Sana tek söyleyeceğim şey şu: Umarım bir gün bu haksızlıklara o çok sevdiğin aile fertlerin maruz kalmaz. Çünkü biliyorum ki böyle bir durumda sesini duyurmak için başvuracağın ilk mecra ne @ahaber , ne @tvnet , ne de @tgrthabertv olacaktır. Yanında da Allah için bir tane @Akparti milletvekili ya da yöneticisi bulamayacaksın.
Ne demek istediğimi anlamak istersen, Rabia Naz'ın babası Şaban Vatan'a sor.
Netice itibarıyla bu adam, çok başarılıydı da taraftarın nankörlüğü yüzünden gönderilmedi; Fenerbahçe'yi yönettiği 20 senede 10 tane Galatasaray şampiyonluğuna karşın Fenerbahçe sadece 6 şampiyonluk kazandı. Fenerbahçe'mizi kendi çiftliği gibi yönetip arkasında finansal ve manevi bir enkaz bıraktığı için kongrede hak ettiği cevabı aldı. Ne yazık ki bizim insanımız geçmişi romantize etmeyi, "nobran bir Anadolu zengini" tarafından azarlanmayı ve bu kabadayı üslubu alkışlamayı seviyor. Dilerim ki girdikleri her şampiyonluk yarışını yine kaybetsinler; Aykut’unu da Oğuz’unu da yanlarına alıp bu camianın kapısından bir daha geçmesinler. Aksi takdirde, elde edecekleri ilk tesadüfi başarıda kulübe yeniden çöreklenip, yıllarca çiftlikleri olarak gördükleri Fenerbahçe’yi kendi haleflerine peşkeş çekeceklerdir.
Aziz Yıldırım döneminin transfer fiyaskoları akla ilk anda bile çarpıcı bir listeyle geliyor: Tarık Daşgün, Kezman, Guiza, Krasic, Mehmet Topuz, Alper Potuk, Samuel Holmen, Robin van Persie, Nani, Edu, Maldonado, Diego Ribas, Kadlec, Kameni, Mehmet Ekici, van der Wiel, Serdar Kesimal, Josico, Henri Bienvenu, Ozan Tufan, Issiar Dia ve takıma ikinci kez transfer edilen Emenike... Üstelik Gökhan Ünal transferi için takas edilen Burak Yılmaz'ın, o sezonun son maçında attığı golle şampiyonluğu Fenerbahçe'nin elinden alması ve sonraki yıllarda kariyerinin zirvesine çıkması da bu basiretsizliğin en acı nişanesidir. Bu fiyasko transferlerin maliyeti bugünün parasıyla belki de 350-400 milyon euroyu buluyordur.
Yönetimsel krizlerde de durum farksızdır. 2006 Denizli'de o maçın bitirilebilmesi tamamen Aziz Yıldırım'ın çok taşaklı(!) oluşundandır. 2010 yılında Kadıköy’de yaşanan ve Türk futbol tarihine kara bir mizah olarak geçen Bursa şampiyonluğu anons faciası, kulübün psikolojik üstünlüğüne vurulan en büyük darbelerden biridir. Daha da vahimi, 4 Nisan 2015’te takım otobüsü viyadükte kurşunlandığında yaşanmıştır. Kendisini "Fenerbahçe’nin ta kendisi" olarak gören o kabadayı profil, tüm camia haklı olarak takımın ligden çekilmesini haykırırken adeta fısmış, irade gösteremeyip pusmuştur. O travmanın ardından hiçbir şey olmamış gibi lige devam edilmesi, şampiyonluğun adeta altın tepside rakibe ikram edilmesine yol açmıştır.
@TIlgin64744@turkhafiza2 O üniformayı giyiyorsan, gerektiğinde Enver Paşa gibi Bâb-ı Âli'yi de basarsın; yeri geldiğinde ise hakkındaki idam fermanını tanımayarak Atatürk'ün 1919'da Erzurum'da yaptığı gibi o üniformayı çıkarıp sine-i millete dönersin. Bu adamlar bunu yapamadı, maçaları yemedi!"
@fazilkasap Bir koltuk uğruna yaptıklarınıza bakın. Bir koltuk... Üyesi ve vekili olarak kirlettiğiniz partimizin kurucusu Atatürk CHP'yi koltuk sevdalılarının sandalye kapmaca oynama sahası olsun diye kurmadı. Utanmaz köpekler sizi. akp' lilerden bile daha karaktersiz olmayı başardınız.
@kilicdarogluk hiç mi dostun yok seni uyaran? Hiç mi sevenin yok yanlışını yüzüne vuran? Utanmadın mı on yılı aşkın süredir beraber çalıştığın partidaşlarına, yol arkadaşlarına gaz sıktırırken, "Baba Ocağı" denilen CHP'nin genel merkezini çevik kuvvet ekiplerine bastırırken?
@heycett @d3n01907 Yugoslavya'dan çıkan her şeye taraflı yaklaştığım için demiyorum ama Dzeko ve Tadic gibi isimler bize Balkan coğrafyasından acayip kalitede genç yetenekler bulma hususunda faydalı olacağı için bile bir şekilde takımda bir pozisyon sahibi olmalılar.
Ben buraları gözümle gördüm. Ne yemeği yemek ne coğrafyası coğrafya. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ne Anadolu çocuğu ne de göçmen biri Kafkasya, Kırım, Balkanlar vs. dahil burada yaşamaz. Bizim hem İran hem de Roma'dan etkilenmemizi sağlayan bu büyük göç sayesinde bugünkü yüksek medeniyetimizi inşa ettik.
@mrubin1971 You can ask the UK about the possible outcomes of trying to invade Turkey. We hosted them for four years, and in the end, they had to leave.
https://t.co/sBFgGYb8AH
TR: Susma! Anlat aşkını, anlat duysun dünya.
Haykır! Haykır, ulaşsın sesin doruklara.
Söyle! Engel dayanır mı Fenerbahçe'ye?
Bağırın! Ulan Fenerbahçe çok yaşa diye...
ENG: Don't be silent! Declare your love, let the world hear.
Scream! Scream, let your voice reach the highest peaks.
Say it! Can any obstacle stand in Fenerbahçe's way?
Roar it out loud! Long live Fenerbahçe!