Yaşadıkları çevrenin temizliği, İslam düşmanlığı, putperestlik gibi konularda mukayese etsek ;
Hindulukta bunlarla sadece Ganj nehrinde b.k içinde yüzenler yarışabilir. Türk zannedilmeleri imajımız açısından çok kötü.
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Dünya birincisi olan Ali Koç'un annesiyle diyaloğu:
- Seninle gurur duyuyorum, oğlum.
+ Ben de kendimle gurur duyuyorum.
- Bir şey söylemek ister misin?
+ Yaşa Türkiye!
Dün ''Allah'ın kitabını makaraya almamız fikir özgürlüğüdür niye tepki veriyorsunuz'' diyen sevgi pıtırcıklarının, bildiğin dümdüz kitap tahliline tanıdıkları özgürlük seviyesi.
Bunları tanıyın. Bu yobaz zombi sürüsünün ellerinde güç olsa kimseye nefes aldırmazlar. Ağızlarından taşan sinelerindekinin azıdır.
Kitap tahliline soruşturma açması yanına kaldığı için zaten bugün ayet önüne atlamaya cesaret buluyor.
Bakın normal bir ülkede olması gereken ''kitap tahliline tutanak mı tutulur ?'' diye şu durumun orayı sallamasıydı. Zaten o gün gereği yapılsaydı bugün bu iğrenç şey önünüze düşmezdi.
Bu şikayet yapılmış ve gereği olmamış. O halde şikayet kimin önüne gittiyse ''sen ne iş yapıyorsun burada'' diye ona da sorulmalı. Bir polise ihbarın düşüp, ihbarın ciddiye alınmaması sonucu şahsın öldürülmesinden ne farkı var bunun ?
Şimdi iğrenç bir görüntünün ortaya çıkmasından sonra ne fayda ?
Bu ülkede insanlar bu, laftan anlamaz hiçbir ahlaki nosyonu olmayan yobaz cahillerin ağız kokusunu çekip bunlarla uğraşmamak için devlet diye bir mefhuma vergi veriyorlar.
Kağıtlara atılan imzalar, şekiller ve görevler değişir ama gönlünüze işlenenler ömrünüz olur. İlk günkü söz, bugün 52 yıllık bir miras.
#KalbiminEnGüzelYerinde benimle, ömrüm ne kadarına daha yeterse…
Çok güzel yorum..
“20 yıl önce batılı liderler Türkiye’ye geldiğinde halıcıları, çanak çömlekçileri ziyaret ederdi. Şimdi savunma sanayi ürünlerini ziyaret ediyorlar, anlaşma yapmak istiyorlar.“
Dini değerlere hassasiyetin ne olduğunu adları gibi biliyorlar. Ama İslam’ı öksüz görüp mizah yapabileceklerini sanıyorlar. Yahudiliğe ağızlarını açamazlar.
Mauro Icardi'den bir taraftara yanıt:
"Çocuğuna bir gün bir Arjantinlinin İstanbul'a geldiğini... ve sonunda koca bir halkı kalbine sığdırdığını anlat.
Çocuğuna açıklanması imkânsız bir aşk hikayesi yaşandığını anlat... çünkü bazı bağlar sonsuzlukta yeşermek için doğar ❤️"
Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray���ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
Öğrencilerinin üzerine kapanarak onları koruyan ve saldırıda hayatını kaybeden matematik öğretmenimiz Ayla Kara🙏🏻
Rabbim seni cennetine alsın sen ne koca yürekli bir kadınmışsın🙏🏻 Ailesine sabırlar dilerim, eşi kalp krizi geçirmiş duanızı eksik etmeyin🙏🏻
Manipülasyon yapmak adına olmayan bir istatistik uydurmuşlar, üçlü bir kombinasyon denemek istemişler. Yani diyorlar ki Beşiktaş'ın ileri üçlüsü neden aynen Milli Takım'a kopyalanmadı.
Oysa bu üçlünün ikilisi Metin Tekin ve Feyyaz Uçar, o dönem (80'lerin sonu, 90'ların başı) milli takımda en çok forma giyen hücum oyuncularındandı. Hatta aynı dönemin Milli Takımının değişmezleri içinde Recep Çetin (56 kez milli), Gökhan Keskin (41 kez milli), Rıza Çalımbay (38 kez mill) gibi Beşiktaşlılar'ın dahi star kategorisine koymayacağı Beşiktaşlı oyuncular vardı.
Sovyetler'in ve Yugoslavya'nın henüz bölünmeyip tek ülke olduğu, turnuva formatlarının bu kadar maça olanak tanımadığı, Türkiye'nin de genelde başarısız olup erken elendiği kısacası milli maç sayısının belirgin ölçüde az olduğu yıllardı. Sayı vermek gerekirse
1980- 89: 62 maç
1990-99: 86 maç
2000-09: 128 maç
2010-2019: 109 maç oynamış Türkiye milli futbol takımı.
Yani çok da akılda kalan büyük bir yeteneği olmayan, kendi taraftarlarının dahi Takoz lakabı taktığı, en çok hatırda kalan anısı kendi kalesine voleyle attığı gol olan Recep Çetin'in 56 maçını günümüz maç yoğunluğuna uyarlarsak, bu çağda 100 maçı aşarmış diyebiliriz. Kısacası Beşiktaş'a dair bir milli ambargo yoktu.
Hatta o dönem Avrupa'da yarı final oynayan Galatasaray'ın defans oyuncularının Semih Yuvakuran (bir kısmı Fenerbahçe forması giyerken 21 maç), Cüneyt Tanman (17 maç), Erhan Önal (12 maç) milli forma giydiği düşünülürse, Recep Çetin, Gökhan Keskin ve Rıza Çalımbay gibi Beşiktaşlı isimlerin milli forma giyme sayılarının ne kadar yüksek olduğu belli olur.
Örnekte verilen Metin-Ali-Feyyaz'ın oynadığı mevkideki dönemin en çok iz bırakan starları Tanju Çolak (31 maç), Rıdvan Dilmen (25 maç) milli forma giymiş, Metin Tekin (34 maç) ve Feyyaz Uçar (25 maç) toplamda daha çok sayıda milli olmuş. Belli ki Beşiktaş'a bir ambargo uygulanmamış. Her mevkide Beşiktaşlı oyuncular mevkidaşı arkadaşlarına kıyasla fazla fazla forma giymiş.
Örneği veren hesap maksatlı olarak Metin-Ali-Feyyaz'ın üçünün bir arada oynaması gibi uydurma bir istatistikle manipülasyon yapmaya çalışmış. Onu da anlatalım.
Ali Gültiken, oynadığı santrfor mevkisinde aman aman bir performans göstermiş bir oyuncu değildi. Süper Lig'de 100 golün üstüne çıkmayı başaranların olduğu 100'ler kulübüne giremedi. 12 sezonda toplam 91 golü var. Sezon başına 7,5 gol eder. Ki bir sezonda 30 gol attı. Demek ki kalan sezonların ortalaması 6 golün de altında. Saman alevi gibi geçici bir performans.
Hepsi Ali Gültiken'den çok gol atmış, 100'ler kulubü üyeleri içinde bulunan ve çoğu gol kralı ünvanı da taşıyan Serkan Aykut 1 maç, Zafer Tüzün 2 maç, Mustafa Denizli 10 maç, Ümit Karan 10 maç, Gökhan Ünal 14 maç milli forma giymiş.
Her birinin kariyer gol sayısı Gültiken'in iki katından fazla olan Tanju Çolak, Hami Mandıralı, Aykut Kocaman ve Feyyaz Uçar gibi yıldızların arasında Ali Gültiken'in, milli forvet olarak 7 kez forma giymiş olması bile yüksek bir sayıdır. Metin Tekin ve Feyyaz Uçar ise hak ettikleri biçimde dönemlerinin en çok forma giyen hücum oyuncuları arasındadır. Üçü neden bir arada oynamadı demek, artık komik bile değil absürttür.
Kısacası Beşiktaş'a tarihin herhangi bir döneminde bir milli takım ambargosu olduğuna dair herhangi bir veri bulunmamaktadır. Alttaki yazı da manipülasyondan ibarettir.
Üşenmemiş uzun yazmışsın diyenler için peşin açıklama, gerçekleri karartanlara karşı bu kadar hakikat az bile. Keşke daha çok, daha uzun yazsak da gerçekleri çarpıtmaya utansalar.