Bi tanıdığım evlendi, damat ertesi gün kayınvalidesine:
“Evden ayrılan çiçeğinizin yerini tutmaz ama…”
notuyla çiçek göndermiş…
Allah’ım hepinize şu incelikte insanlar nasip etsin hayatınızda…
Yaş aldıkça en tahammül edemediğim insan tipi;
Her şeyi yarışa çeviren insan oldu. Yorgunum dersin, o üç gündür uyumamıştır; başım ağrıyor dersin, onun yıllardır migreni vardır, güzel bir şey anlatırsın daha iyisini mutlaka yaşamıştır.
Asla onunla derdini paylaşamazsın.
bir manava gidiyorsan orda sadece muz varsa ve sen sürekli muz alıyorsan bu sadakat değildir.
bir manava gidiyorsan orda bir sürü meyve varken sen her gittiğinde muz alıyorsan bu sadakattir.
İnsanlara tepeden bakmamaya o kadar odaklanmışım ki bir süre sonra herkesi alttan aldığımı farkettim, daha doğrusu herkes tepeme çıkmaya çalışıyor onu fark ettim.
Tevazu yaramıyor bu topluma.
Yüksek sesten nefret ederim ama son ses müzik dinlerim. Konuşmaktan nefret ederim ama sevdiklerimin yanında susmam. Çok gülmekten nefret ederim ama gülümserim. Umursuyor gibi görünmekten nefret ederim ama çok umursarım. Ağlamaktan nefret ederim ama en ufak şeyde ağlarım.
Ben affedici bir insanım.
Her şeyini görmezden gelip bir gün kazağının rengini beğenmedim diye hayatından çıkar giderim.
“Sen ahmak bir insansın, meseleyi kazak sanırsın…”
Dünyanın en rahatsız edici şeyi;
hiçbir vasfı olmayıp sadece torpille bir yerlere gelmiş kişilerin kendilerini hakikaten bir halt sanmaları, dürüst ve işinde gücünde kişilere akıl ve emir vermeleri, mobbing uygulamaları, kibirle insanlara hayatı dar etmeleri…