@eczozgurozel@yenipartiyiz@ozgurozeliletsm Sayın Özel, size yazmış lütfen bir okuyun. Siz beddua (C.T) etmek dışında bir özeleştiri yaptınız mı? Gönül isterdiki o kürsüden beddua yerine özeleştiri yapmanızı ,kamuoyu beklerdi. Hüsrana uğrattınız.
“Özeleştiri erdemdir” diyerek siyasetçileri özele��tiri vermeye teşvik eden paylaşımlar görüyorum. Zihinlerimiz öyle bir marabalaştırılmış ki neredeyse özeleştiri verin diye yalvaracağız.
Oysa hesap verebilirlik ve şeffaflık, demokrasinin asgari koşullarıdır. Dolayısıyla bu adayı neden, nasıl ve hangi ölçütlerle belirlediğinizi açıklamak, kararınızın hesabını vermekle mükellefsiniz. Yani özeleştiri verip vermemek sizin lütfunuza bağlı bir durum ya da erdeminizden bize bahşettiğiniz sadakalar değil. Eğer demokrasiden nasibiniz varsa bu bir zorunluluk.
@akifhut Değerinden fazla verdiğiniz para bence sadakadır. Ki bu fiyata ve davranışa başka insanlardan da bekleyecek . Zaten yazdığınız gibi market fiyatları (+nakliye ve ambalaj ) zaten çok daha düşük. Onun ,hak etmediği fazla parayı kabul etmeside ,sizin fazla para vermenizde ⁉️
@eczozgurozel@yenipartiyiz@ozgurozeliletsm Lütfen ,Onur beyin yazısını öz eleştiri yaparak iki kez okuyun.Katıldığınız davetlere ,verdiğiniz “EVET’e”ve el sıkıştığınız insanlara bir bakın. Çok hızlıca güven kaybediyorsunuz. Partinize üye olmaktan da bağış yapmaktan da vaz geçt
Burada eleştirinin içeriğiyle yüzleşmek yerine eleştirinin arkasında kötü niyet arayan, kaygıyı bir toplumsal duygu olarak anlamak yerine bir operasyonun sonucu gibi sunan bir yaklaşım var. Yani insanlar neden moral bozukluğu yaşıyor, mücadele azimleri neden zayıflıyor, parti yönetiminin hangi kararları güvensizlik yaratıyor soruları cevaplanmıyor. Bunun yerine sosyal medyada “bozgunculuk yapan birileri” işaret ediliyor.
Çok üzücü ama Erdoğan’ın siyasal söyleminin temel özelliklerinden biri de bu değil mi? Yani ortaya çıkan hoşnutsuzluğu, yanlış kararların veya başarısız politikaların doğal sonucu olarak değil de toplumu içeriden çökertmeye çalışan odakların faaliyeti olarak açıklamak ve böylece eleştiriyi demokratik denetimin meşru bir aracı olmaktan çıkarıp “kötü niyetli çevrelerin” dışavurumuna dönüştürmek… Özel’in sözlerinde de benzer bir niyet okuması yok mu?
“Kimse korkmasın, biz o seçime varırız, o seçimi alırız” cümlesi güven vermeyi amaçlıyor olabilir. Ancak somut bir mücadele stratejisinin yerini aldığında, seçmenden akıl yürütmesi değil inanması; soru sorması değil lidere itaat etmesi istenir. Bunun bizi nasıl bir felakete götürdüğü, butlan davasını “sonuç odaklı değil süreç odaklı” ilan edip, aksini iddia edenleri “moral bozmakla” suçlarken görülmedi mi?
Hâlâ tek yöntem, siyasi elitlerin aldıkları kararları hesap vermenin dışına çıkaran bir konfor alanı yaratmak mı? Yani başarısızlığın nedenini yanlış stratejilerde, tutarsız kararlarda, iktidar artığı danışmanlarda… aramak yerine sürekli olarak muhayyel bir “moral bozan” kitle mi suçlanacak?
Eleştiri susturuldukça yanlışların maliyetinin toplum açısından büyürken siyasi kadroların toplum karşısındaki sorumluluğunun azaldığı ve parti içindeki güç ilişkileri giderek kapalı hâle geldiğine hep birlikte daha kaç kez tanık olmamız lazım?
Muhalefet, iktidarın dilini ve yönetme alışkanlıklarını henüz iktidara gelmeden benimserse topluma nasıl alternatif bir hikaye örebilir? Allah aşkına yapmayın. Bu yol, yol değil.
Bir maç kaybetti diye teknik direktöre, futbolculara küfür edenler var. Bu tür taraftarlığın ne takıma ne de kişinin kendisine bir yararı var, zehirli bir yaklaşım türü.
Keza teknik direktörümüz Okan Buruk'un kulübede verdiği görüntü de hoş değil, bunca kariyer ve başarıdan sonra artık olgun davranma zamanı gelmedi mi? Evet, Herakleitos'un "karakter kaderdir" ilkesini kabul ediyorum ama insan yine de, doğal yapısını dönüştürebilir ve olgunlaşabilir.
Saha kenarında bela okuyor, küfrediyor, hakemle sürekli ağız dalaşına giriyor, her kararda öfkesini dışarı vuruyor. Bu gece bir ara yedek kulübesini tekmeliyor, yardımcısı tarafından teskin ediliyordu. Bunların hiçbiri takıma güç kazandırmıyor, aksine kenardaki gerginliği sahaya taşıyor.
Teknik direktörlük yalnızca taktik vermek, oyuncu değiştirmek, maç kazanmak değildir. Bir kriz anında takımın en soğukkanlı kişisi olmayı da gerektirir. Futbolcu sahada kontrolünü kaybettiğinde onu sakinleştirecek kişi sensin; sen de kontrolünü kaybedersen takımın duygusal merkezi ortadan kalkar. Hele Galatasaray gibi baskının, beklentinin ve her maçın büyütüldüğü bir kulüpte teknik direktörün beden dili bile başlı başına bir mesajdır. Sen böyle olunca sana "aşırı" tepki gösteren taraftarlara nasıl dur denecek?
Sen taraftar değilsin, oraya rastgele konmuş bir adam değilsin, Galatasaray kulübünü temsil eden birisin. Haksızlığa uğradığını düşündüğün en zor durumda bile sukunetini korumak ve bu negatif görüntüyü vermemek zorundasın. Şüphesiz ki, Galatasaraylılığı hepimizden daha iyi biliyorsun, çocuk yaşta bu kulübe girdin, futbolcu ve teknik direktör olarak zirvede bir yerlerdesin. Bir sonraki ileri aşamaya geç artık...
Rahmetli Turgay Şeren hayatta olsaydı ve gazetede yazsaydı, o meşhur yazı başlıklarından birini atardı: "Okan ne zaman olgunlaşacaksın?"
@GalatasaraySK@abdullahkavukcu İnanılmazsınız, adamın sizlere ana avrat küfür etmediği kaldı. Hiç mi rahatsız olmuyorsunuz ki ziyaretlerde bulundunuz. Yaz��ya da katılıyorum.
Neden sırıtıyorsunuz abi mesela? Adamın suratına baksanıza. Siz ne diye sırıtıyorsunuz? Her şeyi geçtim, Tff ile ilişkimizi kestik diyen siz değil miydiniz? Şu ziyarette aslında bir şey yok ama o zaman başka yerde farklı konuşup aksi şekilde davranmayacaksınız. Adamın suratı sirke satıyor, siz bıraksalar 32 diş güleceksiniz.
@kabak_omur Ali Nesin Atatürk ile RTE aynı kefeye koymuş bu kısa video da. Saçmalamış üstelikte RTE ‘ın yapacağı son şey kalmış “Kürt marşı” yok artık. Babasının özgeçmişine kimse bir laf edemez , keza kazandıklarına da. Bu kafa ülkeyi eyalet sistemine ve parçalanmaya götürür. Yazık.
@eczozgurozel@yenipartiyiz Hala savunma halindesiniz, yaptığınız davranışları tabanızın en azından bir kısmı kabul etmiyor. İlk önce ne işiniz var yargı(hukuk yok Bld. Bşk hapiste vs) açılışınız da. Üstelikte bu tip davranışlarla ortamı normalleştiriyorsunuz.
Arkanı dön, görmezlikten gel, havaya bakıp ıslık çal. Kişi saygıyı yaşıyla değil, duruşuyla hak eder.
Görgülü ailelerin nazik, efendi, kibar (eskiler mültefit derdi) çocukları olarak yediğimiz dayak yeter artık.
Dün fotoğraf çıktığında da ifade ettim. Özgür Özel ve arkadaşları, Türkiye'deki siyaseti "normalleştiriyor". Lakin herkesin farkında olduğu üzere Türkiye'de normal bir vaziyet yok.
Bunu gözümüzün önündeki bir örnek üzerinden anlatalım. Ekrem İmamoğlu ilk gözaltına aldığında ve tutuklandığı, sizin, çevrenizdeki insanların ve kamuoyunun buna olan tepkisi nasıldı? Aklı başında bütün vatandaşlar bunun Türkiye'deki demokrasinin tabutuna çivi çakmak olduğunun farkındaydı ve son 15 yılda hiç görülmemiş kadar tepkiliydiler.
Bunun üstünden sadece 1.5 sene geçti, bugün bu meseleye insanların tepkisi nasıl? Vaziyet oldukça normalleşmiş herkes için.
Benzer bir durum CHPli belediyelere operasyon yapılmasında da görüyoruz. Geçtiğimiz ay Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı. Önemli, sembolik bir isim. Kimsenin umrunda bile olmadı. Çoğu insanın haberi bile yok bundan.
Çünkü bugün CHPli/Yeni Partili bir belediye başkanının tutuklanması "normal" geliyor hepimize.
Özgür Özel, bu normalleştirme işinin en önemli aktörü. Bütün bu yaşadıklarımızı bizzat kendisi normalleştiriyor. Adli yıl açılışında (bu etkinliğe katılması bile yanlış, ne adli yılı şu şartlarda?) Kemal Kılıçdaroğlu'nun elini ayağa kalkıp sıkması, sırıtması, önünü ilikler gibi bir duruşta bulunması, bütün bunlar ana muhalefet partisinin başına atanan kayyumu "normalleştiriyor" ve meşrulaştırıyor.
��zgür Özel Kemal Bey'e kişisel olarak saygı duyuyor olabilir, hürmet gösteriyor olabilir. Fakat Yeni Parti genel başkanı olarak bunu yapamaz. Bu adamı normal bir siyasetçiymiş gibi karşılayamaz, elini sıkamaz, yüzüne gülemez. Bu kendi mevkisinin sorumluluğundan kaynaklanıyor.
@kabak_omur@berkesen Size katılmıyorum ,her şeyin bir sınırı var. O sınırda(keza D.B içinde) çoktan aşıldı. Eğer bu davranış,siyaset ve uygarlıkla ifade ediliyorsa, olmaz olsun. İki yüzlü (birbirleri hakkında her türlü kötü şeyi söyleyip ,sonra hiçbir şey olmamış gibi dvr) insanlardan tiksinti geldi.
@eczozgurozel@yenipartiyiz@ozgurozeliletsm Yazılanların tümüne katılıyorum. Keza D.B’ye de hak ettiğinden fazla değer vermeniz de. Konuştuklarınızla davranışlarınız birbirine zıt, asla uyumlu değil. Sözünüze değil davranışınızı, göz önüne alıyoruz. Güvenimizi kaybediyorsunuz.
Bu adamın elini sıkmak, iktidarın elini sıkmak anlamına gelir çünkü bu adam iktidarın atadığı bir memur.
Özgür Özel'i savunmak için yollar bulmaktan yorulduk, biz ne kadar savunursak kendisi bir o kadar fiyasko hareketler yapıyor.
Yanlış kardeşim yanlış!!
Özgür Özel sade bir vatandaş olarak istediği kişinin elini sıkabilir. Ama seçilmediği koltuğa oturup tüzüğü askıya alan, partisinin genel merkezini basıp cam çerçeveyi indiren ve gelir gelmez onlarca il başkanı ve milletvekilini partiden atan bir kişiye bu tavrı göstermek, size oy veren milyonlarca seçmenin içini acıtır.
Sorun el sıkışmak değil. Bu tarz görüntüler, seçmen iradesini, siyasi etik değerleri ve parti içi hukuku bu kadar ağır biçimde ihlal eden bir kişinin yaptıklarını normalleştiriyor. @eczozgurozel@yenipartiyiz
@serdarbenli Datça da 2017 senesinde yaşarken öğrendiğim bir yer. Keza bu sene de uğrayıp zeytinyağı da (soğuk sıkım ve cam şişe ,öneririm) çiğ badem (nurlu) ve bal aldım. Çiğ badem yazın oda sıcaklığında(ki 30 dereceyi aşabiliyor) kurtlandığından onlar buz dolabında tutuyorlar. Bilginize…
@sonradan_gourme Yaklaşık 10 seneden fazla evin tüm peynir, tereyağı ve bal ihtiyacını buradan kargo ile alıyorum. Üretimin başında İlhan beyin yeğeni ,Çağdaş Koçulu var. Marketten bu tip alışverişi kestim. Üretime güvenim olduğu gibi aldıklarım lezzetli. Öneririm.
@MelihKarakelle Burası Palamutbükü/Datça değil .Ki orası Ovabükü ile hala bozulmamış yerlerdir. Yalan paylaşımın adını da ,paylaşan “geyik” demiş. Nasıl geyikse!
@alp_bugdayci Tutuklu bulunan seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla 'çerçeve yasa'ya ilişkin açıklamalarda bulundu. İmamoğlu "Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in açtığı yeni siyaset yoluna, büyük mücadelesine ve liderliğine inanıyor ve destekliyorum"