Gitmek zorunda olduğunuz yerlere,yemek götürmek zorunda olmadığınız için çok şanslısınız. Çünkü ben sürekli yemek kısmını hatta ya acıkırsam diye atıştırmalık kısmını dahi düşünmek zorundayım. Çölyaklılar düşünmek zorunda.
Uyuyorum, uyanıyorum işe gidiyorum. Mesai dahi kasmamış olmama rağmen nöbet değişimleri ile 4 gün aşırı nöbetimin olması ancak ve ancak benim akılsızlığım olabilir. Kendime bir tık kızdım.
Dün nöbette iken hastamız kızına dediki bana çok güzel bakıyor, adıyla belirt teşekkür notu yaz. Oysaki sadece işimi yapıyorum içine biraz iyi niyet, biraz merhamet çokça empati ekliyorum. Sonrasında da böyle güzel şeyler duyunca çok mutlu oluyorum. Mesleğimi seviyorum.
Bir ara ıhlamurun kokusuna bile tahammülüm yoktu.Sonra bana bir şey oldu her hastalık belirtime ıhlamur yapar oldum. Çözemiyorum bana ne oldu da o tiksinti geçti. Ihlamur yaparken,ıhlamur ile ilişkimi sorguladım resmen.
Umurumda değil demenin-umrumda değil demek olarak algılanmadığı, alınmadım demenin-alınmadım olarak kabul görmediği bir toplumdayım. Gülüyorum sessizce bu algı tezatlıklarına.
Çok saçma biten kitabımla ilgili söylemek istediğim hiçbir şey yok. Bu kadar saçma bitmemeliydi. Reytingleri düşmüş bir dizinin finali gibi bir finaldi,üzdü.
Seni severdim, hüznün koynunda
Seni severdim, hem uyanık, hem uykumda
Seni severdim, ve sana rağmen
Yine severdim, dar ağacı ip boynumda
Sen aşkı anlamaz bilmez, gül yansa ağlamaz sakin
Sen hisli korkak savaşçı, aşkı kime satmış hain
Ben her savaş meydanında, seni severdim
Bir gün kendimi çakışmak istediğim yerde çalışırken bulacağım “yani İskenderun’da”
İskenderunlu biri başka bir yerde yapamaz çok net bir şekilde ya-pa-maz.😔
Sevmediğim insanları beynim çok güzel yok sayıyor. Beynimin bu performansı ile gurur duyuyorum. Karşımdakine sen yoksun mesaji bile vermiyor çünkü yok olan birine mesaj verilmez o derece yok sayıyor. Başarılı bir yok sayıcı.