Ne kadar olduğunu sayamayacak kadar çok yıl geçmeye başladı. En başında bunun bana “hayatımın sınavı” olduğu söylenmişti. Gözetmen öğretmen bile sınıfı terk edip gitti artık. Ben hâlâ önümdeki kâğıtla bakışıyorum. Okuyacak kimse bile kalmadı. Ben hâlâ soruları çözmeye çalışıyorum
Ne kadar olduğunu sayamayacak kadar çok yıl geçmeye başladı. En başında bunun bana “hayatımın sınavı” olduğu söylenmişti. Gözetmen öğretmen bile sınıfı terk edip gitti artık. Ben hâlâ önümdeki kâğıtla bakışıyorum. Okuyacak kimse bile kalmadı. Ben hâlâ soruları çözmeye çalışıyorum
“Yok olmak istiyorum; daha önce hiç istemediğim kadar. Ancak yok olmak, bana yakışmayacak bir eylem. Belki biraz da benim yapamayacağım bir şey. En başa dönmek, en baştan başlamak da mümkün değilse eğer geriye yalnızca hiç var olmamış olmak kalıyor.”
Daha sonra o popülerlik sona erer. Herkes orayı terk etmeye başlar. Ben ise yine orada durmaya devam ederim, çünkü o değeri bilen tek kişiyimdir. Yine de parıldamam. Çünkü parıldayamam. Çünkü en başından beri oradayımdır. Artık bana kör olunulmuştur. Görünmem
Ben, kimseler yokken de orada olan kişiyim. Yani henüz kimseler yokken, orada olan kişi. Ancak daha sonrasında o şey popüler olur. Yeniler kendilerini allayıp pullarlar. Ben ise o şeyin kendi değerine odaklanmışımdır. Ben parıldamam. Ama gerçek değeri bilen tek kişiyimdir
Ben, kimseler yokken de orada olan kişiyim. Yani henüz kimseler yokken, orada olan kişi. Ancak daha sonrasında o şey popüler olur. Yeniler kendilerini allayıp pullarlar. Ben ise o şeyin kendi değerine odaklanmışımdır. Ben parıldamam. Ama gerçek değeri bilen tek kişiyimdir
Çok fazla unutuldum. Günün birinde bu kadar unutulacağımı hayal bile edemezdim galiba. Zerre kadar izim de olmamış. İnsan hiç mi hatırlanmaz? Yazık derler. Bir de görünmezim. İnsan gururuna da yediremiyor. Onca sene boşuna var olmuşsun barış. Belki de hiç var olmamışsın. Boşuna