Midtjylland maçında süre bulan on altı oyuncunun on bir tanesi kendi oyuncuları.
Nübel'in yerine transfer edildiği Ersin'i öve öve bitiremeyen, yerine transfer istemeyen kendisi. İlhan Fakılı'yı ve Semih Kılıçsoy'u versen forma yüzü göstermeyecek olan da kendisi.
Yüzde doksan oranında aynı kadroyla geçen sezon hangi maçta böyle futbol oynatmış da bugün arkasından iyi konuşuyorsunuz? Bu maça çıkan hoca kendisi olsa, bu kadroyla kaybetmememiz mümkün müydü?
Biricik kankası Serkan Reçber'e talimat verip bir tane stopere 20M€ ödeteceğine doğru düzgün takviye yapsaymış o zaman çok sevdiğiniz hocanız. Altı ay boyunca kulübün en yetkili ikinci adamı kendisiydi. Devre arasında alınan Oh, Murillo, Olaitan, Asllani, Yasin ve Vasquez için onay veren de yine kendisiydi.
Hocanızı çok seviyorsanız bu sezon Beşiktaş maçlarını kapatıp Ekol TV izlemekte, kariyer zirvesi Siirt Jetpa olan adamdan Haaland'ın ne kadar kötü topçu olduğunu dinlemekte serbestsiniz arkadaşlar. Gürültü yapmayın yeter...
Kimlere ne paralar ödendi, Salah'ın da ücreti ödenir sorun olmaz. Ama başkan menajerin oyalamasından bıkıp vazgeçerse ve bu parayı ödemeyiz derse de gram eleştirmem. Benim için doğru oyuncunun bulunması daha önemli. Dünyadaki tek futbolcu da Salah değil
Bu rakamların tek seneliği sizin Hasan Aratın J.mario ve Can Keles maliyeti!
Diğer senesi Musrati maliyetinden az
Siz ödemeyip kaçtığınız için nasıl ödendiğinden haberiniz yok
Bunlara ödendiyse Salaha da öderiz
Size göre bir şey yok
Yav sanki biz milletvekiline oy veriyoruz. Siz mecliste olsanız ne olmasanız ne. Chp'de olsanız ne olmasanız ne. Bugüne kadar ne hayrınız dokunmuş bu halka? Aman koltuğunuzu kaybetmeyin bir dahaki seçimde de kesin meclise girersiniz
CHP'de kalıp Yeni Parti'ye geçmeyen 44 milletvekili belli oldu:
Müzeyyen Şevkin
Deniz Demir
Semra Dinçer
Sururi Çorabatır
Hüseyin Yıldız
Serkan Sarı
Aysu Bankoğlu
Türker Ateş
Orhan Sarıbal
Gülizar Biçer Karaca
Ahmet Baran Yazgan
Gürsel Erol
Jale Nur Süllü
Hasan Öztürkmen
Mehmet Güzelmansur
Nermin Yıldırım Kara
Engin Altay
Erdoğan Toprak
Gamze Akkuş İlgezdi
İlhan Kesici
Oğuz Kaan Salıcı
Enis Berberoğlu
Rahmi Aşkın Türeli
Rıfat Toruntay Nalbantoğlu
Sevda Erdan Kılıç
Ali Öztunç
İnan Akgün Alp
Cevdet Akay
Vecdi Gündoğdu
Barış Bektaş
Selma Aliye Kavaf
Ali Fazıl Kasap
Gülcan Kış
Ömer Fethi Gürer
Mustafa Adıgüzel
Cem Avşar
Faik Öztrak
İlhami Özcan Aygun
Nurten Yontar
Kadim Durmaz
Ali Karaoba
Tahsin Becan
Yüksel Mansur Kılınç
Mahir Polat
Verme başkan verme. Italiano belli ki bu sene hepimizin içine sinen futbolu oynatacak. Salah olsa mükemmel olur, olmasa da sisteme uyan herhangi biri olur. Menajerleri beslemenin anlamı yok, bu konuda sonuna kadar arkandayız
Murat Özen: "Başkan her gün Ramy Abbas ile görüşüyor. Adam 7.5 M€ olan komisyon isteğini düşürmüyor. Kesinlikle düşürmüyor. O biraz düşse, başkan da biraz çıkacaktır ama düşmüyor."
he’s nearly 32, finally a prem winner, will get paid a fantastic salary and live in one of the coolest cities in europe while playing for one of the most ridiculously fanatic fanbases in world football and still compete in europe.
what part of it doesn’t make sense?
Biz başkanı veya yönetimi eleştirince trol olacağız, birilerine hizmet ediyor olacağız, ama başkan ağzına geleni sayacak ve eylülde havlu attığı, 0 kupayla bitirdiği sezonun sonunda utanmadan taraftarını eleştirecek öyle mi? Yok öyle bir dünya herkes haddini bilecek
TRİBÜNLERİN ATASI BEŞİKTAŞ KAPALISI!
Herkes yerini, haddini bilsin! 1982’den beri tribünde tek bir otorite, tek bir kanun vardır: çArşı! Bu ülkede tribün kültürünün kitabını yazan, raconunu koyan biziz. Pankartın dilini, bestenin hasını, tribünün raconunu biz öğrettik; çizgisini biz çizeriz. Türkiye’nin değişmez, tartışılmaz tek otoritesi; Yüce Beşiktaş çArşı’sıdır.
1982 senesinden itibaren İnönü Stadyumu'nun kalbinde, kapalı tribünde verdiğimiz mücadeleyle, her zaman Türk sporunun temel taşı anlı şanlı Beşiktaş'ımıza desteğimizi veriyoruz. Gerek İnönü’de olsun, gerek deplasmanda olsun, gerek 2013-2016 yılları arasında stadyum inşaatının olduğu dönemlerde Beşiktaş'ın peşinde göçebe gibi stadyumdan stadyuma gezdik; ama hiçbir zaman çizgimizi bozmadık. Amaç bir, değer bir: Beşiktaş sancağını en ileri noktaya taşımak!
Karşılaşmaların çoğunun, İstanbul'da başka stadyum olmaması nedeniyle İnönü Stadyumu'nda oynandığı dönemde, kapalı tribüne rakip takım taraftarı girmesin diye kapalıyı şeref bildik, namus bildik; kendi evimiz, yuvamız gibi koruduk, kolladık. Uğruna kaç gece sabah ettiğimiz, uğruna kaç farklı sıkıntı yaşadığımız tribünümüzden; bugün fahiş fiyat politikası ve ticarethane fikirleri yüzünden vazgeçirilmeye çalışılıyoruz.
Biz her kulvarda Beşiktaş'ın hakkını savunmak için canımızı dişimize takarken, soruyoruz: Üstümüze oynayan, her kulvarda önümüze engel çıkartan, Beşiktaş'ı doğramaya kalkan o federasyona karşı yönetim olarak ne yaptınız da bugün kalkmış bize üst perdeden konuşuyorsunuz? Masada hakkımızı koruyamayanlar, sesini bile çıkaramayanlar, gücünü sadece kendi taraftarına fahiş fiyat dayatırken mi hatırlıyor?
Yönetim koltuğunda oturanlara, başta Serdal ADALI olmak üzere sormak isteriz ki; Beşiktaş yönetim kurulunun başına gelmeden önce, tarih 25 Aralık 2024'te, "5 liraya bilet satıp 25 bin kişiye oynamaktansa, 2.5 liraya bilet satıp 45 bin kişiye oynamak en büyük hedefim," sözünüzün bu şekilde mi arkasında durduğunuzu, kendinizi bu şekilde mi temsil ettiğinizi çok merak ediyoruz. HANİ VERİLEN SÖZLER? HEPSİ VASAT, BİRER BİRER! Zamanında bahsettiğiniz 5 lira bugünün parasıyla 175.000 TL, bahsettiğiniz 2.5 lira 87.500 TL gibi fahiş bir fiyat mıydı?
Unutma Başkan! Savaş seni içeriye haksız yere atanlarla yapılır; seni savunup kapalı tribüne resmini asanlarla değil!
Sizler 44 yıllık emeği görmezden gelip bizleri kapalı tribünden uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz; fakat unuttuğunuz iki madde var: Doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi ile İNÖNÜ STADYUMU BİZİM EVİMİZ, MABEDİMİZ! Ek olarak ise sizler, bu fiyat politikasıyla sezon içinde yapacağımız sosyal sorumluluk projelerini de doğrudan etkilediniz. Yapacağımız köy okulu yardımlarını, deprem bölgesi yardımlarını ve benzeri projeleri de baltaladınız; sert kayaya tosladınız!
Biz bu sezon kapalı tribüne girmiyoruz; ama Kuzey altı-üstü, Güney altı-üstü fark etmez bu stadın her köşesinde, ensenizde olacağız BİZ BEŞİKTAŞIZ!
Hatırlatmak isteriz ki; karşınıza aldığınız topluluk sıradan bir topluluk değil, zamanı geldi mi kendisine bile karşı olacak olan çArşı!
Saygılarımızla...
#forzabesiktas #çArşı
Bunun tek bir sebebi yok aslında. Birden fazla neden var.
Şöyle ki;
1) Terim Lobisi: 2000'lerin başında organize bir şekilde medya Galatasaraylı'laştırıldı. Burada ana amaç kendi medyalarını oluşturmaktı. Başardılar da. O dönemlerin "eski kurtları" şimdilerin dijital ağababalarına dönüştü. Her köşe başında onlar var. Her mecrada onlar. Gelirleri 150 bin TL ile 1.5 milyon evet yanlış duymadın 1.5 milyon olanlar var aralarında. Aynı kanaladan 2 ayrı kanal türetip, aynı sponsorları ayrı kanallara dağıtan, istediği an istediği hoca ya da oyuncu için algı oluşturanlar. Bu arkadaşlar sevmez mesela Şenol hocayı. Çünkü o "kirli" ilişki ağında yoktur hoca.
2) Adamsendeciler: Kulüpler, yöneticiler, menajerler... Bir de böyle bir ağ var. Bu ağın uzantıları alt yaş gruplara kadsr ilerlemiş durumda. Her kulüpte bu ağa dolaylı ya da istemeden hizmet eden yöneticiler var. Bu kimseler de hocayı sevmez. Çünkü kendi oyuncu havuzlarını hocaya dikte edemezler. Hoca canlı yayında bozar, hiç acımaz...
3) Herbolog Futbol Ulemaları: Ellerinden bilgisayarlarını alsan, telefon ya da tabletlerinden google'ı silsen yoksunluğa düşüp elleri titreyecek olan, aklını ve fikrini golden zone, zone 14, diyagonal ile bozan, futbolun ruhunu hiçe sayan futbol ulemaları. Bunlar ekran önünde, perde arkasında hep bunu pompalarlar. Mesela bunlar da sevmez hocayı. Eski kafalı bulurlar. Köhne bulurlar, yaşlı bulurlar. Lâkin hiç birisi Jupp Heynckes'in Bayern'i yeniden ayağa kaldırdığında 73 yaşında olduğunu anlatmaz sizlere...
Velhasıl sevmezler hocayı çünkü işlerine gelmez. Oysa bu ülkeye uluslararası arenade en büyük başarıyı kazandıran isimdir Şenol Güneş. Hem de o dönem hocanın saçına ve kıyafetine laf eden asalaklara inat...
O araç bizzat Sadettin Saran tarafından satışa çıkarıldı.
Sadettin Saran, kaza yaptığı aracını kendi adıyla satışa çıkardı.
Herhangi bir oto galerisine verilmeyen aracın, karıştığı kazaya rağmen ağır hasar kayıtlı olmaması dikkat çekti.
Aracın 3 milyon 121 bin 147 TL tutarında tramer kaydının bulunduğu belirtildi.
Kendi hakemini (Omar Artan) turnuvada görevlendirme olmana rağmen ABD'ye sokturamayacaksın ama büyük bir organizasyon olduğunu iddia edeceksin öyle mi FIFA? Adam olsanız Abd'ye vermezdiniz organizasyonu
FIFA tarafından Dünya Kupası'nda görev yapması için atanan Somalili hakem Omar Artan, ABD sınır kapısındaki kontrolleri geçemedi ve turnuvada görev yapamama riskiyle karşı karşıya kaldı. (Le Parisien)
Somali, Donald Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana göç kısıtlamalarından etkilenen 19 ülkelik bir listenin içinde yer alıyor. 34 yaşındaki hakem, 2025 yılının en iyi Afrikalı hakemi seçilmişti.