👤Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, FETÖ'nün Devlete ilk açık müdahalesi olan "7 Şubat MİT kumpası"nı anlatıyor:
"O olay, FETÖ’nün niyetini belli ettiği ilk büyük operasyonlardan biriydi. MİT’in başına geldiğimde FETÖ’nün sarmaşık gibi sistemi sardığını gördük.
Biz o dönem kimse beklemiyorken Sayın Erdoğan’ın hem konutuna hem ofisine tim yolladık ve böcekleri bulduk. Ama bunu hemen ilan etmedik. Sayın Erdoğan çok büyük bir lider, bekledi. Çünkü her yerdelerdi.
Ancak örgüt, böcekleri yakaladığımızı ve olayı çözdüğümüzü bir şekilde duydu. Hemen suçu bize atmak ve ön almak istediler. Amaçları halkın nezdinde bizi ve kurumu itibarsızlaştırmaktı.
Bu süreç 7 Şubat’a uzandı. Aslında biz arka planda ‘Milli Mücadele’ dediğimiz dönemi çoktan başlatmıştık."
Bu satanist, sapkın konser iptal edilmeli.
Eğer bu konser iptal edilmezse, Peygamberimizin emaneti ve bağrında sayısız sahabeyi misafir eden İstanbul, göreceği en iğrenç cinayeti görmüş olur.
Kültür Bakanlığımızın, İstanbul Valiliğimizin bu konsere müdahale etmeleri beklentisi içindeyiz.
@MehmetNuriErsoy@mustafaciftcitr@gul_davut
HİÇ'lik makamına râm olmak..
Alınacak o kadar büyük dersler var ki..
Allah'ını,milletini,devletini ve vatanını seven;
Bütün yükü bu adamın sırtına yükleyip de koltuk sevdasına düşmesin.
İnsana en büyük yük olan "biri olma" çabasını bırakın.
Sürekli bir kanıtlama,
Sürekli bir başarılı görünme,
Sürekli bir kabul görme arzusu hem insanı yıpratır,hem de gayeden uzaklaştırır.
Hiç olmak;
Egodan Sıyrılmaktır,
Etiketlerin, unvanların ve beklentilerin baskısından kurtulmaktır.
Hiç olmak;
Hafiflemektir.
Hiç olun ki;
Allah'ın yeryüzü adaleti omuzlarınızda yükselsin.
Alt kata bir alay hırsız girmiş ben bunlarla boğuşurken ses oluyor diye bana kızıyorlar.
''Lan zaten sizin de gelip yardım etmeniz gerekirdi bir de gümbürtüden mi şikayet ediyorsunuz'' diye ben de onlara kızıyorum.
Evet tablo yaklaşık böyle.
25 yılda asırlık eser ve hizmetleri ülkemize kazandırdık. Ancak #BuDahaBaşlangıç.
Milletimiz için, Türkiye için daha nice eseri hayata geçirecek, yapılamaz denilenleri gerçeğe dönüştüreceğiz. 🇹🇷
Şu iki bakan göreve geldiğinden beri ilk önce Atatürk maskesi takan hırsızları temizlediler
Şimdi ise din maskesi takan İsrail aparatlarını temizliyorlar.
RAZIYIZ!
bağırma çağırma yok, üsten bakarak konuşma yok, cemaati azarlama yok, müslümanları kameralar önünde çekiştirme yok, konuşması sekinet veriyor, dinleyince kalbin huzur buluyor, insana yaradan’ı hatırlatıyor, islam’a olan muhabbetin artıyor, tasavvuf dediğimiz şey tam olarak budur.
Türkiye’ye gelen Alman turistten dikkat çeken sözler:
Türkiye’ye 50 yıl önce de geldiğini belirten Alman kadın, “O zaman Türkiye’de hiçbir şey yoktu, çok fakirdi. Erdoğan çok güzel şeyler yapmış. Şimdi Türkiye çok zengin olmuş.”
Medineliler, Efendimiz’i karşılarken “güneş doğdu üzerimize” demek yerine “ay doğdu üzerimize” der. Çünkü güneş ışığı çölde eziyet vericidir, ay ışığı ise geceleyin çıkar ve ferahlatıcıdır. İşte böyle de Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bütün insanlık için bir ferahlıktır.
Çok bilgili olabilirsiniz, çok okumuş olabilirsiniz, çok gezmiş de olabilirsiniz.
Ama Allah şahit biz bu halin yangını, bu halin meftunuyuz…
Abdullah hocamız konuşurken, ne Allah’ı, ne peygamberimizi, ne rahmetli eşini, ne İhvanı ne de sözü incitmek istemiyor. Öyle bir hal ki, sanki nalinleri ile temkinlice sözün üzerinde dolaşıyor.
Siz hep var olun, Allah Dostları.🤲🏻🤲🏻🤲🏻
Osman Nuri Topbaş Efendi’nin vekili Abdullah Sert hocamız ve ailesi kaza geçirmiş. Değerli eşi Zehra Hocahanım vefat etmiş.
Merhumeye Allah’tan (cc) rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âlî olur inşallah.
Hüdayi Camiası, umutlarımızı diri, kalplerimizi dipdiri tutan, Balkan, Kafkas ve Türk dünyasında ve tabii Afrika’da ateizmin tarumar ettiği yaralı gönülleri fetheden kalpleri hakikate açma leziz yolculuğunun öncülüğünü yapıyor…
Sessiz ve sedasız…
Şov yapmadan…
Şovdan özene bezene kaçınarak…
Tam da tasavvufun sadeliğini ve latifliklerini kuşanarak…
Hüdayi Camiası’ndaki kardeşlerimizin başları sağolsun.
Bugün değerli eşini Rahmet-i Rahman’a uğurlayan
Abdullah Sert hocamız, Osman Nuri Topbaş Efendi'nin halifesi. Ondan sonraki isim yani.
Sağda arkadan geliyor. Bir zat-ı muhterem hemen farkediyor. Ve “buyurun efendim” diyerek, çekiliyor. "Yok evladım" diyor Abdullah Sert hoca. "Geç yerine."
Onun arkasından yürüyor.
Tasavvufun tertemiz, insanı arındırıcı, latifleştirici leziz hâli bu.
Bu videoyu kendisinden ödünç aldığım @kartalsalih kardeşim ne güzel yorumlamış bu manzarayı, aynen paylaşıyorum:
Öyle bekliyor halife…
Öyle bekliyor ikinci isim…
Allah'ım bizi ahlâklandır.
Allah'ım bizi diğergam eyle.