildi ve defalarca aldatıldınız.
“Hayır öyle değil” diyenlerin hepsi ileriyi göremeyen daha önce de defalarca aldatıldık diyenlerdir.
Devlet yönetiminde sizin saflığınızın bedelini millet ödemek zorunda değildir!
Bu ülke sizin deneme tahtanız, milletin iradesi de siyasi hesaplarınızın malzemesi değildir!
Ya referandum ya erken seçim!
İki senedir konuştuğumuz her kürsüde, milletimizle temas ettiğimiz her mecrada aynı şeyi tekrarladık:
Terörsüz Türkiye’ye evet; teröristle, katille yol yürümeye hayır.
Terörü bitirmek devletin vazifesidir. Ama terörü bitireceğiz diye teröristi muhatap almak, devlete irtifa kaybettirir.
Bu tutumun milletimizin birliğine ve beraberliğine hiçbir faydası olmayacağı gibi, devlete kaybettirdiğiniz her irtifa terör örgütüne kazandırdığınız mesafeye dönüşür.
Bugün çözüm diye tarif ettiğiniz bu yolun, yarın Türkiye için yeni ve daha ağır bir beka meselesine dönüşmesi kaçınılmazdır.
Biz bunu en başından beri söyledik, bugün de aynı yerde duruyoruz.
Siz milletimizden yönetme yetkisini isterken, seçim propagandanızın merkezine terörle mücadeleyi koydunuz. Muhalefeti terör örgütleriyle yan yana olmakla suçladınız. “Bize yetki vermezseniz teröristleri serbest bırakacaklar.” dediniz.
Milletimizin teröre karşı hassasiyetini, şehitlerimizin hatırasını, analarımızın acısını seçim meydanlarında bir irade talebine dönüştürdünüz.
Milletimiz ekonomik sıkıntısına, geçim derdine, yaşadığı bütün zorluklara rağmen terörle m��cadelede ortaya koyduğunuzu söylediğiniz bu iradeye itimat etti. “Devletim terör karşısında taviz vermesin.” dedi ve size bir kez daha yönetme yetkisi verdi.
Şimdi ise milletimizden aldığınız bu yetkinin tam aksi istikametinde bir irade ortaya koyuyorsunuz.
Dün meydanlarda karşısında durduğunuz terör örgütünün elebaşını bugün cezaevinden çıkarmanın; terör örgütü mensuplarını hangi düzenlemelerle affedebileceğinizin, nasıl cezasız bırakabileceğinizin yollarını arıyorsunuz.
Yaptığınızı doğru bulabilirsiniz. Bunun devlet için gerekli olduğunu da sanabilirsiniz. Ancak değiştiremeyeceğiniz bir hakikat vardır:
Milletimiz size bu yetkiyi, bugün yaptıklarınızı yapmanız için vermedi. Seçim sırasında teröre karşı söylemleriniz ve taahhütleriniz için verdi.
Terörle mücadele konusunda ortaya koyduğunuz bu köklü tavır değişikliği, milletin iradesine yeniden müracaat etmeyi zorunlu hâle getirmiştir.
Ya erken seçime gider, “Biz iki yıl önce sizden bu iradeyle yetki aldık ama şimdi politikamızı değiştirdik.” der ve yetkinizi yenilersiniz;
Ya da hazırladığınız düzenlemeyi referandumla milletimizin önüne koyar, milletimizin onayını alırsınız.
Ama milletimize sormadan, milletimizden aldığınız yetkinin tam tersini yapamazsınız.