Fotoğrafta gördüğünüz ÇOCUK kim biliyor musunuz❓
Burak Altun, henüz 14 yaşındaydı. Mahallesinde sorunlu olduğu bilinen 13 yaşındaki İsmail Kızıltaş tarafından bir parkta üzerine dezenfektan dökülerek YAKILDI.
Burak tam 45 saniye boyunca YANDI. Gece 4’e kadar BİLİNCİ AÇIK bir şekilde yoğun bakım sırası BEKLEDİ.
Yoğun bakımda o YANIK acılarıyla 16 gün boyunca can çekişti ve ACILARA DAYANAMAYARAK HAYATINI KAYBETTİ.
Ona bunu yapan İsmail Kızıltaş isimli piç ise, 12 yıl ceza aldı ancak İnfaz Kanunu'na göre 4.5 yıl yatıp çıkacak. Burak ise ÖLDÜ.
YALNIZCA VE YALNIZCA ADALETSİZLİĞİ UNUTMAYIN UNUTTURMAYIN.
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi.
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@RTErdogan@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
Yarın kızımın toprak altında 3. Doğum günü
Faili dışarda 2. Doğum günü
946 gündür bu çocuğun adaleti sağlanamadı birdaha böyle kutlayamayacak
Lütfen yarın 19.30daki tag çalışmasına katılın bugün tek ricam bu sizi bıktırdığım için özür dilerim ama #YeşiminDosyasıAçılsın artık 😭😭
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Motokurye Samet Özgül.
Trafikte uyardığı 3 kişi tarafından boğazından bıçaklanarak katledildi!
🔴 20 suç kaydı olan 2 kişi serbest bırakıldı!
🔴 19 yaşındaki katilin “pişmanım” sözüyle müebbeti 25 yıla indirildi!
🔴 Bu adaletsiz karar şu an Yargıtay incelemesinde.
Bu ülkede adalet suçluyu koruyorsa, biz o adaleti kabul etmiyoruz. Alışmayacağız, susmayacağız!
@yilmaztunc@RTErdogan@AliYerlikaya@TCYargitay@adalet_bakanlik@TC_icisleri
#SametÖzgülİçinAdalet
12 yaşındaki çocuk işçi Eyüpcan'ı hatırlarsınız. Çalıştığı dönercide gece 04:00'te "yavaş çalıştığı için" ustabaşı ile tartışarak ustabaşının onu kovalaması sonucu yüksekten düşerek (iddia) hayatını kaybetmişti. Resmiyette 7. Sınıf öğrencisiydi ama o ailesine destek olmak için çalışıyordu.
Kamera kayıtlarında ustabaşından kaçıyordu, vücudunda bıçak izleri ve düşmeye bağlı tramva izleri vardı.
Eyüpcan öldürüldü.
Çok trajik bir olaydı ama ülke koca bir işçi ve çocuk mezarlığı olduğu için unuttuldu.
Affet Eyüpcan.
Arama esnasında geniş çaplı bir arama talep etmemize rağmen sadece göle yoğunlaştırıldı.
Kardeşimin Naaşı bulunduğu gün otopsi için götürüldüğü Adlı Tıp Kurumunda valinin ve emniyet müdürünün intihar olduğunu ısrarla söylemesi bize dayatması bizim intihar olmadığını intihara herhangi hiçbir bulgunun olmadığını söylememize rağmen, birkaç gün sonrasında intihar algısını güçlendirmek adına kamuoyunu intihar olduğuna inandırmak adına yanlış haberler kamuoyuna medya yoluyla bildirilmişti.
Bununla yetinilmeyip Rojin Kabaiş Dosyasına bakan ilk savcı ise delilleri karartmak adına birçok ihmallerde bulunmuştur.
Kardeşimin bulunduğu bölgede (Molla kasım köyü) tam naaşın bulunduğu bölgeyi gösteren kamera kayıtlarının alındığını ilk savcı bize sözlü olarak bildirmiş , sonrasında gelen savcıya sorduğumuzda böyle bir kaydın alınmadığını dile getirmiştir.
İçi çürümüş olan ADLİ TIP KURUMU iki erkeğe ait DNA olduğunu ve bunların hangi bölgelerden alındığını net olarak bildirmemişti.
Kamuoyu baskısı ve ADLİ TIP KURUMUNA açmış olduğumuz suç duyurusunda 15 gün sonra DNA'ların bulunduğu bölgeleri bildirmiştir.
Başta bulaş olma ihtimali üzerinden kamuoyunu oyalayıp soruşturmayı sürümcede bırakmaya çalışan ATK kimleri koruduğunu açıklamak zorundadır.
Yapılan bütün ihmaller delil karatmalar derhal dikkate alınmalı ilgili kişiler yargılanmalıdır.
#RojineSesOluyorum
DNA’ların bulaş olmadığı dün kesinleşti. Tam 1 yıl 1 ay sonraki Nizamettin amca, bunu ilk günlerden beri emin bir şekilde söylüyordu. Süre uzatılınca unutulur sanıldı; ancak böyle bir baba dirayeti hesaba katılmadı. Bizim de görevimiz, kendi babamızın canı yanmış gibi bu güzel babamıza derya deniz olup bu ateşi söndürmek; çünkü yoksa emin olun, bir gün mazlumun feryadı hepimizin ocağını yakar…
#rojinkabaişiçinadalet
Yapılan hiçbir tehdit bizi davamızdan döndüremez.
Şuan böcek gibi köşeye sıkışan faillerin korkudan tehdit ve hakaret mesajları bizi bu davadan geri adım attıramaz!
Gelen tehditler sadece bizim ailemize değil Yargıya Adalete ve milyonlarca insanın Adalet arayışına yapılmıştır.
#RojinİçinAdalet
Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin yeni adli tıp raporunda, olay yerinde bulunan DNA’nın temasla bulaşmış kişilerden değil, kimliği belirlenemeyen bir veya birden fazla erkekten geldiği tespit edildi! (NTV).
Unutmayın! Rojin sizin de kızınız olabilirdi! Acılı babanın sesi olmak zorundayız.
Yorumlara en az 1 tweet de olsa yazalım:
#RojineNeOldu
Geç oldu güç oldu milyonlar sesimizi duydu.
Geciken adalet önceki şaibeli çalışmalara kıyasla daha titiz dürüst bir şekilde çalışmalı ve tecelli etmelidir.
Buna sebep olanlar üstünü örtmeye çalışanlar Adalet karşısında yargılanmalı en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
#RojinİçinAdalet
Kadınlar, 1 yıl önce şüpheli şekilde hayatını kaybeden ve vücudunda 2 erkeğin DNA’sına rastlanan Rojin Kabaiş için açıklama yaptı:
“ATK 1 yıl boyunca sustu, raporu mücadelemizle açıklattık.
2 erkeğin kim olduğu derhal açıklansın, katiller yargılansın.”
Bu fotoğrafta gördüğünüz kişi benim.
Ben Ayşe Tokyaz. Üniversite okumak için Hatay’dan İstanbul’a geldim.
İstanbul’da tanışıp evleneceğimi sandığım bir cani tarafından nasıl katledildim, şimdi sizlere onu anlatacağım…
Kan donduran cinayet!
Hataylı üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz (22), eski polis amiri Cemil Koç tarafından Küçükçekmece'deki evinde öldürüldü.
Cesedi çırılçıplak halde bir valize konularak Eyüpsultan'da yol kenarına bırakıldı.
Cinayet sonrası evini kırmızıya boyayarak kan lekelerini gizlemeye çalıştı !
#AyşeTokyazİçinAdalet
Soldaki Ekrem İmamoğlu: Gizli tanığın “Şahit olduğum usulsüzlük yok ama duyumlarım var” sözlerindeki DUYUMLAR sonrası gözaltına alındı.
Sağdaki Melih Gökçek: Hakkında onlarca ispatlı yolsuzluk ve kamuyu zarara uğratma var. Tek bir soruşturma dahi açılmadı.
Adaletiniz batsın.
-3 YIL ÖNCE-
Cüneyt Arkın'ın oğlundan
Nihat Doğan'a cevap..
Altın Kelebek ödül törenindeki konuşmasıyla gündeme gelen Cüneyt Arkın'ın küçük oğlu Kaan Cüreklibatur,
"Söylemezsem Olmaz" yorumcularından Nihat Doğan tarafından
"Ya kardeşim Atatürk ile Atatürk'çü rejimle Cüneyt Arkın'ın ne alakası var?' sözleriyle eleştirilmişti.
Bu sözlere Arkın'ın büyük oğlu Murat Arkın'dan yanıt geldi.
İşte Cüreklibatur'un o yazısı...
Tüm takipçilerimden özür dileyerek bu paylaşımı yapıyorum. Ancak sizden gelen üzüntünüzü dile getiren binlerce mesaj sonucunda iki kelime etmeye karar verdim.
"Nihat'çım, bu söylediklerinden kesinlikle seni suçlu tutmuyorum. Üç tane kaset çıkarmaya çalışırken 100 yıllık TürkSineması'nın 50 yılına emek vermiş Cüneyt Arkın'ı fark etmemiş olmak senin suçun değil.
Cüneyt Arkın,Türkiye'nin her dağında her ovasında her bozkırında Mehmetçiğe moral ziyaretleri yaparken bir adada aylarca patates ödülü için mücadele vermiş olman da senin suçun değil.
Cüneyt Arkın ona akil insanlık teklif edildiğinde "Halkıma akıl vermek benim haddim değil" derken bu ses tonunla Türk halkına akıl vermeye kalkman da senin suçun değil.
Cüneyt Arkın sadece filmlerinde değil olağan hayatında da ezilenin mazlumun yanında yer alırken tecavüze uğrayıp katledilen gencecik bir kızın ardından "Siz de mini eteği giyip soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksınız" demen de senin suçun değil.
Cüneyt Arkın Türk halkına hizmet ederken vücudunda kırılmadık kemik kalmamış olmasına rağmen oğlunun yardımı ile sahnede dimdik yürürken Türk halkının karşısına çıktığın bir programda koltukta bile yayılarak oturman senin suçun değil. Suçlu bizleriz. Suçlu, seni senin bildiğin Nihat Doğan yapanlar.
Seni para ödeyerek oraya oturtanlar ve seni izleyemeye ayıracak vakti olan zavalılar çok.."
👏👏👏
Ruhun Şad olsun Cüneyt Arkın
Okuduğunuz için teşekkür ederim, paylaşmayı ve takip etmeyi unutmayın.
@ilk_57
CİMER, bir vatandaşın sorusunu yanıtlayarak 18 yılda satılan kurumlar, yerler ve fabrikaların listesini açığa çıkardı.
SATILAN TERMİK SANTRALLER
1. Seyitömer Termik Santrali
2. Kangal Termik Santrali
3. Yatağan Termik Santrali
4. Çatalağzı Termik Santrali
5. Yeniköy Termik Santrali
6. Orhaneli Termik Santrali
7. Tunçbilek Termik Santrali
8. Soma Termik Santrali
SATILAN HİDROELEKTRİK SANTRALLERİ
1. Ataköy Hidroelektrik
2. Beyköy Hidroelektrik
3. Çıldır Hidroelektrik
4. İkizdere Hidroelektrik
5. Kuzgun Hidroelektrik
6. Mercan Hidroelektrik
7. Tercan Hidroelektrik
8. Murgul Hidroelektrik
9 Denizli Jeotermal Santrali
SATILAN ŞEKER FABRİKALARI
1. Kırşehir Şeker Fabrikası
2. Turhal Şeker Fabrikası
3. Çorum Şeker Fabrikası
4. Elbistan Şeker Fabrikası
5. Muş Şeker Fabrikası
6. Erzincan Şeker Fabrikası
7. Erzurum Şeker Fabrikası
8. Afyon Şeker Fabrikası
9. Bor Şeker Fabrikası
10. Alpullu Şeker
SATILAN TEKEL BİNALARI
1. Adana
2. Ballıca
3. Bitlis
4. İstanbul Sigara
5. Malatya,
6. Tokat
7. Yavşan Tuzlası
8. Ayvalık Tuzlası
9. Çamaltı Tuzlası
10. Çankırı K Tuzlası
11. Tuzluca Tuzlası
12. Sekili Tuzlası
13. Kağızman Tuzlası
14. Kaldırım Tuzlası
15. kayakcık Tuzlası
SÜMER HOLDİNG'E BAĞLI ŞİRKETLER
1. Mazıdağ Fosfat Tesisleri
2. Adıyaman İşletmesi
3. Malatya İşletmesi
4. TÜMOSAN İşletmesi
5.Bakırköy Konfeksiyon San.
6. Çanakkale Sentetik Deri İşletmesi
7. Diyarbakır İşletmesi
8. Beykoz Deri Kundura İşletmesi
9. Sarıkamış Ayakkabı İşletmesi
SATILAN LİMANLAR
1. Mersin Limanı
2. İskenderun Limani
3. Samsun Limanı
4. Bandırma Limanı
5. Derince Limanı
6. Salıpazarı Limanı (Galataport)
7. Tekirdağ Limanı
8. Çeşme Limanı
9. Kuşadası Limanı
10. Dikili Limani
11. Trabzon Limanı
DİĞER SATILAN ŞİRKETLER
1. Seyitömer Linyitleri
2. Güney Ege Linyitleri
3. Murgul Bakır İşletmesi
4. Samsun Bakır İşletmesi
5. Yeniköy Linyitleri İşletmesi
6. Bursa Linyitleri İşletmesi
7. Sakarya Traktör Sanayi
8. Ereğli Demir ve Çelik
9. Eti Alüminyum
10. Eti Bakır
11. Eti Elektrometalurji
12. Eti Gümüş
13. Eti Krom
14. Gübre Fabrikaları
15. PETKİM
16. TÜRK TELEKOM
18. TÜPRAŞ
19. SEKA Kâğıt Fabrikası
AKP iktidara geldiğinden bugüne dek toplanan toplam vergi tutarı 2 trilyon 700 milyar $'dır.
Yurt dışından alınan kredi 454 milyar $'dır.
Özelleştirmeden elde edilen gelir 71 milyar $'dır.
Hazine ise 60 milyar $ eksi bakiyededir..
Bu demektir AKP döneminde toplam 3 trilyon 285 milyar $ para harcanmıştır.
Bu parayı 20 yıla bölersek yılda 164 milyar 250 milyon $ harcanmış demektir.
Bu rakamla yılda 96 Osman Gazi köprüsü yapılır.
41 Keban barajı yapılır.
23 adet şehir hastanesi yapılır. 320 adet Tokat havalimanı yapılır.
Hükümetin hizmet diye dayattığı tüm yatırımlar hazineden beş kuruş çıkmadan, vatandaşı 10-20 yıl arası borçlandırarak üstelikte fahiş fiyatlarla yapılan rant yatırımlarıdır.
Öyleyse kasada olması gereken 3 trilyon 285 milyar $ nerededir ?
Şimdi anladınız mı 2002'den bu güne %120 artmış hiper enflasyonun, 12 kat artmış dövizin, %100-200 arası zamlanmış zorunlu tüketim malzemelerinin, %66'sı yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşayan toplumsal çöküntünün nedenini.
Bir öğretim üyesi olarak “Türkiye ekonomisi nasıl batırılır” başlıklı bir kitap yazmam gerekseydi hiç endişe etmeden AKP'nin 20 yıllık iktidarını kaleme alırdım ve kitabın son cümlesini de “Aldıkça al, çaldıkça çal, istersen ver yüz arzuhal, ne sorgu var, ne sual” olarak bağlardım..
Şu asla unutmasın ki AKP, bu ülkenin böğrüne saplanmış paslı bir bıçaktır..
Prof Dr. Rona Turanlı